15 Eylül 2010 Çarşamba

Ziller kimin için çalıyor?


Yeni bir eğitim/öğrenim dönemi başlıyor.
Çocukluğumdaki 'bir gün önce' krizlerim geliyor aklıma.
Mideme kramplar girerdi ki, gayet de iyi bir öğrenciydim.
Tatilin bitmesi bir kabus gibi çökerdi geceden...
Şimdi daha büyük kabuslar var artık.

Okullar açılıyor. Ama Milli Eğitim'in,
YÖK'ün, ÖSYM'nin her yerinden pis kokular yükseliyor.
Zaten düşük ücretler, yapılamayan atamalar, canından bezmiş öğretmenler
hep bilinirdi. Ama artık bir sürü yalan yanlış şey dönüyor ortalıkta...
Artık abartı rakamlara ulaşan ve hiç de yasal olmayan
'kayıt paraları' var. Ama madalyonun arkasında da yeterli ödenek
olmadığından çaresiz kalan okullar var... Tek hademe için ödenek verilen bu okulların
diğer çalışanlarının maaşı nasıl ödenecek bilen yok.
Oysa Milli Eğitim'e ayrılan bütçe hiç de küçümsenecek düzeyde değil bildiğim.
Yapılan ulusal sınavların tüm gelirleri de fazladan Milli Eğitim'in kasasına gidiyor.

Haaa sınav dedik de, sınavların hali ne peki?
Çalış çabala, tüm hayatını bu sınava bağla.
Artık ne sonuca güvenebiliyorsun, ne kazanana...

Gerçi onun da faturası Ergenekon'a çıkmış en son duyduğum...

Tek umudum gelecek nesiller ve eğitim sistemimiz için burada tanışma fırsatı
bulduğum pırıl pırıl beyinler.
Onlar ve benzerlerinin yetiştireceği öğrenciler.
Onlar kendilerini iyi biliyor.

Hepinize iyi ve olabildiğince temiz, lekesiz, tek problemin havuzlarla ilgili olduğu
bir eğitim yılı diliyorum.

Çok sevdiğim bir sözle bitireyim sözümü:
"Doğru bir çocuk yetiştirmek, yanlış bir adamı düzeltmekten daha kolaydır."
Frederick Douglass




1 yorum:

ELİF dedi ki...

Sevdim bu sözü..Ne kadar kibar parmak boyası yapıyor, Rüya bileklerine kadar sokmuştu en son ellerini:))