28 Aralık 2009 Pazartesi

Sayenizde...



















Yılbaşı havasına girmede, bir üşengeçlik, bir adam sendecilik, bir boşvermişlik içerisindeydim ki sormayın gitsin. Ağacım var evlendiğim günden beri kurduğum, atmışım dolabın bir köşesine...Süslerimin herbiri bir yerde... Torbaların içinde tıkış pıkış.


















Ama Özlem'in, Elif'in ve ve daha bir sürü kişinin blogunda bi baktım ağaçlar yerlerini almış.
Eee onların yazılarından anladığım, Yaz dağıtır bahanesi de pek geçerli gözükmüyor artık. Üşenme, Erteleme, Vazgeçme prensibinden hareketle, biraz da gaza gelerek, kızım da ağaç görsün diyerek üzerimdeki ataleti attım ve ağacı kurdum. Haaa başım göğe erdi mi, Yaz sevinçten bayıldı mı? Hayır! Şöyle bi baktı, bana ayıp olmasın diye Aaaaaaa! dedi, döndü poposunu gitti. Ama bu da bizim için bir güzellik olsun.








Sibelkuşumun Yaz'a aldığı eldivenler de çok eğlendirdi küçük hanımı. Üzerine basınca tavşandan bip bip sesi çıkıyor. Teşekkürler Zibelim.


















Yani çevre faktörleriyle, bu yıl da ittire kaktıra yılbaşı ruhuna bürünüyoruz hafiften.


6 yorum:

Tibet'in annesi dedi ki...

Zibel öpe öpe bitiremesin o cimcimenin ellerini :)))

Sen Gelince dedi ki...

:))) Yani sizin eve de yılbaşı ruhu geldi... Çok güzel olmuş ağaç bu arada:)

Deniz dedi ki...

öp zibel ablası öp

saol özlemcim, saol :)

minimalist dedi ki...

al benden de o kadar hiiiççç havamda değilim hatta benzer bir post yayınladım:))Gene de "yeni yıl" adı bile havaya girdiriyor!!!

füsfüs dedi ki...

ağaç çok güzel olmuş:))
bu arada sen de yeni yıl havasında değilsen kimler olsun, haksızlık etme kendine:)

Deniz dedi ki...

sonradan girdim füsuncum sonradan :)

sevgili minimalist, ben soktum kendimi havaya hadi sıra sende...