19 Ekim 2009 Pazartesi

Beyin göçü...

Yüksek lisansta hocam olmuştu, ne şanslıyım ki... Ünsal Oskay. Farklıydı. Dersten çıkmaya can attığınız değil, koşarak gittiğiniz, ders hiç bitmesin dediğiniz türden bir hocaydı. Beyindi bir kere dev bir beyin. Derya gibiydi. Bİr uçtan başlar, hangi uçtan çıktığına inanamazdınız. Ağzının içine bakarak dinlerdiniz öyle... Okurdu, yazardı, bilirdi, ama yaşamayı da severdi. Beste yazmış az önce, "Bu havada derste ne işiniz var, gidin aşık olun" demiş mesela. Vosvosu vardı başa bela... Habire okulun bahçesinde onu tamire çalışırdı. Onca kafasızın son model otomobillerle fink ettiği Nişantaşı'nda o kafasında mücevher taşıyarak, vosvosa binerdi. Sadece prof olmayı hedefe yerleştirmiş amcalara inat, o bilgiyi severdi.
Şunu düşündüm öldüğünü duyunca... Sen onca şey biriktir, bunca sene oku, oku, oku... O hazine gibi beyninin şalterini kapat, git. Yok yok insan inanamıyor. Olsa olsa başka bir boyuta bir beyin göçü bu...

Güle güle hocam...

6 yorum:

bestofbeste dedi ki...

Cok buyuk bir kayip hepimiz icin. cunku onun gibisi yok. Sesi hep kulaklarimda kalacak. Onun siralarindan gectigimiz icin cok sansliyiz. Rahat uyu. Bizi gozet.

Bellek Kutusu dedi ki...

"Kıçınıza levis alacağınıza gidin kendinize kitap alın", "Bu güzel hava da niye derse geldin, gidip sevgilinle gezsene" tavsiyeleriyle 401 numaralı sınıfta en şahane hayat derslerimi aldım. Dünden beri içim düğüm düğüm...

denizanasi dedi ki...

benim kardeşimin de hocasıydı.. o da hep hayranlıkla bahsederdi.. adam gibi adamların göçmesi çok daha acı oluyor.

Deniz dedi ki...

Kutucum sen de Marmaralı mısın :))
Gerci ben İstanbul İletişimi bitirdim, sonra yüksek lisansı orada yaptım

Bellek Kutusu dedi ki...

Evet Denizcim, lisans, yüksek lisans, hatta şimdi de doktora yapacak kadar Marmaralı;)

minimalist dedi ki...

başlığın çok anlamlı olmuş.
Doğru :((