26 Ekim 2010 Salı

Lider anne-baba olmak...


Bir zamanlar çok katı, otoriter, bakışlarıyla çocuğu olduğu yere
mıhlayan, nuh diyen peygamber demeyen,
izin alana kadar deveye hendek atlatan,
sesiyle odaları çınlatan anne-babalar vardı...

Onlardan ağzı yanarak büyüyen bir nesil geldi sonra.
Çocuk büyütürken, bir relaxlik,
bir hayır-bilmezlik aldı başını gitti.
Onlar arkadaş anne-babalar oldular ama
seviyeli bir arkadaşlık mı oldu bu,
yoksa çocukerkil bir aile mi çıktı ortaya tartışılır.

Hepimiz düşünüyoruz ara ara, nereye ne kadar 'sınır' koymalı?
Ne kadar 'hayır' olmalı?
Hangisi hayırlı?

Şu okuduğum kitaptan birkaç şey paylaşayım:
"80'lerde hoşgörülü yaklaşımın iyi niyetli savunucuları ana babaların
çocuklarının arkadaşı olması gerektiği fikrini ortaya attı.
Bu yaklaşım bir önceki kuşağın ana babalarının savunduğu ilkelerin
birçoğundan vazgeçmesini gerektiriyordu.
..... Maalese bu yaklaşamı destekleyenler çocukların yetişkinler gibi düşünmediğini ve davranmadığını unutmuştu. Tıpkı çocukların kurallara, disipline ve sınırlara ihtiyacı olduğunu unutmaları gibi.
'90'ların başında bazı ana babalar bu gelişmiş arkadaşca tekniğin sonuçlarını almaya başladı, çocukları kontrolden çıkmıştı. Hepsi kim olduklarının bilincinde olmadan
"bitmek bilmez bir an"'ın tadını çıkarıyorlardı.
Bir yerlerde hata yapıldığını kabullenme zamanı gelmişti.
Günümüzde birçok anne baba eskilerin zaten bildiği bir şeyi yeniden keşfediyor. Ana babaların eğitici olmasının önemini...
Çocuklarla arkadaş olmak elbet önemli.
Ama anababaların ana baba gibi davranması ve çocuklarını yönlendirmesi çok daha önemli.
.... Başanlı bir anne baba olabilmek için liderlik yapabilmek ve
çocuklara ölçülü bir otorite göstermek gerekir.

Lider anne babalar: Basit gibi görünen fakat sihirli ve yıllara meydan okuyan bir kavram.
Çünkü lider, hem sevilir, hem de takip edilir...

.........

Yani DENGE... Benim kendime çıkarttığım.
Tutturması zor bir olgu. Çoğu zaman arkadaş anne/babaya kayıyoruz gibi...

Sizin de, takip ettiğiniz birçok kaynak gibi her çocuk gelişimi kitabı birşeyler söylüyor.
Ben de her çiçekten beğendiğim balı almayı seçiyorum.
Kendime ve çocuğuma en uygun olanı...

(Sonradan ekliyorum burayı, dün bu yazıyı yazdıktan sonra iki örnek olay geldi aklıma.
İlki çok eski bir arkadaşım hakkında.
Tam bir arkadaşlık ortamında yetiştirdi kızını.
Kızı şimdi kocaman bir genç kız.
Hiç unutmam, çocukken bir rüya görmüştü.
Anne araba kullanıyor, ama kullanırken yanındaki arkadaşıyla konuşuyor.
Çocuk da arka koltuktan ön taraftaki direksiyona uzanıp,
kaza yapmayı engellemeye çalışıyor sürekli ve anneyi uyarıyor.
Jung'da arabanın hayat yolu olduğunu düşünürseniz, yorumlamak çok da zor değil.

İkinci örnek olay iş görüşmesi için aradığım bir adayla ilgili.
Tam 80'ler kuşağından...
Küçücük. İş görüşmesine çağırıyorum kızı, bana açık adresinizi benim gmail adresime atar mısınız diyor... Dünyanın merkezi olmaya ne kadar alışmış.
Ben de lütfen internet sitemizden açıp bakar mısın dedim, ne diyeyim...)



9 yorum:

Yazgüneşi dedi ki...

Bir makale okumuştum sanırım ya defne çok bebkti ya da hamileydim henüz
diyordu ki:
"çocuğunuzla arkadaş olmamalısınız
onların onlarca arkadaşı olacak zaten
ama sadece bir tane anne ve bir tane babları var"

bu cümle o gün bu gün hiç çıkmadı aklımdan...

k.i.s.d. dedi ki...

Yazgüneşinin yazdığı cümleyi yazacaktım yorumumda :) Tesadüfe bak onun da aklına aynı şey gelmiş. Arkadaş başka bir şey bence. Anlayışlı ve dinleyen ebeveyn olmayı arkadaş olmakla karıştırmamak lazım. Dediğin gibi denge işi bu, tutturması zor. Ama bir davranış biçimini benimseyince insan zamanla onun çerçevesini taşımaya başlıyor. Herşey zamanla oluyor.

Bu güzel ve düşündürücü yazı için teşekkürler.

Deli Anne dedi ki...

Zor, zor, zor vesselam annelik. Beni fiziksel yorgunluktan ziyade bu zihinsel yorgunluk yiyip bitiriyor. Tamam diyorum, mağara anneliğine dön diyorum ama gene de kayıyorum duyduklarıma. Artık kitap okumuyorum. Tez konusu yapmaktan bıktım çocukları. Her çocuk kendine özelse bir kaç klişe kuralla tüm çocuklar yetiştirilebilir mi?

konudan uzaklaşmış olabilirim, kaptırdım gene.. sevgiler.

ikiz Bebek dedi ki...

çocuk ne görürse obu tekrar eder galiba, sanırım onun yapmamasını istedieğimiz şeyleri bizimde yapmamaız gerekir.

Deniz dedi ki...

Sana çok katılıyorum Özgecim, ama bi de mesela bizim yapmadığımız halde ısrarla yapmak istedikleri şeyler var,çok masum bir örnek ama yemek yemeyip çikolota istemek gibi...

Liya Azelya dedi ki...

Rica etsem bloguma uğrarmısınız? Size bir sürprizim var :)

Bellek Kutusu dedi ki...

Çok güzel cevap vermişsin Deniz'cim:)

Anne Café dedi ki...

çok beğendim bu yaklaşımı. annem bizi gözleriyle yönetirdi, sonra hiç yönetmeyen anneler çıktı. şimdi ben ne yapacağımı bulmaya çalışıyorum:))

Adsız dedi ki...

Wow, thiѕ рiece of wгiting is gooԁ, my sister iѕ
anаlyzing such things, so I am gοing to
let knοw her.

Also visіt my weblog ... payday loans
Also see my site :: Payday Loans