2 Şubat 2010 Salı

Ayrılık anksiyetesi dediğin...





Sabah hazırlanmama izin vermiyorsun. Elinden tutup içeri götürmek istiyorsun.

Botlarımı elime aldığımda -otuğ diyorsun.

Biz dışarı çıkarken ağlayıp, gözyaşı pıtırcıklarını saçıyorsun.

Akşam eve geldiğimde, sofraya oturtmuyorsun, kalk diyip,

beni biryerlere götürmeye çalışıyorsun.

Akşam artık babanla bile uyumuyorsun. Çığlık çığlığa anneee diye bağırıyorsun.

Kızım sen ayrılık anksiyetesi mi yaşıyorsun yoksa?

Kıyamam.

BU MUDUR?

İngilizcede seperation anxiety anlamına gelen ayrılık endişesi her sağlıklı bebekte görülen ve gelişiminin bir parçası olarak değerlendirilen bir durumdur. Neredeyse her bebek 7 ile 18. aylar arasında ayrılık endişesi geliştirir. Ancak 12 ile 18 aylar arasında genellikle en üst seviyeye ulaşır. Bu durum bazılarında daha ağır yaşanırken bazı bebeklerde de daha uzun sürebilir ama bütün bebekler bunu bir şekilde yaşarlar.

Ayrılık ve bu duruma yaklaşım kültürlere göre farklı şekillerde yaşanır. Batılı ülkelerde ayrılıklar çok erken dönemlerde başlarken diğer kültürlerde bebekler hayatlarının ilk yıllarında çok nadir olarak annelerinden ayrılırlar.

Ayrılık endişesinin gelişmesi bebeğinizin size karşı son derece sağlıklı ve sevgi dolu bir bağ geliştirdiğini gösterir. Bu bebeğinizin keyif, rahatlık ve güven kavramlarını sizin varlığınızla ilişkilendirdiğinin güzel bir işaretidir. Aynı zamanda bebeğinizin entellektüel anlamda geliştiğinin yani zeki olduğunun da göstergesidir.

Bebeğiniz artık neye ihtiyacı olduğunu anlatabildiği zaman kendi hayatı üzerinde etkili olabileceğini ve hoşlanmadığı bir durum karşısında sessiz kalıp kabul etmek zorunda olmadığını kavramış durumdadır. Ancak henüz onu bırakıp bir yere gittiğinizde her zaman geri döneceğinizi kavrayacak kadar dünyayı tanımamaktadır. Ayrılık endişesi sadece gündüzleri sizin uzaklaştığınız dönemlerde değil aynı zamanda geceleri yan odanızda hatta yanıbaşınızda uyurken de olabilir.

Aynı zamanda bebeğinizin sizinle en güvenli, en mutlu, en iyi bakıldığı yerde olduğunu ve yaptığı nazların hayatta kalabilme adına olduğunu düşünürsek durum daha da anlaşılır oluyor. Konuyu başka bir açıdan ele alalım; siz onun hem fiziksel hem de duygusal açıdan yaşam kaynağısınız dolayısıyla size olan bağlılığı bir çeşit yaşamını sürdürebilme mücadelesi. Belirli bir zeka seviyesine ulaştığında o da bunun farkına varıyor.

Çocuklukta yaşanan bir çok devre gibi bu da geçicidir. Bebeğiniz zamanla sizden ayrılabileceğini, geri döneceğinizi ve bu arada herşeyin yolunda gideceğini öğrenecektir. Bunu sağlamak büyük ölçüde güvene dayalıdır ve güven oluşturmak da genç yaşlı her insanda olduğu gibi zamana dayanır.

Bebeğimde ayrılık endişesi olduğunu nasıl anlarım?

Ayrılık korkusu çok kolay anlaşılabilecek bir durumdur. Zaten bebeğinizde bu durumu tanımlamış olmalısınız ki bu yazıyı okuyorsunuz. Aşağıdaki durumlar bir bebeğin normal bir ayrılık endişesi taşıdığının göstergesidir;

  • Ebeveyne adeta yapışmış gibi ayrılamamak
  • Ebeveyn uzakta olduğu zaman ağlamak
  • Ebeveynlerden birini güçlü şekilde tercih etmek
  • Yabancı korkusu
  • Geceleri anne ya da babayı isteyerek ağlamak
  • Anne ve babanın kucağında kolaylıkla rahatlamak

Ayrılık endişesini gidermenin yolları;

