4 Haziran 2010 Cuma

'Hayır'lı bir bilgi...

18 aylıktan itibaren ufaklıklarda bir "hayır" dönemi başlıyor,
2 yaş civarına yaklaştıkça artıyor.
Aslında bu kendileri için son derece sağlıklı bir kişilik geliştirme alıştırması...
Geçen gün Sabiha Paktuna Keskin'in kitabında bununla ilgili bir bölüm vardı
paylaşmak istedim:

"...Çocuk şimdi kendinin çevreden farklı olduğunu keşfetmiştir. Kendini fark etmenin göstergesi olarak kendini fark ettirmeye çalışır. Kendini fark ettirmenin en kolay yolu itirazdır. Çocuk da bunu her şeye hayır diyerek, her şeye itiraz ederek yapar.
Biz bu itirazları asilik işareti olarak algılarız. Eyvah isyankar bir çocuk oluyor. Şimdi böyleyse ileride nasıl başedebiliriz? diye endişeleniriz. 'Hayırlarının önünü kesmeye çalışırız. Fakat çabalarımız ters teper. Çocuk daha çok hayır demeye başlar.
Ters teper çünkü bu hayırlar bizim anladığımız anlamda hayırlardan değildir. Çocuğun kişiliğini fark ettirme cabalarıdır. Onun önünü kesmeye çalıştıkça daha da hırçınlaştırırız. Tam tersine hayırları çoğallarak onu kendini fark ettirme ve kişilik bulma çabalarına yardımcı olmalıyız.
Yani mamanı yeme dediğimizde o hayır yiyeceğim diyerek hayırını söyleyecek yani kendini fark ettirecek anne de mamayı yedirecektir. Böylece kendi kararlarını kendi veren , bağımsız kimliğin ilk kilometre taşları oluşacaktır."
Denedim... İşe yarıyor. Mesela geçen gece uyutmaya çalışırken ayağa kalktı yatağın içinde
hiç yatmaya niyeti yok. Yaz sakın yatma, ayakta dur dedim.
"Yatcam ben deyip yattı."Ve bu nefis acıbadem kurabiyelerini sakın yeme dedim.
Yiycem ben diyip, bi güzel yedi. Aman niye tatlı yedirdin demeyin, hiç sevmiyor normalde...
Ama yine de bu durumu çok abartmamak gerekiyor. Bu sefer her şeyin tersini yapmaya alışmasın tabii. Ama çok sıkıştığımızda, onu tatmin etmek için aklımızda bulunsun.


Bu da kızımdan size bir kuvak vak koreografisi:

video


10 yorum:

ikiz Bebek dedi ki...

o elleri yerim ben.

Mlke-Btkn dedi ki...

hahahah!!

Demek ki ben kitabı okumadan çözmüşüm işi ;)

Geçen gün yazımda bahsetmiştim, yemeğini yemediği zaman, babası veya x kişi ben yiyeyim dediğinde ''menn menn'' diyor :)
ve hoopp yemek sona ulaşıyor ;)

Ay hepimiz bir tuhaf olduk çıktık sayelerinde hep bir yöntem bulabilme debelenmeleri
:D

Pinky dedi ki...

küçük kurbağa yaa, nasıl yüzüyor derede :)) çok güzel taktikmiş bayıldım. büyüklere de uygulanabilir bazen :)

Odil Sezen Metin dedi ki...

Yerim seni yahu:))

Sen Gelince dedi ki...

Benim de denemem gerekiyor galiba bu aralar:)

Feride dedi ki...

benim kızım da bir şeye yapma kızım dersem illa ki onu daha çok yapar ..

mesela bu aralar tokasını ağzına atıyo çıkartıyorum ödüm kopuyo kızıyorum da sonraları hep tokalarını ağzına alır güzelce çiğner gözümün içine bakar yüreğim ağzımda susarım baktım olmuyo alırım elinden ..kazanan belli..

küçük kurbağayı öpüyoruz kızımla..

Assenol dedi ki...

Allahım yaaa maşallah sana :) Kuvak vak mış hele o eller :))))) Allah nazardan saklasın seni :)

Bellek Kutusu dedi ki...

göbişi de öne çıkartıp yüzmüyor mu derede, bayıldım:)))

ela selin dedi ki...

Tutarlilik ve sabirla cabucak gecip gidiyor bu dönem.Bu arada bakici-kres ikileminde sana söyleyebilecegim: iyi bir kres bulursan evde güvenmedigin bir bakiciyla televizyon karsisinda gecirecegi saatlerden iyidir. Ama gez dolas, ince ele sik doku...
Kolay gelsin... !

Deniz dedi ki...

-Özgecim,ben de bu sabah ellerine baktım, ne çok büyümüş, yine de küçücük ama en küçük hallerini düşününce...

- Evet Melike, sürekli yeni yollar buluyoruz: )

- Pinkycim bazen büyükler de o çocukluk hallerinden çıkamamış oluyor ve inatlaşarak kişilik mücadelesine giriyorlar çünkü

-Ye Fatma ablası :)

-Dene Özlemcim, ama bir aşamadan sonra uyanacaklarından eminim bu cingözlerin: ))

-Feride bizimki de çok seviyor toka yemeyi, niye ki:))

- Saol Assenol :)

- Kutucum, bikaç klibimiz daha var önümüzdeki günlerde yakalamayı, yayınlamayı düşünüyoruz inşallah

- Özlemcim, çok haklısın :)
Bu arada güvenmesem hiç tutamam. Ama işte arada haber vermeden komşuya gitmeler, senin dediğin gibi televizyon açmalar falan var...
Onlara sorsan aslında ne var ki bunlarda...
Kreş küt diye olacak bir şey değil zaten. Kreşlerin kendileri bile önce iki-üç gün diyor. O arada da dediğin gibi ince eleyip, sık dokuyacağım.