28 Şubat 2012 Salı

Ressamcı Ali amca



 Dün sabah baktım eline almış iki çubuk kraker post modern şekiller yapmış,
anne bak ressamcı Ali Amca dedi.
Gülmeye başladım, ressamcı değil ressam... Ali amca da kim dedim?
Hani siz tanıyorsunuz, sokakta resimleri var ya, dedi....
Haaaaaa düştü jeton, SALVADOR ALİ :)))


27 Şubat 2012 Pazartesi

Yaz'la haftasonu...

Biz bu hafta sonu...

  
İlk defa Yaz'ın rakamları yazdığına şahit olduk.
Alttakiler Arapça olabilir.
  
Pocahontascılık oynarken, kulak kabarttım gizlice, şöyle bir cümle kurdu güya beyaz adama,
gülmekten yataktan düşecektim:
"Biz Kızılderililer, adam öldürmeyiz, aşık olur, evleniriz..." 
  
Babaanne muhallebisi yedik. 
 
 Yeşilköy sahilde içimizi ısıttık. Güneşin altında kediler gibi mayıştık.

Evde 1 tanesini yemeyen bücürün 2.tostu lüpletmesine şaşırdık.

Romantik romantik denizi seyrettik. 
Tostu beklerken hayaller kurduk.


Yüzümüzü boyattık, küçük bir kelebek olduk.

Bir arada içimizi ısıtıp, yağmurla başlayan bir haftaya doğru yola koyulduk.













24 Şubat 2012 Cuma

En tatlı iltifat

 "Annecim, kıyafetinden gözlerimi alamıyorum" diye tatlı bir 
iltifatla güne başlamak gibisi var mı?
Bu şekerfare iltifat yeteneğini babasından almış sanırım.
Ha bu kadının kıyafeti de neymiş de, böyle bi iltifat almış derseniz,
çok bi halt olduğundan değil, bi apolet var fazladan...

  

Önce okula, sonra işe koştururken
böyle tatlılıklar var Allahıma şükürler olsun...

 



23 Şubat 2012 Perşembe

Ama bi tek bende yok...

- Anne şu prenses pony var ya, düğmesine basınca konuşuyo.
Okulda herkeste var, bi tek bende yok, alır mısın?
(Ne ponymiş böyle, herkeste var...)
Gerçekten çok istiyorum.

Bunu da duydum yani. 
Herkeste yalancılık, sahtekarlık, gıcıklık olsa sende de mi olacak yani?
... demedim tabii.
Bunlar daha ileri yaşların ders konusu.
Ama herkesin olanı isteme konusunda, sabah çıkar-ayak değil, daha geniş bir zamanda konuşuruz sanırım.

 ___________________



Üstteki konuyla hiç ilgili değil ama okuduğum kitaptan (EST) bir bölümü paylaşmak istedim :


"Kendi yaptığım bir kafeste
Kilitliyim, her gün yarattığım polisler tarafından
Yakalanmışım, içimde nezaret eden yargıçlar tarafından
Mahkum edilmişim, kendi iki kolum tarafından hücreme
Sürüklenmişim,
Zindan, gardiyan ve mahkum
Hepsi bir, kendi içimde , yalnız benim tarafımdan
Hapsedilmiş, kendi çemberimde kendime 
Sesleniyorum, dolaşmış çemberler
Hepsi benim.

Yaratıcıyla karşılaştık ve O biziz..."

22 Şubat 2012 Çarşamba

Üç !


Her zaman
3=1
 Arzulanan
 1+1+1=
 
Fiziksel olarak
1+1> 1
 
ama bazen...
 1 > 2  

Kim demiş matematikte kesin sonuçlar vardır diye ;-)

ve ben matematiği sevmem diye...


21 Şubat 2012 Salı

Hayat...

 ... tam da o an kendi annene söylemek istediğin şeyleri uyutmaya çalıştığın kızından duymaktır.
" sıkı sıkı tut elimi anne..."

 Ve okula götürürken yediği kekin
kağıdını versin diye arkaya uzattığım avcumun içinde kağıt yerine küçücük bir el bulmaktır.
Bu yanlış anlaşılmayla sımsıcak ısınmaktır.


bir küçük not: Annecim diyerek çocuğu çağırmayı hiç sevmedim, sevmemiştim.
Çocuğa niye annecim der ki insan? 
Ama geçen gün bir deneyeyim dedim, bakalım nasıl duruyor ağızda diye...
İnsanın tuhaf bir biçimde içi ısınıyor, ilginç...

 

20 Şubat 2012 Pazartesi

Kaşındırır mısın? Al bakalım



 Ey tayt, kaşındırır mısın, al bakalım:)
Ariel'e bluz oldun işte...

 İyiymiş bu iş... Atlet, fanila, çorap atmamak lazımmış.
Biz bunları kırpar kırpar, yeni moda yaratırız.


Kendimi moda blogu mu zannettim ne? 


Victoria's Secret mankenleri bile bizim evdeki bebekler 
kadar çok kıyafet değiştirmiyordur 
inanın...