  • Bebeğinize bebek olması için izin verin! Bunca zamandır harcadığınız çabalar sonunda karşılığını buldu ve kurmaya çalıştığınız bağ sonunda kuruldu. Dolayısıyla size tersini iddia edenleri kibarca görmezden gelin.
  • Sevginizle bebeğinizi şımartıp bozacağınızı düşünmeyin, sonunda göreceksiniz ki tam aksi olacaktır.
  • Unutmayın! Bebeklik döneminde bebeğinizle ne kadar bağ kurar ve iletişimde olursanız ilerde bebeğiniz o kadar kendine güvenli ve huzurlu büyüyecektir.
  • Mümkün olduğunca az ayrı kalmaya çalışın. Emin olun ki bu da geçici bir dönem.
  • Bebeğinize objelerin devamlılığıyla ilgili dersler verin. Bebeğiniz göremediği zaman bile objelerin halen var olabildiğini öğrendiğinde, siz bakış açısının dışında olduğunuzda kendini daha iyi hissedecektir. Ce eee gibi saklanıp çıkma oyunları ve saklambaç tarzı oyunlar bu olguyu anlamasını kolaylaştırır.
  • Kısa ve huzurlu ayrılıklarla alıştırma yapın. Başka bir odaya gittiğinizde ıslık çalın, şarkı söyleyin ya da bebeğinizle konuşun. Böylelikle sizi göremese bile halen orada olduğunuzu bilecektir.
  • Ondan ayrılacağınız zaman gizlenerek kaçmayın. Belki de gözyaşlarıyla dolu bir hoşçakaldan daha kolay görünebilir ama bu onda sizin her zaman gidebileceğiniz endişesinin devam etmesini sağlar. Bu da bebeğinizin size daha fazla düşmesine ancak güveninin de azalmasına yol açar.
  • Her zaman hoşçakal deyin! Bebeğinize herşeyi anlatın. Dışarı çıkacağınızı, ne işiniz olduğunu, kiminle buluşacağınızı söyleyin ve her defasında gülümseyerek ayrılın. Bebeğiniz hislerinizi gözlemleyecek ve siz onu bıraktığınız için gerginseniz o da gergin olacaktır. Sizin sakin duruşunuz onu da yatıştıracaktır.
  • Bebeğinizi tanıdığı kişilerle bırakın. Eğer yeni bir bakıcıya bırakmak zorundaysanız ikisini yalnız bırakmadan önce bir iki defa üçünüz birlikte vakit geçirin. Sizin yerinize bebeğinize bakacak olan kişinin siz ayrılmadan yarım saat önce gelmesine özen gösterin. Son yarım saati üçünüz birlikte oyun oynayarak geçirin.
  • Oyalama yoluna başvurun. Eğer bebeğinizi başka biriyle bırakacaksanız birlikte oynamalarını sağlayın. Onlar oynarken bebeğinize hoşçakal diyerek ayrılın.
  • Bebeğiniz kendi kendine uzaklaşmaya çalıştığı zaman ona izin verin ve peşinden gitmeyin. Örneğin emekleyerek yan odaya gitmek isterse gözlemleyin ancak engelleyerek kendine güvenini kırmayın.
  • Bir oyuncakla yakınlaşması konusunda onu destekleyin. Bunları sevdiklerinin yerini geçici olarak alan eşyalar olarak tanımlayabiliriz. Bu oyuncaklar sizden ayrı olduğunda onun rahatlamasını sağlar. Bir çok bebeğin yumuşak bir oyuncağı ya da bir battaniyesi vardır ve ayrılık acısını en aza indirgemek için ellerinde tutarlar.
  • Bebekler ebeveynlerinden sadece birine bağlandığı bir dönem geçirebilir. Bunu kişisel almayın. Diğer ebeveyne, aile büyüklerine, akrabalara ve arkadaşlara bu durum kabul edilmesi çok güç gelebilir. Onlara bu durumun gelişimin geçici ve doğal bir süreci olduğunu, sabır ve zamanla geçeceğini anlatın.

Gece uykusunda yaşanan ayrılık endişesi için ne yapabilirim?

