4 Mayıs 2011 Çarşamba

Botox değil relax...

Seneler sonra aynada görmek isteyeceğimiz yüz nasıl bir yüz? 
Sevecen bakan, dingin, huzurlu... 
Olsun isteriz herhalde hepimiz.
Güzel yaşlanmak... Ya da daha doğrusu güzel yaş al(mak)...

Dudakların ve gözlerin kenarında gülümsemeden oluşmuş çizgiler olsa yalnız...
Yaşamış ama yıpranmamış.
Bazen kendimizi, yani hem kendimi, hem etrafımdakileri 
kaşlarımız çatılmış yakalıyorum.
Öyle abuk sabukluklarla uğraşıyoruz ki bazen, 
çatmamak, düşünmemek mümkün olmuyor.
O anlar kafamızdaki gri düşünce balonlarını patlatıp, 
yerine pembelerini takasım geliyor. 
Kendi kaşlarımı yakaladığım gibi, 
sevdikleriminkini de yakalıyor düzeltiyorum, kızıyorlar mı bilmiyorum;- )

Bence botox değil relax olmak,
antiaging kremleriyle değil, antistres ortamlarıyla sarıp sarmalanmak
hepimize en iyi gelecek şey.
                                                      
 Savabilsek gitse gerilimleri.
Hatta gerilim yaratan mekanları...
 Seneler sonra aynaya bakarken o sorunların kaynağını 
hatırlayamayacağız belki.
Ama biz hep o aynada olacağız.
 
Arkamızdan da aynı aynaya omuzlarımızın üzerinden (inşallah) gururla 
bakmakta olan büyümüş yavrumuzu göreceğiz. 
 
  Kendime bir anneler günü yazısı olsun bu da :)




5 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

Kızmıyorum, aksine birinin beni düşündüğünü bilmek hoşuma gidiyor ;)

Anne İş'te dedi ki...

Ben de kendime anneler günü hediyesi olarak aldım Deniz;teşekkür ederim:)

necla dedi ki...

keşke yazdıkların hepimiz için gerçek olsa..çok güzel bir yazı olmuş gerçekten..

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

ne güzel :) bana koca söyler sürekli kaşlar niye çatık diye :))

YILDIZ dedi ki...

oluyor işte bazen kaşlar çatılıyor ama relax olmak için bir çok" şeyin yasaklanması gerekiyor,bak interneti yasaklayacaklarına o tür şeyleri yasaklasalar ama hayal işte sadece bir hayal :))