27 Ağustos 2010 Cuma

Zaman dediğin...


1 yıl... İnsan yaşamının tamamı düşünüldüğünde ne kadar da az görünüyor.
Oysa neler değişmiyor ki 1 yılda...
Bazı ilişkiler başkalaşım geçiriyor.
Bazıları daha da tatlanıyor.
Bazıları ekşimsi bir tat bırakmaya başlıyor insanın ağzında...
Yüzlerdeki yaşanmışlıklar kadar
ruhlarda oluşan çizgiler de yansıyor davranışlara...
Antiaging kremleri de işe yaramıyor o çizgilere maalesef.
Beni daha birkaç senedir tanıyanlar 'sakin' olarak tanımlıyorlar.
Seviniyorum aynı zamanda şaşırıyorum bazen, eski beni tanıdığımdan.
Daha fevri, telaşlı vesaire...
Bazen kalıntıları vardır yine bunların ama doğru, sakinleştim eskiye göre...
Asıl başarının gemileri yakmak değil, yüzdürmek olduğunu öğrendim de ondan...
Bakıcısından, arkadaşına, işine...
Her yerde geçerli bu.


Aynı duvarın önünde 1 yıl önceki bücürle aşağıdakine bir bakın.
Şu anki bücür elini omzuma koyup bana,
"Annecim, benim biraz işim var. İçeri gidoorum. Sakın üzülme tamam mı?
Hemen gelicem." diye upuzun bir paragraf söylüyor.
Dönüp arkasını odasına gidiyor, ben de hayretle bakıyorum arkasından...


Dün gece yine bir Ferzan Özpetek filmi seyrettim. Mükemmel bir gün.
Neden yaptıysam, iki dev parça çikolota yedim öncesinde,
uykum kaçtı, gözlerim faltaşı gibi açıldı.
Film önce öyle yavaş ilerliyordu ki, bir yandan da internette takılabiliyordum, anlayın artık.
Tata ttaaa... Ve öyle bir final çıktı ki, doink! diye çakıldım ekrana...
1 yıl, 1 gün, 1 ay... O kadar izafi ki zaman işte.
Bazen bir gün, 1 ömürden daha uzun.

6 yorum:

Little miss sunshine! dedi ki...

bu yazının tadı damağımda kaldı... uzun uzun ne zaman okuyacağız seni? :)

iskorpit dedi ki...

bu cadı yanına yaklastığımda dittt gelmee derdi.geçen gün parkata yavaşça yanına yaklaştım beni gördü ve...amcacım gelmiş diye koşa koşa boynuma sarıldı ve benim yağlarım bir anda eridi..yaz abla büyüyo..

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

Ferzan Özpetek izlemedim daha.
daha öncede demiştin ya
işi bir sonlandırayım hepsine vakit kalacak
bücürler; bizmi onları büyütüyoruz onlarmı bizi, bilemedim :)

ikiz Bebek dedi ki...

o fotoyu hatırlıyorum ben, ilk gördüğümde o bacakları ısırmak istemiştim, 1 yıl geçti düşüncem hala aynı :)

Murat dedi ki...

Ne kadar guzel anlatmissin; yaktik gemileri, donus yok artik geri demeyi birakiyor insan zamanla. Bak cocuugum diyen bu bucur hayatimiza girdikten sonra; neler degisti neler. Ev disinda olan stresim, iki askimi gorunce hemen kayboluyor. Iyi ki varsiniz

Bu arada unutmadan Yaz'in soylemiyle " isirmak yok!"

Yasemin Aktuğ dedi ki...

Deniz süper bir yazı olmuş. İnsanın kendinden birşey bulmaması imkansız bir yazı bu. Yüreğine sağlık.