6 Ağustos 2010 Cuma

Mutlu olmak ne ki zaten?


Mesela ben bulaşık makinesini boşaltılmış bulunca
acayip mutlu olurum.

Ya da çamaşırların asıldığını gördüğümde...

Ev mis gibi börek koktuğunda...

Ya da çay filiz filiz demlenirken...

Sürpriz yumurtadan çok sevimli bir oyuncak çıktığında
ya da Toy Box'tan...

Soluksuz okuduğum bir kitaba rastladığımda,
okumak için yatağıma çekilmeyi sabırsızlıkla beklediğim...

Ya da aman tanrım ne laf ama diyebileceğim,
altını çizebileceğim bir söz bulduğumda...

Öğlen yemeğinde güzel bir lezzeti keşfettiğimde...

Çocuğum için güzel bir hafta sonu planlayabildiğimde...

Güneşli bir Yaz sabahına uyandığımda...
Ablası onu yedirirken o küçük suratı seyrettiğimde...

Onun en keyifli halini hayranlıkla izlerken...
Ağzında emzik Tarzan'ı 150.000 kez seyrettiğinde...

Görkem'de gördüğüm şu fotoğrafa baktığımda...
Rengini ve kokusunu içime çektiğimde...


Büyük mutluluklar da lazım hayatta elbet.
Ama büyüklere çok odaklanırsanız, mutlu olmak için sürekli beklemeniz gerekebiliyor.

Hepinize mutluluklarla dolu nefisss bir pazar kahvaltısı diliyorum.
Bu parçayı da dinlemenizi öneriyorum.
SUNDAY TABLE/ PİNK MARTINI








5 yorum:

görkisan dedi ki...

tam ben de bu ruh halindeyim bu sabah, satir satir asagi ine ine, okudukca herbir maddeyi yeni bise ilave ede ede sonuna geldim, beklemek kelimesini de gorunce sanki banaymis gibi geldi bu yazi, diyorum ya icime cektim, umut doldum, cok iyi oldum, operim sizi pek cok

Pinky dedi ki...

ay bende şekerfarenin keyifli hallerine hayranım :) ve Görkem'in lavanta bahçesine de tabbi. kokusu geliyor gibi gerçekten :)

burcu.. dedi ki...

Lavanta koktu bana da :))
Beni de bu post çok mutlu etti mesela; huzurlu, dingin..:)

elif ada dedi ki...

Evet evet, mutluluk tam da budur işte...

Feride dedi ki...

iyi pazarlar herkese mutluluklar !