24 Nisan 2015 Cuma

24 Nisan





















Dünden sonra yarından önce...
Bugün 24 Nisan.
23 Nisan'dan sonra, 25 Nisan'dan önce.
Tam da öyle bir zaman.
Öylece ortada.
23 Nisan'dan henüz çok uzak değil.
Ama 25 Nisan'da ne var?
Belli değil.

Öylece arada...
Arada günler.
Dün için çok geç olmadan
Yarına umutla bakmak isteyenler
Öylece gözlerini ufka dikerler.

Böyle de bir yazı.
Bilmem anlatabildim mi?


17 Nisan 2015 Cuma

Okuyanları seyretmek ne güzel...



Okuyan insan ne güzel. Okuyanı seyretmek, dinlemek, okumak da öyle.
Yaz da yavaştan, fırsat buldukça okuyanlar sınıfına girmeye başladı. Süper gelişme.

Pekiyi bir senede bile çok değişen çocuklar için yaşlara göre okuma planı nasıl yapılmalı? 
Hangi yaş grubu için hangi kitap seçilmeli? Hacettepe imzalı şöyle bir çalışma buldum,

........ 

Sonra aklıma geldi geçenlerde instagram'da bir hesap görmüştüm, yabancı kaynaklı : Metrodo, otobüste kitap okuyan adamlar...   Okuyan insanlar görmek gerçekten motive edici. 

......

Derken aklıma düştü. Ben de bir instagram hesabı açayım : Okuyan Çocuklar  Siz de etiketlerinizle hesaba katkıda bulunsanız, çok sevinirim :) 

.....

Çocuk ve kitap deyince, İyi Cüceler'i anmasam olmaz. Anadolu Yakası'nda tam hayallerimdeki gibi bir kitapçı. Hani Meg Ryan'ın You've got mail filminde vardı ya, sıcak , sevimli, içinde çocuklara kitap okunan... Dev kitapçılara karşı, çok daha sıcak, samimi... Öyle bir yer işte. Sahibi Ece Hanım da çok şeker, pozitif. Giderseniz, selamlar :) 

.....

Aaaa az kalsın unutuyordum, bi site buldum Çocuklara Kitap. Yaş gruplarına göre kitap satıyor haberiniz olsun. 


Hepimize bol bol okuyabileceğimiz, hadi bol bol olamasa da her fırsatta okuyabileceğimiz bir hafta sonu diliyorum.

Sevgiler... 





“ İçerdeki Çocuklara” Anaokulu



Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak zorunda kalan 0-6 yaş arası cezaevi çocuklarının oyun ve eğitim imkanlarının iyileştirilmesi için “İçerde çocuk var” adıyla bir sosyal proje başlatıldı.
Projeyle Türkiye genelindeki 7  kadın ceza infaz kurumundaki anaokullarının iyileştirilmesi amaçlanıyor. Projenin ilk adımı Adalet Bakanlığı’nın izni ve işbirliğiyle İstanbul Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı.

Çeşitli meslek gruplarından 24 duyarlı vatandaşın gönüllü olarak  yola çıkıp, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı ile bir araya gelerek başlattığı İçerde Çocuk Var adlı projenin amacı,  cezaevlerinde, annelerinin hem yatağını hem de  kaderini paylaşan miniklerin hayatına dokunarak geleceklerine katkıda bulunmak. Proje,cezaevi çocuklarına öğrenebilecekleri, eğlenebilecekleri eksiksiz bir anaokulu ortamı oluşturmak, yeşil alanlar yaratarak doğayla tanışmalarını sağlamak, gelişimlerine uygun yemek hazırlanabilecek mutfak inşa etmek ve dış mekan oyun alanı kurarak cezaevi içinde özgür bir yaşam alanı yaratmayı hedefliyor.

