26 Temmuz 2010 Pazartesi

Sevmek...

Bazen kızıl saçlı bukleli bir kafayı...

Bazen ondan daha da çok abisini...

Paylaşmayı...

Beraberce oynamayı...

Tekiri, sarmanı ve diğerlerini...


Hatta hatta cansız bir vitrin mankenini...

Onun yanındakini...

Sevmeyi öğrenebilir mi insan? Bence evet.
Sevmek doğal bir yetenek, ama geliştirilebilen, öğrenip, öğretilebilen bir şey.
O çevresindeki 'şeyleri' ve 'kişileri' sevdikçe benim de yüreğim kabarıyor.
Sevgiyle dolup taşıyor.


(Yukarıdaki kızıl şekeri yazmıştım daha önce. Üst komşumuz.
Boran... İlk kankası Yaz'ın. Ama laf aramızda bizimki galiba abisine aşık...
Peşinden ayrılmıyor. Üzerindekileri ona beğendirmeye çalışıyor :)
Geçen gün yanına gidip, abi elimi tutar mısın dedi hasbam, Beste'yle ağzımız açık kaldı. )


Şşşşşt kızlar! Ben sizin yerinizde olsam
onun son yazdığı yazıyı mutlaka okurdum...
Kaçırmayın diyorum...



6 yorum:

ikiz Bebek dedi ki...

1.onun o saçlarını yerim.
2.meleğim, cansız mankene nasıl sarılmış öyle.
3.kızılkıvırcık çok şirin.

Burcu dedi ki...

ne kadar sevgi dolu gerçekten, çok şeker :))

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

Nasıl bir yürektir böyle cansız mankene bile içten sarılmış :)

Odil Sezen Metin dedi ki...

:)) Allah fotolara bayıldım! Fıstık sevgi kelebeği resmen..
Verdiğin linki okudum :) Bizler mi bu hallere getiriyoruz bu adamları, yoksa içlerin de mi var? :))

NiLaY dedi ki...

harika bu prenses annesi ya :) canım benim seni tebrik ediyorum cidden böylesi bir sevgi böceği yetiştirdiğin için :)

Deniz dedi ki...

-özgecim kardeşim kızıl, hamileyken hep kızıl saçlı olsa keşke diye içimden geçerdi, komşuya göndermişim enerjiyi galiba:))))))


- BUrcu öyle gerçekten, yengeç ondan mı acaba?

- Mankenle canım diye konuşuyordu Bahar:)

-Fatmacım, bence her ikisi de, zincirleme oliy :))

- Nilay, ömür boyu böyle laflar duyarım inşallah...