19 Ağustos 2010 Perşembe

Doğal karşılamak...


Evin tam altındaki park, onların toplaşma yeri...
Aynı saatlerde, haberleşip iniyorlar.
Çoğunluğu erkek yaşıtlarının...
Boran, Doruk, Burak...
Tesadüfen benim arkadaşlarımın yaşıt çocukları da erkek çoğunlukla...
(Birkaç tanesi hariç)
Yani şimdiden içli dışlı büyümeye başladı onlarla...
Yarın öbür gün yuvaya, oradan ilkokula başladığında
daha da alışacak. Bir arada büyüdükçe, erkek arkadaştan
çok da güzel arkadaş olduğunu da görecek.
Aşık olduğu dışında,
ayırmayacak arkadaşlarını kız-erkek diye...
Yadırgamayacak, erkek görünce elini ayağını nereye koyacağını şaşırmayacak.(inşallah)
Nimet Çubukçu büyüğümüz(!) haremlik seramlık okumayı
desteklediğini duyurmuş, yapabiliriz böyle bir çalışma buyurmuş.
Tamam, anlıyoruz erkek var diye, kızlarını okula göndermeyen
aileler için yapılacak bu çalışma sözde...
Ama yapmayın eylemeyin.
Şu çocukları kaba çizgilerle birbirinden ayırmayın...
Ayırmayın ki bir uzaylı gibi görmesinler birbirlerini...
Ayırmayın ki, ilk gördüğü karşı cinste almasınlar soluğu...
Yasaklanan her şey gibi meraktan hatalar yapmasınlar.
Ne kadar ayırabilirsiniz ki hem etle tırnağı.

Çok duymuşumdur Dame de Sion gibi kız liselerinin pencerelerinden
bellerine kadar sarkarak erkeklere laf atmaya çalışan kız hikayelerini...
Ne kadar doğal gelişirse ilişkiler
o kadar sağlıklı ilerler...
di mi ama?



10 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

sana bana doğru gelen bu... ama onların maksadı farklı, düşünce şekilleri farklı, hayata baktıkları gözlük farklı... umarım gerçekten özgür bir nesil yetişir...

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

of of deliricem ya nasıl bir ülke olduk :(
biz şirkette esas patron toplantı yapıyorsa bayanlar bir yerde erkekler bir yerde oturuyoruz :)
düşün yani ne durumdayız
sonra Bahar işten niye sıkıldı??? niye bu düzeni yaratan insanların arasında ve onlara para kazandırıyor diye kafa yiyiyor...:(

nehirineylemleri dedi ki...

Aynen de öyle! Ayrımcılık işte bu yaşta başlıyor malesef:(

dörtmevsim dedi ki...

iste bu noktada bakis acilarinin getirdigi ayrimlarin farkina varacak yavrularimiz, onlara kalpten verdigimiz sevgi gibi verdigimiz tum degerleri zihinlerine kazirlarken kendileri deneyimleyerek ve gozlemleyerek gorecekler bu hayati... arkadas olmanin ne demek oldugunu cinsiyet ayriminin otesinde anlayabilmek, zihinleri ozgurlestirerek insanlari anlamaya calisabilmek gibi... bu konuya boyle guzel bir tinida deginmis oldugun icin seni tebrik ederim..

ikiz Bebek dedi ki...

arada çocuk gözüyle baksalarya şu dünyaya.

burcu.. dedi ki...

Şimdiden yoldan çıkardın sabiyi. Ne demek erkek arkadaş. Zinhar katledile :))

Sen Gelince dedi ki...

Daha nasıl anlatılabilirdi diye düşündüm okurken:)

elif-kayra dedi ki...

kesinlikle katılıyorum ,
zaman zaman oğlumun kendi yaşıt kız arkadaşları ile daha güzel oyun kurduğunu farkettim.
bu ayrıma katılmıyorum .

bahriye-kerem dedi ki...

yine ne güzel yazmışsın...son cümlene kadar katılıyorum dediklerine...niyedir bu ayırım...anlamış değilim...

derya öz dedi ki...

Sevgili Deniz, ben de kız lisesinde okudum, gerçi bizim sınıfta 3 adet numunelik erkeğimiz mevcuttu, okul 2000 e yakın kız ve 60 erkekten oluşuyordu, kız liselerinde tam da senin anlattığın gibi, camlardan bellerine kadar sarkıp, dışarıdaki erkeklere laf atmalar meşhurdur, benim gibi karma okullardan gelenler için de trajikomiktir:))dışarıdan bakan her erkek de o 60 erkeğin yerinde olmak ister ama o zavallı 60 erkek az çekmemiştir bu kızlardan:)) Nimet Ablamız da abarttıkça abartıyor, bakalım daha neler görüp de "oha falan olacağız" çok merak ediyorum:(