İstanbul Bakırköy Cezaevi’nde başlayacak proje kapsamında, mahkum annelerinin kaderini yaşamak zorunda kalan cezaevlerinin masum çocukları için kaynak bulmak amacıyla çeşitli etkinlikler ve kampanyalar yapılacak. Ayrıca, İstanbul Valiliği’nin izniyle alınan 4528’e gönderilecek SMS’ler ve banka hesap numarasına yapılacak bağışlarla kampanyaya gelir sağlanacak. Böylece, mevcut anaokullarının  iyileştirilmesi ve anaokulu bulunmayan kadın cezaevlerinde de yeni ana okullarının yapılmasında kullanılacak. Hedeflenen anaokullarının çocuklara kazandırılmasından sonra ise proje,  cezaevi çocuklarının dışarıdaki yaşıtları ile eşdeğer eğitim şansına sahip olmalarını sağlamak ve cezaevi yaşam koşullarının iyileştirilmesi için devam edecek. 

İlk adım İstanbul’ da
Türkiye’deki 7 tane kadın ceza infaz kurumunda yaklaşık 5 bin kadın mahkum var. Bunlardan 370 Kadın mahkum, 0-6 yaş arası çocuklarını kendi yatağında yatırarak cezaevinde büyütüyor. Örneğin, İstanbul Bakırköy Kadın Cezaevi’nde mahkum anneleriyle cezaevinde yaşayan 0-6 yaş arası 53 çocuk var. Bakırköy Cezaevi’ndeki çocukların bir kreşi var ancak bu kreşin de iyileştirilmesi, eğitici oyuncak ve kitaplarla yeniden elden geçirilmesi gerekiyor. Projenin ilk adımı da Adalet Bakanlığı’nın izni ve işbirliğiyle Bakırköy Cezaevi’nde atılacak.

Oyuncak ve oyun arkadaşları yok
Cezaevinde doğan ya da annelerinin kucağında parmaklıklar arkasına gelen, cezaevlerinin masum çocukları, hayatlarının en önemli evrelerini yaşıtlarının sahip olduğu birçok şeyden yoksun, olumsuz koşullarda geçiriyor. Oyun oynama ve eğitim almaları gereken zamanlarını annelerinin koğuşunda, çeşitli suçlardan mahkum, yetişkin kadın koğuş arkadaşlarıyla geçiren çocukların, bu süreçte yaşadıkları deneyim, hayatlarının sonraki dönemlerini özellikle ergenlik ve gençlik yıllarını ne yazık ki derinden etkiliyor. Koğuşlar kalabalık olmasın diye her koğuşa sadece bir çocuğun konulduğu cezaevi çocuklarının oyuncak ve kendi yaşıtı oyun arkadaşları yok.

“İçerde Çocuk Var” projesi ilk adım İstanbul’da Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı. Tüm mimari ve inşaat hazırlıkları tamamlanan anaokulunun çok yakın bir zamanda tamamlanması hedefleniyor. Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu tamamlandıktan sonra Türkiye’de bulunan diğer Kadın cezaevlerine de anaokulu kazandırılacak. Böylece proje ile cezaevi çocukları,  kreş, oyuncak ve oyun arkadaşlarına kavuşacaklar.

Proje ile ilgili detaylı bilgiye www.icerdecocukvar.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

Bağış için ;
COCUK yazıp 4528’ e SMS gönderilebilir.
Banka bağışı için; Vakıfbank Kadıköy Şubesi, Şube kodu 012 Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı (TL)
TR 94 0001 5001 5800 7303 0490 01

Bilgi : Arife Avcu Çallıoğlu
İletişim Ofisi Halkla İlişkiler Ajansı
 arife.avcu@iletisimofisi.com / 0212 324 80 17








15 Nisan 2015 Çarşamba

İçini döktü öyle de güzel...



Dün içten bi paylaşım yaşadık kızımla.
Üstüme atlıyordu, bişeye de bozulmuştu, hafiften mızıyordu. 
Ayağı üstüme atlarken az kalsın ağzıma çarpacaktı kızım ne yapıyorsun ama diyince, küstü, içeriye gidip ağlamaya başladı.

Bir süre sonra gittim yanına...
Ağlıyor hıçkıra hıçkıra...
Kızım ben çarpacaksın diye dedim. 
Sonuçta kendimi de korumak zorundayım. 

Sen kendini korumak için yapıyorsun ama (hık hık) burada hıçkırıklar var,
ben de bütün gün hiç kıpırdamadan duruyorum. 
Zıplamak, hoplamak, ayağımı havaya fırlatmak istiyorum.
Okulda hiç yapamıyorum.

