26 Kasım 2010 Cuma

Yastık sohbetleri

Çocukken duyardık herkes yattıktan sonra
annemle babam mırıl mırıl günün olaylarını yorumlar,
sohbet ederlerdi. Bu mırıltılar eşliğinde uyumak nasıl güzel bir keyif,
nasıl güzel bir güvenlik duygusuydu.
Bu detay, başlığı yazdıktan sonra aklıma geldi.


Akşamları yatağa gitmek üzere hazırlanırken,
ya da yattıktan sonra öyle güzel sohbetler yaşanıyor ki aramızda.
Baldan tatlı.
İlgiyi dağıtacak hiçbir oyun, televizyon, yaramazlık dürtüsü olmadığından
el ele sohbet ediyoruz.
Günün olaylarından, dünün olaylarından, yarın
yapacaklarımızdan.
Tamamen konuşmaya odaklı olan ilgisinden hareketle
hak ettiği övgüleri yapıyorum ona.
İlacını sorun çıkartmadan içtiyse,
yemeğini yeterli yediyse,
balığının yemeğini verdiyse mesela.
Övüyorum, takdir ediyorum.
Yanlışları söylemek için de uygun bir mekan tabii yatak.
Uyumadan önce yaptığım uyarıları, daha bir can kulağıyla dinliyor sanki.
Bazen kendini de savunuyor, iki yaş aklıyla...

Bazen de odasının o loş ışığında, gülesim geliyor verdiği cevaplara...
Mesela...
Tuvelet eğitimiyle ilgili bir kitap okurken:
- Kuzucum sen de abla oldun artık di mi?
-Hı hııı.
- Sen de beze bay bay diyeceksin yakında, tuvalete yapacaksın di mi?
Alın bakalım cevap:
-Tamam anne, ama birazcık daha büyüyeyim de...
(Bu arada tamam kelimesini hamam gibi söylüyor çok komik)

Ya da... Yine kitap okurken, inekten bir bardak süt isteyen çocuğa
ineğin "sen git buzdolabından iç" dediği bölümde:
- Buzdolapta içilmez ki, yatakta içilir süt. (Elinde biberon)
Dolapta içersen çok komik olar.

Öğretmenler Günü'nde... Geceliğini giydirip, yatmaya hazırlanırken
şarkı söylüyorum ona: "Öğretmenim canım benim, canım benim..."
"Sen bir ana, sen bir baba her şey oldun artık bana" bölümünde itiraz eder:
- Öğretmenden baba olmaz ki... Baba babadır."
Anne oluyor demek ki :)

Okuldan bahsediyoruz karşılıklı.
-Canım yarın okul var ne güzel di mi?
-Anne benim okulum uzakta çok üzülüyorum...
(Bu arada okulu çok seviyor artık, koşa koşa gidiyor. Okul da çok yakın aslında.
Ama rol kesiyor işte. )

Bu üzülüyorum rolünü de çok yapıyor artık artiz.
Bu sabah da anneannesine demiş ki dudaklarını büzerek:
- Anneanne, geçen gün kolyeni bizde unutmuşsun,
çok üzüldüm ben...

Veee son bomba.
Bu sabah okuldan taksiyle dönerlerken anneannesine
başlatmış anlatmaya:
-Babamı polisler götürdü. Annem onu kurtaramadı!
Hönkkk. Annem diyor ki taksici gerçek sanacak diye naapacağımı şaşırdım.

Neyse Einstein'ın meşhur lafını unutmamak lazım:
"Hayalgücü bilgiden daha önemlidir."


Şimdi size yastık sohbetleriniz bol olsun, baldan tatlı gelsin diye
bir dilekte bulunacağım ama...
Gece çocuğunu uyutmak için saatler boyu canı çıkan annelere
iyi bir dilek mi bu çok da emin olamadım...

7 yorum:

YILDIZ dedi ki...

Denizciğim şu anneannesine söylediğine koptum ya yerim ben bu bıcırığı;)
Geceleri bebeğini uyutmaya çalışan anne olarak ileride Yaz gibi olunca yastık sohbetleri yapan anne olurum inşallah canım...

YILDIZ dedi ki...

Denizciğim şu anneannesine söylediğine koptum ya yerim ben bu bıcırığı;)
Geceleri bebeğini uyutmaya çalışan anne olarak ileride Yaz gibi olunca yastık sohbetleri yapan anne olurum inşallah canım...

Gelincik dedi ki...

"buzdolabında süt içilmez ki" ne kadar mantıklı :)
"öğretmenden baba olmaz ki", ne kadar uçuk kaçık :)))

burcu.. dedi ki...

Yuvaya severek gitmesi süper. Bayağı rahatlamışındır sende.
Sizin evde yasadışı olaylar mı dönüyor nedir? Çocuktan al haberi :)))

Bu arada ben de bayılırım yatak sohbetine. Çenem düşer yatağa girince benim :))

Tibetin annesi dedi ki...

Yuvadaki öğretmeni kadın mı? belki ondan erkekten öğretmen olmaz diyordur??? :P

iskorpit dedi ki...

yaz yarmazlık yapalımmmı hamam amcacım..

Anne Café dedi ki...

demek kurtaramadın kızın babasını:))) ne tatlı yaa!