22 Haziran 2009 Pazartesi

yürüyorum düş bahçelerinde

"Kibir bir canavar gibi bekliyor pusuda
Tıpkı bir volkan gibi uykusu da
Kalbini kurban veriyor.
Sen aşkın talibi, o galibi
olmaya tutkun
yok korkusu da
Ki tek bir hayat var biliyor.
Yan yan yanmam lazım
Daha yol almam lazım.
Kendimden caymam lazım, zor."




"Katlanıyoruz herkes gibi malum.
E açıklarımız, kaçıklarımız var
Ama hem kel, hem fodul takımını
Hart diye yiyesim var.

Çat diye çatlamak üzereyim
Neresinden tutup da düzeleyim
Ortağı olmuşum düzeneğin
Kendimi boğasım var..."


Ya bu kadın nedir, in midir cin midir? Bu sabah, yine yüreğimin derinliklerinden bir şapka seçtim, çıkarttım kendisine... En dandik gibi görünen, çoluk çocuğun ağzına düşmüş şarkıların sözleri bunlar güya. Altlarında neler, ne iğneler saklı.
Yeni albüm çıkartmış, daha önce başkalarına verdiği şarkıları kendi söylemiş bu kez. Alaturkaları bir CD'ye, popları bir CD'ye toplamış. Slow'u ayrı güzel, hareketlisi ayrı. Sezen ve Elif Şafak cümlelerinin hastasıyım. Kalemlerine, yüreklerine sağlık.

KİBİR


KAÇAK

Hiç yorum yok: