3 Temmuz 2015 Cuma

Cumanın favorileri

























Bu cumanın konusu kitap olsun. Biraz kitaplardan konuşalım. Mesela şu sıralar okuduğum bir kitaptan bahsedeyim, çok ilginç bir kurgusu var. Bir kurgu evren üretilmiş. Makineler yardımıyla insanlar gerçekten dünyadan o evrene geçebiliyor, bir çeşit simulasyonun içine giriyorlar. Paralel evren gibi bi şey. İsteyenler ara ara kaçıyorlar oraya. İsteyenler temelli orada takılıyor. Orada her şeyi hayal ederek oldurabiliyorsun. Bir ev hayal ediyor, sonra içine yerleşiyorsun. İstediğin arabayı, hayatı, her şeyi üretiyorsun. Tüketim yok orada. Her şey üretim üzerine kurulu. Çünkü sahip olmak istediğin şeyleri, üretmek, yani hayal etmek zorundasın. Hayal gücün kuvvetli olmalı yani.
Zamanla çeşitli aksaklıklar yaşanmaya başlıyor. Çünkü hayal ederken sonuçlarını düşünemeyenler, hayalleri başkalarının çıkarıyla çakışanlar, yanlışlık bir din ve müritlerini meydana getirenler... Oooo ne ararsanız var. Sanal bir dünya yani. Aslında çok çağrışımlar var. Gerçekle sanal yaşayanların buluştuğu bir kitap. İnsanı düşündüren, hoş bir kurgusu var.

























İkinci kitap da Yaz'ın kitaplığından... Büyük Sözcük Fabrikası.
























Bir ülkede en değerli şeyler sözcüklermiş. Zenginlerin çok sözcüğü varmış, fakirlerin ise çok az. Olan sözcükleri ise çok kullanışlı sözcükler değilmiş. Ne bulurlarsa, neyi alabiliyorlarsa o sözcüğe sahipmişler. O yüzden de her istediklerini, istedikleri zaman söyleyemezlermiş. Kitabımızın kahramanı da çok sözcüğü olmayan bir çocuk. Merhaba, nasılsın gibi günlük sözcükleri yok. Aşık olduğu kıza verebileceği çok sözcük de yok. Ama o kadar kalpten seviyor, verdiği ucuz sözcükleri bile öyle gönülden veriyor ki, kızın kalbini fethediyor.
Bakın burada da insan hayatında mutlaka okunması
gereken 1001 kitabı listelemişler. TIK TIK.


BU da alfabeyi tarihe yön veren kadınların ismiyle öğreten kitap, harikaymış : )


Hafta sonunuz mis gibi geçsin, kitap da olsun içinde mutlaka ; )



2 Temmuz 2015 Perşembe

Renkli bi' diyalog ister misin?


O zaman hoş geldin :) 

Büyükler için boyama kitapları var ya, bi yararını keşfettim. 
Ondan bahsedecektim. 
Çakra meditasyonları vardır ya, onun gibi bişey aslında bunları boyamak.
Biliyorsunuz, her çakranın belli bir rengi var, her çakra da vücutta bir bölgeyi idare ediyor.

Çakralar sağlıklı bir şekilde işledikçe o bölgedeki organlar da sağlıklı çalışıyor.


Dediğim gibi bazı meditasyonlar var. Çakranın temsil ettiği renklerle o çakrayı boyadığınızı canlandırıyorsunuz kafanızda. :) 

Bu boyamaları yaparken de, hangi rengi boyuyorsanız, 
o çakrayı boyadığınızı düşünün. Bir yandan boyama yaparken, 
bir yandan çakra meditasyonu yapın ; )

Zaten renklerle oynamak, haşır neşir olmak her zaman güzel: )

2 renkli diyalog da Yaz'dan anlatayım bari, hazır buraya kadar geldim, sayfayı açtım, post'u yazıyorum... 

Geçen gün benimle işe geldi, bütün gün ajansta herkesle oynadı, sohbet etti, öğlen bizimle yemeğe geldi, akşam da Zorlu'daki güzel parka gittik, 2 saat oynadı, sonra da beraber akşam yemeği yedik.
Karşı karşıya oturuyoruz, ben yorgunluktan bitmişim biraz. 
Bana "annecim, bu güzel gün için çok teşekkür ederim. " dedi, ben mayıştım zevkten.
"ay canım ben de seninle çok mutluydum dedim."
Durdu durdu, "aslında başka masalarda sohbet ediyorlardı, ben de bir sohbet başlatmak için söyledim bunu" dedi. "neeee, gerçek değil miydi?" "yok gerçekti de... nedenini söyledim." :) 

Bi' diyalog da, kedi köpek farkı üzerine. 
Dedim ki köpekler böyle işte kendilerini sevdirebilmek için yanaşır, başını okşatır, sürtünür.
Yaz da kedileri şöyle tanımladı. 
"kedilere ise biz kendimizi sevdirmeye çalışıyoruz di mi?" 
Çocuk düşünce şekline bayılıyorum işte.


Renkli günler :) 





29 Haziran 2015 Pazartesi

Doğa, mis gibi kahvaltı ; Giritli Çiftliği








Kirazı dalından toplayıp yiyebileceğiniz bir bağınız bahçeniz yoksa, sakin, kendi bahçeniz gibi bir ortamda kahvaltı yapmak, sakin sakin vakit geçirmek, ağaca tırmanıp, meyve toplamak istiyorsanız, size güzel bir mekan önereceğim: Giritli Çiftliği... 



