30 Mart 2011 Çarşamba

Tiyatro

Şekerfarem, bugün ilk defa okulla tiyatroya gitti.
Büyümüş de okul gezisine gidermiş küçük hanım.
Giderken yine arıza çıkartmış kıyafetle ilgili.
İlla mavi puantiyeli elbisemi giyeceğim diye.
Giymiş de.
Bizim hayatımız tiyatro artık onunla,
başka tiyatroya ne hacet.


Her gün annem götürüyordu onu okula 
ve alıyordu.
Şimdi kolu kırıldığından beri götüremiyor.
En yakın oyun ve çılgınlık arkadaşı şu an istediği performansı gösteremiyor yani.
Geçen gün gittiğimizde başını dizine koymuş 
anneannecim çok özledim seni demişti oysa ki.
Bugün ne yapmış? 
Tiyatro dönüşü anneanneye uğramışlar, annemi hala sargılı görünce
-Seninle oturmayacağım ben, içeri girmeyeceğim demiş.
Üzülmüştür annem...

Aslında "alçıyı" gözardı etmek, görmemek istiyor farkındayım.
İlk gün o tarafa bakmıyordu bile...
Ne ilginç...
Annemin şu andaki durumunu görmemezlikten geliyor, kabul edemiyor...

Akşama dinleyeceğim bakalım, tiyatro nasılmış.
Keyfi ister de anlatırsa tabii...

Hiç yorum yok: