18 Mart 2011 Cuma

Yokluğunda çok kitap okudum...

Ey blog, sen yokken, uykudayken...
Hayat durmadı tabii.
Yenilikler, yeni huylar, depremler, üzüntüler, sevinçler oldu.
  
Paylaşmaya nasıl alışmışız onu anladık, sen yokken.
Sen yokken protesto ettik, bağırdık senin için.
Ağzımızı bağladılar gibi hissettik.

Sen yokken küçük hanım 6.5'larda uyanıp, salona gitmeyi ve orada uyumayı
yeni adet çıkardı.
 

Sen yokken son derece mütevazi bir Mabel sakız için
bacaklarıma sarılıp, Annecim çok istiyordum, çok teşkür ederim
diyen bir kibarcık oldu.
 Sen yokken resim aşkı canlandı yeniden.
İnsanlık için küçük, kendi için büyük aşamalar yaptı. 


Evet ne yalan söyleyeyim, daha çok kitap okudum,
başka sosyal ağlarla seni aldattım,
ama yok be blog
yokluğuna alışamadım!

9 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

evet ya. ben de bu arada twitterla fingirdeştim. ilişkimiz devam eder mi bilemiyorum ama :P
o uyuyan şekerfareyi de yerim ama :)

Burcu.. dedi ki...

o nasıl bir perişan yatmadır öyle. nasıl yumulası yatmadır :)

Gelincik dedi ki...

robotek gibi yatmış :)

Deniz dedi ki...

uyku tulumu işte:) pufuduk pufuduk, robot gibi oluyo

tuem dedi ki...

o nasıl uyumadır öyle yerim onu yaa Mabel sakız için bacaklarına mı sarıldı çok tatlı senin kızın :)

İrem dedi ki...

o uyuma değil bildiğin sızmış :)

YILDIZ dedi ki...

yokluğu bir boşluk etkisi yarattı hepimizde,facebook bağımlısı haberlerine gülerken kendime sen de blog bağımlısı olmuşsun dedim.
Uyuyan şekerfareye de bir öpücük kondurdum:)

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

Yaz'ı böyle görünce nasıl uyuyasım geldi :)

içimizdeki karnaval dedi ki...

Ben bloğuma ihanet ettim ve yokluğunda kendime yeni bir sayfa açtım....Boşanacağız galiba...ama blog arkadaşlarıma çok alışmışım kimlerin bende kalacağı konusunda uzlaşamadık :)))