6 Eylül 2010 Pazartesi

Yeni kavramlar

Yepyeni kavramlarla tanışıyor her hafta...
Bu hafta müfredetta neler vardı neler...
Gelin- gelinlik- damat- evlenmek kavramlarını işledik mesela...

Teyzesinin gelinliğini denemeye gittik. Gitmeden önce ve orada
bol bol anlattım ona... Onu öyle beyazlar içinde ve platformun üstünde yükselmiş görünce öyle şaşırdı ki. Hayran hayran baktı. Sonra etrafında dolaşırken, gidip eteğine bastı yanlışlıkla.
Olayı anlatmasını istediğimizde şöyle bir sıralama yapıyor her defasında:
"Bettee gelinlik giydi, ben üstüne bastım, sen kızdın!"
Yok be yavrucum diyorum her defasında kızmadım, sadece kirlenir dedim.
Ama hassastır kuzum benim.
Neyse olayı artık kavramış durumda, Beste evlenecek, gelinlik giyecek, hatta
Yaz da onun eteğini tutacak!


Yeni kavram, yeni mekan...
Nişantaşı'nda turlamak!
İlk oluyor kendisi için...
Bu kadar kalabalık caddelerde ilk defa yürüyor yanlış hatırlamıyorsam.

Mothercare'den boş çıkamadık elbet.
Bir tahta oyuncak aile buldum ki hepimiz bayıldık.
Büyükanne, büyükbaba, anne, baba, çocuklar...
Kıyafetleri de çok özenli, çok şeker.

Bir Nişantaşı Cafe'sinde, sakin sakin oturdu, hem de mama sandalyesine de değil.
Büyükler gibi... Evcilik oynadık yemek gelene kadar... Hep birlikte.

Şu suratın şebelekliğine bakın.
Sebep kapuçino köpüğü...


Güneş gözlüğü takmak da yeni bir kavram bizim için.
Takmazdı, redderdi eskiden...

Oyun parkımız tam apartmanın altında.
Yani ayaklarınıza kara sular inmiş olsa da
parka gözükmeden
yukarı çıkmanın imkanı yok.
Yaz geldiiii, hadi herkes toplaşsın.
Meşhur Doruk'umuz şu oturan lacili delikanlı...

Al bakalım, yeni bi' kavram daha!
Erkekler evcilik sevmezmiş!
Dur Doruk dur.... Nereye?
Evcilik kız kıza oynanıyor maalesef şekerim.
Oysa ki bu yaşta erkekler de biraz evcilik oynasa
ileriki yaşamlarımıza faydası olur ; )

Artık çok uzun süre 'oyun' oynayabiliyor.
Hem yalnız, hem de arkadaşlarıyla...
Bayılıyorum seyretmeye, dinlemeye...

Yorgun mu düşmüş, yoksa başını mı dinlemek istemiş biraz,
kendiyle kalmak ya da...
Belki her ikisi de...

Sabah gelirken de, kapının önünde yine 'anne gitmesin krizi'
yaşanınca kapının önündeki su ve elektrik sayaçlarının işlevlerini anlattım.
Yaz dişlerini fırçaladı 3 lira, Yaz elini yıkadı 10 lira diye.
Böyle yeni bişeyler anlatınca nasıl da ilgisini çekiyor.
Dinliyor gözünü kulağını dört açıp.
Zaten susup, sakinleşti ben anlatırken.
Al sana yeni bir kavram daha...
Şimdi anlatır herkese, sayaçların nasıl çalıştığını...


10 yorum:

YILDIZ dedi ki...

Yeni kavramlarla büyüyor Yaz,annesi kızın ciddi ciddi büyüyor;))

Gelincik dedi ki...

cok guzel bir gundu gercekten... hepimiz icin yepyeni kavramlarla dolu :)))

Yurdanur dedi ki...

Blogunuzu yeni keşfettim..İçim açıldı desem..

Sevgiyle :)

NiLaY dedi ki...

harikasınız canım hepiniz :)
böyle böyle büyüyor bu fıstıklar :)

Tibetin annesi dedi ki...

Ne güzel olmuş Betteeem! çok güzel gelin olacak arkadaşım... :)
Yaz'ın kendi kendine oynamasına çok özendim desem...

MkediK dedi ki...

Beste abla çok güzel bir gelin olacaksın belli ki. "melek" gibi...

Murat dedi ki...

Baba ise kaçırıyor bunları; üfff yaaa başlarım U2'ya

Deniz dedi ki...

- Evet canım :)Bu arada küçük kelebek ne zaman geliyor?????

- Bibet de oynuyor ama :)

- Merveciiim nasılsın?Anneciğin nasıl?

- Olsun yakalarsın kaldığın yerden...

Deniz dedi ki...

- Evet Bestecim çok keyifliydi: ))
Yaz da çok eğlendi

- Hoş geldin Yurdanur, nasıl sevindim içim açıldı demene :)

-NAsıl gidiyor seyahat Nilay? DÖnmediniz di mi?

Kaymaklı Kadayıf dedi ki...

Acayip marur ve güzel bir genç kız olacak bu kız bininci kez yazıyorum şuraya demedi deme.Diş fırçaladı 3 tl :)))))