28 Ekim 2009 Çarşamba

Film değil, gerçek... NEFES

... gerçek olmasa, başını çevirirsin yana, görüntülerin seni rahatsız etmesine izin vermezsin. Ağlamazsın belki de. Düşünmezsin ateş düşen yürekleri... Sen de yüreğine ateş düşürmezsin. Film der geçersin. Ama gerçek! Nefes'i seyretmediyseniz henüz, seyredin. Ama nefessiz kalacağınızı, salonda hıçkırıklarınızın yankılanmasını göze alın. Ben dağıldım açıkçası seyrederken. Boğazım düğümlendi.
Gerçekliğini bildiğim şeylerin önümde sahne sahne canlandırılmasına... Yönetmeni ve yapımcısı Levent Semerci'yi tanırım. Reklam yönetmenidir kendisi. Zaten sever sayardım, filmi seyrettim, şapka çıkarttım. Diyaloglar, konunun ortaya konuşu, kanayan Güney doğu sorununun ete kemiğe büründüğü mükemmel kast seçimi, bulut çekimlerinin nefes kesen güzelliği...
Hepsi için Levent Semerci'yi tebrik ederim.
- Sen doktorsun, Orhan'ı kafasından vuran terörist gelse onu da tedavi eder misin?
-Ederim...
-Kardeşini de vursa yine tedavi eder misin?
-Ederim...
-Hipokrat yemini ettin tabii... Ama dağların yemini başkadır.

.....

-Sen bankacısın, ben ev almak için kredi istesem, bana verirler mi?
-Teminat isterler.
-Benim teminatım dağlardır.
-Ama teminatınızın size ait olması gerekir.
-Yani bana kredi vermezsiniz.
......

-Komutanım siz hiç aşık oldunuz mu?

.....
-Bazen aşk büyük şeylere küçük gelir.

......
- Orhan evliydi, bir çocuğu vardı, ve hiç binemediği yeni bir arabası...
....
- Bu çocukların hepsi farklı farklıdır. Ama kimse farklı olduklarını anlamaz....

.......................

3 yorum:

BlahBlah dedi ki...

tek kelime ile müthiş bir filmdi. yapanın, oynayanın, gidenin, yazanın eline sağlık.

ağlayanın da yüreğine.

şehid olanın da ruhuna...

ELİF dedi ki...

Çok merak ediyorum bu filmi, sinemaya gidemiyorum cd ler de geç çıkıyo.Kayınvalidem bırak bana Rüyayı dedi, dur bakalım, hayret verici:)))

Deniz dedi ki...

Git git Elif... Gerçekten başarılı.
(Laf aramızda Yaz'dan sonra Murat'la gittiğimiz ilk film oldu, sen de kır şeytanın bacağını)