11 Kasım 2009 Çarşamba

O gece...

Tam 16 ay önce... Sıcak mı sıcak bir Temmuz günü... Kaç yıl beklemişim, ama neredeyse birkaç saati bekleyemeyecek gibiyim. Epidural sezaryan yaptırmaya karar verdim, yeni bir sistem, acaba doğru mu yaptım... Kalbim çarpıyor hızlı hızlı... Acaba kimle tanışacağım. Odasını hazırladığım kişi nasıl biri olacak? Aylardır konuştuğum, okşadığım, tekmesini tuttuğum, uğruna alkol içmediğim, folik asitleri yuvarladığım, işte stres yaşadığımda onu rahatsız ettiğim için kendime kızdığım, dünyaya gelmesine vesile olduğumuz 'bu yeni ruh' kim acaba? Murat tutuyor elimden arabada giderken, beni sakinleştirmeye çalışıyor.
Odamıza çıkıyoruz, sanki otel odasına çıkar gibi. Ben bir yandan odayı süslemeyi organize ediyorum. Sanki birazdan doğuma gitmeyecekmişim gibi...
Doktorum gelince içim rahatlıyor, onunla konuşunca kendimi güvende hissediyorum. Başından beri ona hislerim böyle... Teksen Çamlıbel'le tanışmam, onu doktor olarak seçmem büyük şans... Ameliyat önlüğümü giyiyorum arkası açık, sevimsiz... Herkes el sallıyor, herkes çok heyecanlı...
İnanamıyorum, iğne, kan vs görmeye dayanamayan kocam doğuma girmeye karar verdi. Eee bu bir devrim. Ameliyathanede belimden epidural iğnesi yapılırken, biraz tırsıyorum açıkçası, soruyorum "kaç saatte etkisi geçer?" Valla akşam üstü 17.00'ye kadar sürüyor uyuşukluk.
Başlıyor... Tüm işlemlerin, görmesem de farkındayım, Murat yanımda, elimi tutuyor. O inanılmaz sesi bekliyorum. Eeeee amma uzadı. Veeeee evet, ameliyathaneyi çınlatan çığlık geliyor. Bu anlatılamaz bir duygu... Aylardır boğazımda biriken hıçkırıklar fışkırıyor. Murat da ben de ağlıyoruz. O sesi duyma anı hiç unutulmaz. O da ne? Bir türlü yanıma getirmiyorlar? Murat'ı çağırdılar bişeyler söylüyorlar, nooldu diyorum? Söylesenize... Tam psikopata bağlamış anne sendromu. Meğer bizimki doğarken kakasını yaparak doğmuş. Yutmuş olsaymış, ciğerleri için tehlikeli olabilirmiş. Aman neyse, yok bişey. Dünyanın içine yaparak geldi sadece...
YANIMDA İŞTE! Kollarımda... Sanki onu tanıyor gibiyim 40 yıldır...
İçeri götürüyorlar onu, sonra da beni... Ben geldiğimde odada kimse olmadığını, beni kimsenin beklemediğini görüyorum. Herkes doğum odasının camından onu seyrediyor, o sırada. Hiç bozulmuyorum, hiç kıskanmıyorum. Anneliğin etkileri başlamış...
Veeee o gece! Yaz, hiç durmuyor, bütün gece emmek istiyor. Ne zaman isterse, verin. Süt gelene kadar diyorlar... Ne zaman isterse mi? İstemediği an yok ki... Tam koyuyorum yanımdaki yatağına, hadiiii ağlıyor, yine kucağımda. Ameliyatlı olduğunu unutuyorsun çoktan... Bütün gece! Ve onu izleyen bir hafta... Sürekli emiyor. Birleştik, bir olduk! Yapıştık resmen. O gece dank ediyor. Anne oldum! Acaba beni neler bekliyor diye düşünüyorum, hastane yatağımda...
Geçti işte 16 ay... (Bugün ay dönümü) Aksi görüşlere rağmen bence daha kolaylaşarak. Ne mutlu ki, 16 aydır hayatımızda Yaz var . Ama o zorlu geceyi unutmak mümkün değil...

12 yorum:

Tibet'in annesi dedi ki...

Çok duygulandım, çok güzel anlatmışsın... Gözlerim doldu...

Bence onlarla birlikte biz de yeniden doğuyoruz. Aslında her doğum hikayesi yeni bir hayatın başlama haberi...

ELİF dedi ki...

Her doğum bir hikaye...Tespitlerin de çok iyi. Nice 16 aylara...

özle çetinkaya dedi ki...

ya agliycaktim okurken :)
çok hislendim :)
iyi ki dogmus yaz bebegimiz ve bütün çocuklar :D

sevgiler...

Bellek Kutusu dedi ki...

Nice 16 aylara, hep sağlıkla, hep mutlulukla...

mermaid dedi ki...

zaten ruh halim müsaitti ben ağladım bile sadece gözlerim dolmakla kalmadı yani. Birlikte nice güzel günler sevgili Köker Çakar ailesi.

Yasemin Aktuğ dedi ki...

Nice uzun aylar yıllar beraber sağlıkla mutlulukla inşallah. O anlar hepimiz için başka özel hepimizin hikayesi farklı ama hepsinin tek benzer özelliği aynı duyguları hissetmek annelik duygusunu sonuna kadar yaşamak sanırım

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

bugün ne olsada ağlasam diyordum :)
doğum hikayeniz sebebim oldu.

daha nice 16 aylara sağlıkla...

Deniz dedi ki...

ne duygusal oluyo şu anne milleti değil mi ?
Saolun, öptüm hepinizi

Deniz dedi ki...

Bu arada 2 hata yapmışım.
1. İlk başta sabah giderken takside yazmışım, oysa Beste götürmüştü bizi,düzelttim yazıda. Düşünün ne heyecanlıymışım:-PP

2.Evet, doğum dönüşü kimse beni beklemiyordu, bir kişi hariç.
Murat:)) aradı bozuk attı hemen.

joy dedi ki...

hayatta en çok yasamak istediğim duygu...okurken cok duygulandım...o odada elini güvenle tutabilecegim biri olursa neden olmasın...

Deniz dedi ki...

Joy ne güzel bişey söylemişsin,çok doğru

gözde dedi ki...

Canım benim.. Çok güzel anlatmışsın yine, ben de tekrar yaşadım Eylül'ün doğumunu seni okurken..