O an, onu o kadar iyi anladım ki.
O kadar yoruluyordu, ama enerjisini boşaltacak bişey yapamıyordu.

Onun okulda, bizim işte yapamadığımız gibi.

Yorulup, yorulup kinetik enerji yaratmadan...

Sarıldım, anlıyorum seni dedim.
Ama evde zıplayıp, hoplayabilirsin...
Sadece birbirimize zarar vermeyelim.


Çok şükür ki, renkli hafta sonlarımız var birbirimizle olduğumuz. 







14 Nisan 2015 Salı

Çocuklara minik bir mektup...


Siz oynayın çocuklar, canınız çektiğince, her fırsat bulduğunuzda, iki arada bir derede,
gönlünüzce oynayın. Oynama fikri işlesin genlerinize. Oyun çünkü hayat.


Siz, hep dost olun birbirinize... Çocuklar olsun her zaman etrafınızda bir de.
Çocuk oyunu hatırlatır size. Büyüdüğünüzde bile. 



Çocuklar siz, sanatı sevin. Tiyatroya gidin. Hayatın, insanların yansımasını görün sahnede.
Kendinizi, tanıdığınız, tanımadığınız insanları bulun perdede. Anlayın diğerlerini. Zihniniz açılsın farklı pencelere.


Siz, ne zaman fırsat bulsanız atın kendinizi çimlere. Yeşillere... Yorgan gibi yeşili örten, mavililiklere selam çakın. Geçmişteki gülümseyen yüzlere...



Siz okuyun çocuklar. Bazen kaçmak, bazen uyanmak, bazen dirilmek, bazen delirmemek için...


Sizler hayatsınız. Hayatı büyüdükçe kaybetmeyin... Hayatı da büyütün kendinizle birlikte. 

8 Nisan 2015 Çarşamba

"Bugün ne öğrendim?"



















Sevgili Dijle, ilham oldu. Kızına her gün öğrendiği yeni bir şey söylüyor, anlatıyor. Çok benimsedim. Gerçekten her gün yeni bişey öğrenmeli. Ne keyifli. Geçen gün bir söz okudum çok hoşuma gitti İngilizce ama... "I hate study, but I love learning!"

Ciddi şeyler de olabilir bunlar, küçük hayata tat katan şeyler de...  Mesela dün Çin Seddi'nin bittiği noktanın nasıl bir yer olduğunu öğrendim bu fotoğrafla...


Aşağıdaki gibi bir örgüyü yapmayı öğrendim. Hemen de yaptım. Ama fotoğraftaki ben değilim. Pinterest'ten...



























Çocukluğumdan beri yememişim Çılbır yaptım dün. Çılbır'ı ne kadar özlediğimi ve ne süper bi' lezzet olduğunu öğrendim :)

Ve cips girmeyen evimizde cipse özenen kızımın nefsini nasıl körelteceğimi öğrendim.
Aldım lavaşları, küçük parçalara ayırdım.Tuz ve isotla baharatlandırıp, kıtır hale getirdim. Yalancı cips yaptım.

Çok da sevdi.






Hepimize yeni şeyler öğreneceğimiz, ya da hatırlayacağımız keyifli bir gün diliyorum. 
Sevgiler... 




7 Nisan 2015 Salı

Sindirella'dan kalan süper bi' cümle



Hafta sonu Sindirella'ya gittik. Sindirella bildiğimiz Sindirella... Biraz elden geçmiş. Filmde bir bölüm çok hoşuma gitti yalnız. Sindirella'nın öz annesi, bir öğütte bulunuyor kızına. 
Her zaman "iyi kalpli ve cesur ol. İyilik mucizelerle doludur." O kadar hoşuma gitti ki. 2 kelimede neredeyse her şey var. İyi ol, vicdanlı ol, ama hakkını savunacak kadar da cesur ol. Bayıldım.
Onun dışında kızın adı aslında Ella... Yaz dedi ki kızın adı Ella, niye Sinderella diyorlar? Ben de ilk adı Sindir'miş dedim, güldük işte beraber :))