19 Eylül 2017 Salı

Kankalık müessesesi


Kuzumun kankaları... 
Bağlılık, sevgi, uyum, güven...
Arkadaşlığın temellerini beraberce atıyorlar... 



Contemporary İstanbul... Teşekkürler geçirttiğin güzel vakit için


Herkes çok paylaştı, instagram sanat doldu.
Ama ben de istiyorum burada dursun. 

Çok güzel vakit geçirdik. Zihnimiz hem dinlendi, hem açıldı.

Hadi, bi daha gezeyim fotoğraflara bakarken.


Nasıl tiplersiniz siz böyle... 


Niye kızdın çocuk? Müfredata mı yoksa?


Kibrit kafalar... 





Seni fotoğraf sandım önce... 
Oysa yağlı boya imişsin.


Kalk yerine yat canım...


Etkileyicisin...


Dan diye karşıma çıkınca bakmaya doyamadım sana. 



Seni kızım birine benzetti.


 Kimleri görüyorum?


O yumurtalar oraya nasıl yapışmış hadi bakalım. 


Renklerinin canlılığına bittim.


Küçük küçüğün halinden anlar.


Derken bi zaman sarmalı çıktı karşımıza...


Sadece kumaştansın iyi ki.  


Karaya oturmak... 


Kızgın mısın biraz?


Sevgiye bakmak...


Kim kırdı seni bu kadar? 


İçtiğim çayları biriktirsem ben de yapardım bundan...





Seneye tekrar görüşürüz umarım Cİ : ) 

15 Eylül 2017 Cuma

Sabah dediğin böyle başlamalı


Sabah evden çıkıp, beni öperken şunu söyledi:

"Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? Ama kolaya kaçmadan..."

Komik kız.


11 Eylül 2017 Pazartesi

Back to school


O ne heyecan okula dönmek için. Hep böyle zevk al, gittiğin, yaptığın şeyden. Kuzum Allah sana huzur, mutluluk ve başarı versin hep... Seni çok seviyoruz.

21 Ağustos 2017 Pazartesi

Kullanım Kolaylığı ve Estetik Bir Arada

Derin dondurucuların faydalarını anlatarak zamanınızı almayacağım, uzun süreli gıda depolama için başka bir seçeneğin olmadığını zaten biliyorsunuzdur. Henüz bilmiyorsanız da, bu yılki Kurban Bayramı’nda öğreneceksiniz zira etleriniz buzdolabı içerisinde en fazla bir hafta dayanacak! Yani ister et, isterse de diğer gıdalar için uzun süreli depolama yapmak istiyorsanız, bir derin dondurucu kullanmanız gerekiyor. Bu bakımdan iki seçeneğiniz var: yatay ve dikey derin dondurucu modelleri. Yatay olanlar bir sandığı andırıyor ve kapakları üst kısımda yer alıyor. Dikey olanlar ise aynı bir buzdolabı gibi: Kapakları ön kısımlarında bulunuyor ve (isminden de tahmin edebileceğiniz gibi) dik şekilde kullanılıyorlar. Ben, tercihimi dikey derin dondurucu modellerinden, hatta daha net söyleyecek olursak, UED 5170 DTK A++ modelinden yana kullandım.
                                                               
Neden derseniz, her şeyden önce Uğur Soğutma markası güven veriyor. 60 yılı aşkın bir süredir derin dondurucu üretiyorlar ve bu nedenle benzersiz bir uzmanlıkları bulunuyor. Unutmayın, bu cihazları on yıllar boyunca kullanmak için alıyorsunuz ve he sağlamlıkları, hem de servis ağlarının yaygınlığı önem taşıyor. Uğur Soğutma, her iki bakımdan da beklentilerimi fazlasıyla karşılıyor. Gelelim tasarıma: UED 5170 DTK A++, dikey bir derin dondurucu modeli. Ben bu tasarımı seviyorum zira kullanması daha pratik geliyor: Aynı bir buzdolabı gibi rahatça kullanabiliyor, hatta buzdolabının yanına koyarak uyumlu ve estetik bir görünüm elde edebiliyorsunuz (ben öyle yaptım, tavsiye ederim).
UED 5170 DTK A++ yalnızca 46 kilo, yani kimseyi çağırmama gerek kalmadan bir köşeden diğerine kolayca taşıyabiliyorum. İç hacmi 170 litre, sadece benim değil, komşularımın gıdalarını bile depolamaya yetiyor! A ++ enerji sınıfında olduğu için, neredeyse hiç elektrik harcamıyor. En sevdiğim özelliği de, elektrik kesintilerinde bile içindekileri 15 saat boyunca korumaya devam edebilmesi oldu. Sık sık kesinti yaşanan bir yerde oturuyorsanız, emin olun bu özellik çok işinize yarayacak. Satın almak için https://satis.ugur.com.tr/item/ued-5170-dtk-a/100028 adresini kullanmanızı tavsiye ederim, peşin fiyatına 12 taksit yaptırarak kredi kartınızla alabiliyorsunuz. Geniş iç hacimli, dayanıklı, pratik ve uygun fiyatlı bir derin dondurucu arıyorsanız, UED 5170 DTK A++ modelini gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.
                                     
Bir boomads advertorial içeriğidir.

17 Ağustos 2017 Perşembe

Yeni bir yaşa... Eyvallah...



En güzel yaşlarımmış, bir büyüğüm dün öyle dedi.
Kıymetini bil dedi. 

Öyle dedi..... 


15 Ağustos 2017 Salı

Marmara adası çok sevdim seni



Burnumuzun dibinde feribotla 2 saatte gidilebilecek bir ada...
Ve hiç gitmemişim. Niyeyse Avşa'nın kalabalıklığı vs ile Marmara Adası'nı bir tutmuşum.

Denizi, günbatımı, rüzgarı nefis. Feribottan inince sokak tezgahlarından yayılan adaçayı ve kekik kokusuyla karşılıyor sizi Marmara adası. 

Biz merkeze çok yakın olan Mola Otel'de kaldık. 
Terasından harika bi manzarası var, önünde de plajı.




Merkezde günün her saati bir kurabiye cenneti var.
Adanın meşhur kurabiyeci teyzesi. 


Güzel bir yemek için sahilde Birol veya Erhan var, balıkçı ikisi de.
Erhan'ı özellikle öneririm.  

Aşağıdaki denizkızı resmi de Birol'un duvarını süslüyor. 

 Yaz, yazın tadını çıkarttı. Hiç denizden çıkmadı.



İşte tepeden böyle bir deniz.


İşte gönlümün yıldızı kızımın elinde bir denizyıldızı: )
Merak etmeyin, hemen denize geri döndü.


 Geçen sene beraber yapamadığımız tatilin acısını çıkarttık bu sene.

Buraya da yazdım ki, bilmeyenler varsa, bu güzel adayı bilsin :) 
Ama çok da kalabalık etmeyin heee :)))