17 Nisan 2009 Cuma

Huuuu komşu...











Geçen sabah kocacımla indik aşağıya, otoparkta dedim ki; bak şu yorgun adamı tanıyor musun? Bi' an anlamadı ne demek istediğimi... Komşu dedim bizim üst kattaki komşu.
Üstümüzde (Allah bağışlasın) kırmızı lüle lüle saçlı, 2 yaşlarında öyle bir velet yaşıyor ki, bu adamcağız onun babası. Loğusalık günlerimden biliyorum, ben doğal olarak bütün gece doğru dürüst uyumuyordum ve habire emzirmeye kalkıyordum ya, ne zaman kalksam bunlar ayakta...
O zamanlar keşfettim bu yukarımızdaki 7/24 canavarı... Gecenin 3'ü, 5'i bir uçtan bir uca koşuyor, bir şeyler taşıyor, sürüklüyor, annesi arkasından bağırıyor. Yazık dedim ya, bu kadıncağız hiç mi uyumaz? Sonra dışarıda karşılaştık bu kadar mı şirin olur, kızsan kızamazsın. Dünya afacanı ama aynı zamanda da dünya şekeri. Eski biz olsak, hiç umurumda olmaz, zaten uykuda ruhum duymaz. Ama bizim sivri kulak, her sese uyanıyor zırt pırt.
Dün gece yine coştu bizim kırmızı kafalı concon. Saat 12.00'de odasından çıkıyor yola, taaa salona kadar çığlık çığlık koşuyor. Ben de bir elimde biberon dua ediyorum, dur be şekercim, dur da bizimki ayılmadan uykuya devam etsin...

Bu arada, bizimki yürümeye başlayınca, aşağı kattakiler de bizim için aynı şeyleri, bir başka blogda yazmazlar umarım :)))

1 yorum:

Beste dedi ki...

evet canim sanirim cok hareketli olacak bizim sekerlik de...