Yerini Rumeli Feneri Köyü'ne giderken diye anlatayım. Facebook adresi şurası




Bahçede çeşit meyve ağacını tanıma şansınız mevcut. 
































Eski bir langırt masası, salıncak, hamak... Çocukları oyalayacak şeyler mevcut. Ama öyle lüks beklemeyeceksiniz. Doğalından her şey. 

Kahvaltısı da güzel.













  
Çocuklara doğada olmak çok iyi geliyor, hepimize öyle diil mi? 










26 Haziran 2015 Cuma

Bu da bize bir anı : )


Böyle de bir anımız oldu... Kidzmondo fotoğraf çekiminde küçük bir Yaz vardı ; ) 





25 Haziran 2015 Perşembe

Çocukların gözünün parladığı yer


Yine bir Vialand macerası... Daha önce 2 defa daha geldik, 
ama karne hediyesi olarak illa Vialand isteyen Yaz'ın isteğiydi, naapalım.
Fiyatlar biraz uçmuş ama yurtdışındaki benzerlerinden pek farklı da değil.
Güzel tarafı içeride istediğin bölüme, istediğin kadar girebiliyorsun.

Girebileceğin bölümler boya göre belirleniyor. Girişte, çocuğun boyunu ölçüp, 
öyle sokuyorlar. En büyük roller coaster için neyse ki ufağız. Valla söyleyeyim, ben eşlik edemem, Murat ben de diyor.

Valla şu sandelyelere bindi, o bile yetti bana, bakamadım yukarıya.

Şu ilüzyon odası bence çok hoştu. Ama kapıdaki kız, burada bişey yok, hayalkırıklığına uğrama diye soktu Yaz'ı. Oysa ki çok hayalgücünü çalıştıran, düşündüren bir oda. 
Eğimli olduğundan odanın bir ucunda başı neredeyse tavana değecek gibiyken, diğerinde normal.



Aman bu ne ya bebek işi, oturuşu, duruşu...



Ve sihirli aynalarda ailemiz.


Son olarak söyleyeceğim, mutlaka hem çocuklara, hem kendinize yedek kıyafet alın.
Sırıl sıklam ıslanabileceğiniz alanlar var ; ) 
Hadi bakalım tabana kuvvet...  İyi yorulacaksınız, baştan hazır olun. 



22 Haziran 2015 Pazartesi

Sizce de öyle mi?

Bir babalar günü daha geçti. Sosyal medyada bol bol mesaj, babalarla nostaljik fotoğraflar dolaştı. 
Bir grup da olanı var, olmayanı var, yapmayın, kutlamayın diye serzenişte bulundu. Ben canım babamı kaybetmiş biri olarak aynı fikirde değilim. Hayatta olanlara değerli olduğunu hissettirmek, hayatta olmayanları anmak için bir fırsat bu günler... Her zaman anabiliriz evet ama o gün odaklanıyor, daha derinden anlayıp, teşekkürlerimizi yolluyoruz bir kez daha... Babalara yazılan duyguları içim sevgi taşarak okudum sosyal medya hesaplarından ben kendi adıma... Tabii herkes her duyguyu farklı yaşıyor. Ben kendi adıma, anneler günü, babalar günü, doğum günü 
seviyorum özel günleri...


Kızım da babası ve dedesinin babalar gününü sevgiyle kutladı, yanlarındaydı. Ben de ikisinin babalar gününü kutluyorum, hep sağlıklı, mutlu olsunlar... Onlara, babama ve tüm babalara sonsuz  sevgilerle...


Yaz babasına ne yaptı bu sene?  Tişört boyadı içinden geldiği gibi. Babası da tabii pazar günü üzerinde gururla taşıdı. 





19 Haziran 2015 Cuma

Cumanın favorilerine doğru biletin hazır, hem de bedava ; )





Her gün yeni şeyler öğrenip, hayata yeni pencereler açmalı. Beyin hareketi seviyor çünkü, keşfetmeyi, hayal etmeyi... Mesela köy kelimesinin Kalkınmada öncelikli yöre'nin kısaltılmışı olduğunu biliyor muydunuz? Ya da iddiaya girmek için uzatılan serçe parmağın bir Asya geleneği olduğunu, günümüzün aksine serçe parmağın o dönemler çok önemli olduğunu, çünkü kılıç tutabilmek için mutlaka gerektiğini, iddiada kaybedenin serçe parmağını da kaybettiğini biliyor muydunuz?Daha bir sürü ilginç bilgiyle karşılaştım şurada


Ya alışveriş arabalarının biz daha fazla alalım diye yapıldığını biliyor muydunuz? Oh nooo! Buyrunuz. 


Farklı pencereden bakmak demişken bu projeyi de çok sevdim. Portekizli bir fotoğrafçı dünyayı dolaşıp, farklı pencerelerin fotoğraflarını bir araya getirmiş. Zaten kapı ve pencere çok severim. Görsel şölen gibi.


Denizin ortasında sadece size ait bir dünya inşaa etmek ister miydiniz? Tamamen kendine yetebilen bir yaşam alanından bahsediyorum. Wayne Adams ve Catherine King, "Freedom Cove" adını verdikleri bu evi, ya da bu dünyayı 20 yılda tamamlamışlar. Vay be!


Tost deyip geçersin, adamlar tostun binbir çeşidini yapıyor. Şiir gibi :)


Ve birbirinden yaratıcı pastalar karşısında hipnotize olacaksın... Jupiter şeklinde pasta yapmışlar :)

Bu cuma benim bi' misafirim var, ben yazıyorum şu an, o bana çizdiği tilkiyi anlatıyor.

İyi hafta sonları : )