28 Nisan 2009 Salı

söz uçar, yazı kalır

Bazen düşünüyorum, babamla sohbetlerimizi, anılarımızı, onun çocukluk hatıralarını, ya da hayallerini... Ne kadar az şeyi, detaylı olarak bildiğimi fark ediyorum. Günün telaşında, günlük olaylar konusunda konuşmaktan geçmişi atlıyoruz. Ya da konuştuğumuzu da unutuyoruz. O yüzden yazıyorum şimdi, hatta Japon turistler* gibi fotoğraf çekip duruyorum habire.
Kendi geçmişini hediye etmek için küçüğüme, kendim de unutmadan, atlamadan...



3 yorum:

cansudere dedi ki...

baba deyınca babamı cok özledim gerçi hep aklımda bi an bloglara dalıp babamı unutmuşum baban geçen salı umreye gitti ve bizim ilk uzun sürelı ayrılıgımız bu allah sag salım dönmesinı bize göstersin allah herkese nasıp etsin sevgiler yazınız benı cok etkıledi evt geçmişi atlıyoruz günün yorgunlundan telaşesınden vs.sevgiler .....

ELİF dedi ki...

ben bu yazıları yazıyorumda birgün internetin azizliğine uğrarmıyız acaba diye korkmuyorda değilim.

Deniz dedi ki...

umarım internetimize,google'imiza, bloglarımıza bisey olmaz :-)