  • Gece yatmadan önceki zamanı mümkün olduğunca keyifli ve rahatlatıcı geçirmeye gayret edin.
  • Birlikte sarılarak, kitap okuyarak ya da şarkı söyleyerek tensel temas kurun.
  • Yattıktan sonra sizin için ağlıyorsa sizin orada olduğunuzu bilmesi ve güveninin kırılmaması için yanına gidin. Ancak ziyaretlerinizi kısa ve can sıkıcı tutmaya çalışın. Zamanla kendi kendine uyumayı öğrenecektir.
Kaynak:http://www.annece.org/faydali-bilgiler/ayrilik-endisesi/

~~~~~~~~~~~
Bezelye vardı yatağımın altında sanırım!

Bir masal vardı ya, kadının yatağının altına bir bezelye koyuyordu hancı,
sabah nasıl uyudun diye soruyordu, bakalım rahatsız olup uykusu kaçacak mı diye?
Dün gece aynı o şekildim. Dön dön, önce üşüdüm üzerime bir sweatshirt aldım. Onu giyince yattığım tarafa sweatshirtin cebi battı bezelye misali. Öbür tarafa dön. Oram sızladı, buram kaşındı.
Hadi kalk dedim bari. Saat 3.30... Gittim içeri... Okan Bayülgen hala o saatte program yapıyor.
Biraz digiturkte zapladım. Ne kadar aptal saptal film var o saatte dayamışlar
uyuyamayanların önüne... Aaa bir ara girdim birkaçınıza yorum bile yazdım o saatte.
Neyse, 3.30'a kadar ne uyuduysam o anlayacağınız.
~~~~~~~~~~~
BETTEEE!


Dün girdiğimiz benzincide bulduk bu bebeği. Beste'ye ne kadar çok benziyor di mi?
Arkamda saklayarak indim asansörden... Uyanık, arkadan gördü ayaklarını...
Bağırdı taaa koridorun ucundan:
Bebeee...

11 yorum:

Full Moon dedi ki...

Hepimiz gibi onlar da mecburen alisacaklar kisa sureli ayriliklara... Hayat ogretiyor zamanla. Napacaksın:)

Sen Gelince dedi ki...

Bu kaygının 18 aydan sonra yaşanması mümkün müdür acaba... Belirtiler birebir tutuyor da...

Çok zor olmalı bu arada her sabah evden çıkışın... Kıyamam ben onun boncuk gözyaşlarına...

Tibet'in annesi dedi ki...

Desene, benim ve Tibet'in arasındaki ilişkiye pekte sağlıklı dememiz mümkün olmayacak! :(

Deniz dedi ki...

Yok be Sibelcim, annenle demek aynı güvenlikte hissediyor kendini. Rahat ol :)

Tabii Özlemcim, mümkün. Benimki de 10 gün sonra 19 aylık olacak

ikiz Bebek dedi ki...

her defasında,bıkmadan söylüyorum benim civciklere "gidiyorum,ama akşam geleceğim",yada mutfağa gidiyorum arada bir kafamı uzatıp,burdayım,yemek yapıyorum filan diyorum,yada onlar gelip kontrol ediyor zaten :), bilmiyorum ama işe yarıyor gibi geliyor.

Bellek Kutusu dedi ki...

Umarım geçer bir an önce bu durum, çok yıpratıcı olmalı ikiniz için de...
Dün akşamki uykusuzlukla bugün nasıl geçiyor mesai? Akşam uyumama rağmen benim bile gözlerim kapanmaya başladı Denizcim:)

Deniz dedi ki...

-Özgecim ben de söylüyorum... Zaten ben gittikten sonra gün içinde bakıcısıyla gayet mutlu... Telefonda sesini duyuyorum azarken... Gönderene kadar... Ve evde giyinmemi falan istemiyor, illa odasına, ya da içeriye götürecek.
Sizinkilerin ikiz olması bir avantaj belki de... Birbirlerine destek oluyorlar :)

- Kutucum, bir enerji hali var şu an ama bilemem akşama doğru noolacak?

ELİF dedi ki...

Bu harika bilgiler için teşekkür ederiz efendim..Sizi yanaklarınızdan, minik Yazı gözlerinden öperim.Esen kalın:)))N'oldu bana böyle yaaa:))))

minimalist dedi ki...

konudan tamamen ilgisiz bir cümle:

yeni çektiğin reklamı şimdi TV de gördüm; (privacy) tebrik etmek istedim. Müzik seçimi çok başarılı olmuş...

Deniz dedi ki...

saol minimalist:) hatta bugünkü post'a koydum...

Adsız dedi ki...

Hello, ϳust ωantеd to tеll
уou, I loved thіs artiсle.
It ωas practical. Keep on postіng!


Also viѕit my page Payday Loans Online
Feel free to visit my website :: Payday Loans