2 Ağustos 2010 Pazartesi

bir güzel yanağa güzelleme...

Emeksiz hiçbir şey olmuyor. Ne sevgi, ne çocuk, ne iş...
Emek verdikçe mi büyüyor sevgi?
Yoksa sevdikçe mi emek veriyorsun,
bu da yumurta, tavuk hikayesi...

Bir kozalak kadar basit, yalın ve doğal...
Renk katıp katmamak bize kalmış...

Annesini evde tutmak isteyen çocuğun gözyaşları kadar gerçek.
Küçük bir yanağın, diğer yanağa hayat verişi gibi düşsel...

Acaba anne olduktan sonra insan
"sevginin" kaç tanımını bulabilir?
Ya da bu sınırsız ilham başka nerden gelebilir?


4 yorum:

sirâr dedi ki...

ben sevginin her geçen gün bir anlam daha eklenen sonsuz büyüklükte bir kelime olduğuna inanıyorum. sen de bunu ne güzel anlatıyorsun.

Deniz dedi ki...

saolasın Remziyecim...

bahriye-kerem dedi ki...

yaaa ne kadar güzel,ne kadar içten yazıyorsun...yaz,resimler ve yazın bu kadarmı bir bütün olabilir...

Deniz dedi ki...

Çok teşekkürler Bahriye: )