27 Nisan 2011 Çarşamba

Altın bilezik

Hava henüz aydınlanmamış, alacakaranlıktı... 
Yorganın ucundan çıkan ayak parmağı evin sabaha karşı
buz kestiğinin sinyalini veriyordu.
Mutfaktan gelen seslerden annesinin çayı demliyor olduğunu anladı.
Ve bardakların içine konan çay kaşığı şıkırtılarını dinledi.
Az önce annesinin hadi kızım geç kalacaksın uyarılarıyla
açılmıştı kirpikleri... Ama gözkapakları gülle gibiydi, yeniliyordu yer çekimine... 
Kötü de bir rüya görmüştü. 
Sınav günü gelip çattığında hiç çalışmamış olduğunu görmüştü.
Derin bir nefes aldı yorganın altında, gözkapaklarının arasından duvara dayalı 
gitarına baktı. Ne kadar zaman olmuştu, elini sürememişti. Kesin gerilemişimdir diye düşündü.
Bütün hafta çalış, sonra da dersaneye git. İki tel bile tıngırtadamadım diye hayıflandı.
Dolabının üstündeki ucu yırtılmış BON JOVİ posterine baktı.
Yahu bunca sene bekle bekle, geldiklerinde ise inek şaban gibi çalışıyor ol.
Haksızlık bu!

Hiç gidesi yoktu bugün dersaneye...
Müge'lerin bugün dersaneyi kırmak için sözleştiklerini hatırladı.
Eğer o da katılmak istiyorsa, dersanenin karşısındaki 2Wizz adlı kafeye gelebilirdi.
Şeytan diyordu git, amaaan benim de canım var.
Hem kimin kazanacağı belli mi, belki ben kazanamayacağım, bu kendilerine molalar verenler
kazanacak. Biraz da az sigara içselerdi keşke. 
Boğuluyordu, öyle ortamlarda...
Bi çocuk var diyordu Müge, üniversiteli... 
Çok hoşlanıyor senden, hem kızım iyi olur gaza gelip daha çok çalışırsın belki... Annesinin aman kızım, bak aşık olacak çok vaktin olacak, bir sene sık dişini sözlerini hatırlıyordu sonra... 
Gitsem mi diye düşündü? Ama bugün Polinomlar var matematikte... 
Bir kaçırırsam, dönüşü yok.

Annesiyle babasını düşündü.
Babası bir süredir işsizdi... Ona yansıtmazlardı ama geçen gün, o içerde test çözerken
ikisinin fısır fısır hesap yaptıklarını duymuştu. 
Dersanenin iki aylık parası birikmişti.
Böyle bir durumda, ders kırmak onlara haksızlıktı...

Sürünerek kalktı yataktan... 
Çalışma masasının yanındaki gofret kağıtlarına baktı.
 Ve sonra da aynaya...
Basketi bıraktığından, testlere gömüldüğünden beri kilo da almıştı.
Ama bir üniversiteye gitsin, verirdi kiloları...
Bir kazansın da...

Pijama üzerinde, saç baş bi yerde
salona ilerledi. Annesi onu beklerken televizyonda haberleri açmıştı.
Sınavın iptali söz konusu değil diyordu bi yetkili, başka bi tanesi yetkilinin istifasının kendi takdiri olduğunu söylüyordu, diğer bir devlet büyüğü yargının takdiri diyordu.
Birilerinin şifrelerle sınavı kazanacağından falan söz ediyorlardı ama
annesi sen önündeki sınava bak kızım, boş ver moralini bozma kınalı kuzum diyordu.
Altın bileziğini taksın istiyordu koluna, eğer hala bir yerlerde "çalınmadan" duruyorsa...

Bütün vazgeçişlerin, yaşanmamışlıkların, kaçırılmış aşkların, gidilmemiş maçların,
görülmemiş filmlerin, konserlerin pahasına... 
Altın bilezik...
................

Tatmin oldunuz mu?

9 yorum:

Gelincik dedi ki...

oy oyy oyyyy çok fena oldum... sen ben de geçtik bu yollardan ve anlatılmaz yaşanır diyorum. bunlar yaşamadı mı yoksa?

Tibetin annesi dedi ki...

çok üzülüyorum şu canını dişine takıp çalışanlara, annesinin babasının yüzünü canı gönülden güldürmek isteyenlere, altın bileziği bileğinin hakkıyla almak isteyenlere... yazık... çok yazık...

Anne İş'te dedi ki...

sadece kurgulanmış olmasını ne çok isterdim......

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

herşeymi bu ülkede olur. bu kadar aleni hiç utanmadan :(

bahriye-krm dedi ki...

durum ortada deniz...iptal edilecek mi edilmeyecek mi den sonra şimdi de ASYM çıktı ortaya...bu gün okudum haberi :(

Deniz dedi ki...

Bu çocukların ruh hallerini çok iyi anlıyorum :((( Habire nasıl ya, nasıl ya dolaşıyorum, ama yukarıdan bi çözüm yok!
Bizim bücürler naapacak, nasıl bir sisteme büyüyorlar ?

bahriye-krm dedi ki...

şimdilik KOCAMAN BİR SORU işareti...

tuem dedi ki...

ahh ahh ne diyeyim kpss mağduruyum alanım da türkiye 2. ama kadro yok bekle bekleyebildiğin kadar sürekli erteliyorlar altın bileziğim var ama iş yok gerçekten kendim için üzüldüğüm kadar aileme de üzülüyorum el bebek büyüttükleri yavruları sınav yüzünden ömürlerinden ömür gidiyor diyorum ki hadi bize yaptınız çaldınız saatınız soruları daha ergenliğe yeni girmiş umut dolu gözlerle geleceğe bakan hayalleri olan çocuklardan ne istediniz :(

Kaymaklı Kadayıf dedi ki...

Eğitim sistemine güvenmediğin bir ülkede çocuk yetiştirmek emek harcamak içimi sıkıyor, kaçıracağım ben benimkileri kararlıyım, dişimi tırnağıma katıp kaçırmak istiyorum