9 Ağustos 2010 Pazartesi

Öyleyken böyle...



Cuma akşamıyla başlayayım.
Buika denen Latin hatunu dinlemeye gidelim dedik,
Murat çalışıyordu, eş durumundan...
Suada sanki bir fırın gibiydi.Yüzünü sıcak yalıyordu insanın...
İnsanlar da akın ettikçe ve bir de yan taraflarda yemek yiyenler
son derece terbiyesizce gürültü yaptıkça iyice üstümüze üstümüze geldi ada...
Erken çıktık. Müzik harikaydı oysa.
Acaba şartlar öyle olmasaydı, tadı daha farklı olur muydu?
Yoksa artık gece çıkmaları bünyeyi yoruyor mu?


Cumartesi Koç Üniversitesi'nde bir uygulamaya katılacaktık
Zeynep'le... Çocuk gelişimiyle ilgili...
İkimizinki de yarıda kaldı.
Nadir yavrum benim zaten ateşliydi,
Yaz da iki tane baktı, iki tane yaptı, kalkcam ben dedi.
Olayın devamı nasıl gelecekti merak ettim ama başı şöyleydi:
Kadın, bizi bir odaya aldı.
Masanın başına oturttu.
İki ayrı cam kavanoza oyuncakları atmaya başladı.
Yaz'a da aynı sırayla atmasını söyledi.Yaz 1-2 attı, başta doğru attı, sonra sapıttı,
kafasına göre rastgele oyuncakları kavanozun içine koydu.
Zaten sonra da sıkıldı.
Acaba kadıncağız önce biraz çocukla yakınlaşmaya çalışsaydı,
oda çok sessiz ve resmi durmasaydı öyle mi olurdu?
Her şeyi hatırlayan cin, sınava tabii tutulduğu izlenimine kapılınca
sabote mi etmek istedi kim bilir?

Sonra bari çocuklarla beraber bişeyler yapalım dedik
ama Nadirciğim iyice ilacın etkisiyle bitkinleşince
onları evlerine bıraktık.
Buharlaşmadan bari biraz jetonlu oyuncaklara gidelim dedik.
Çok bayılmıyorum ben de AVM'lere ama bu sıcakta kaçacak bir delik işte.
Yaz burada da şaşırttı beni.Bir oyuncak dükkanına girelim dedim ve hayır buraya girmeyelim dedi.
İki yandaki bijuteriden ise çıkmak bilmedi, hatta kendine uğur böcekli bir taç seçti.

Dün ona sorduk babasıyla.
Balıklara mı gitmek istersin, buz müzesine mi?
Balıklara gittik ikinci kez. Babası gitmemişti onu götürmüş olduk.
Buz müzesi nasıl olur bilmediğinden öyle söylemiş olabilir mi?

Dün parka indik, çocuğun tekinin babasının yanına gitti ve öyle durup dururken
annem işe gitmeyecek! dedi.
Ben de evet bugün tatil, bugün gitmeyeceğim dedim.
Ve bu sabah yine kıyamet koptu annem gitmesiiiiin! diye...
Acıklı gibi geliyor kulağa ama sonra düşündüm.
Her gün evde olsam, evde olmam bu kadar kıymetli olur muydu diye...
Olmazdı herhalde.
Yoksa züğürt tesellisi mi bu?

Ne bileyim işte... Öyleyken böyle...

(Bu sabah CD'lerini anlatıyor kendi kendine :
http://www.izlesene.com/video/cocuklar-tarzankayu/2451829



( Benim kızım erkek Fatma'dan hallice dostlar...
Ama süsünü de ihmal etmez. )


(Burada naapıyor dersiniz? Bana gülümse diyip, fotoğrafımı çekmeye çalışıyor.)

5 yorum:

İrem dedi ki...

çok kokoş olmuş tacıyla:) emin ol züğürt tesellisi değil evde olsan git deme ihtimali var o yüzden herşey gibi ona da alışıyorlar:)

Sıcak havada akvaryum iyi gelmştir ama buz daha iyi gelebirdi.

burcu.. dedi ki...

Yaz OLMUŞ bence :))
Küçük bir kokoş olma yolunda sağlam adımlar atmaya başlamış :))

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

çok tatlı olmuş
seçtiği taç harika :)
Nadir Serhan iyileşsin kuzucuk ...

bahriye-kerem dedi ki...

çalışsan da çalışmasan da senin olacağı her an onun için çok değerli olurdu deniz...ben çalışmıyorum ve şunu fark ettim onlar bizlerle vakit geçirmekten zevk alıyorlar...bu 24 saatte olabilir,2 saatte...

o nasıl bir konuşma..nasıl anlatış şekli...maşallah yaz tatlısına...

Kaymaklı Kadayıf dedi ki...

Bu sıpa genç kız oluvermiş dört ay bırakıp gittim maaşallah vallahi