6 Temmuz 2011 Çarşamba

3'e doğru


Kızım üç yaşına girdi giriyor... 
Bazen bir mucize o kadar gözümüzün önünde oluyor ki
ancak geri çekilip şöyle bi baktığımızda daha iyi anlıyoruz, ya da mucizelerin varlığını 
perçinliyoruz .
 Gelmiş geçmiş anne/babalığı en güzel anlatan parçalardan birini de paylaşıyorum sizlerle, 
ve sözlerini de... 
Tam da öyle değil mi?
Şu kız mı, kucağımda, karnımda taşıdığım?...
Gözümüzü açacağız kapayacağız ne arada büyüdüklerini hatırlamaya çalışacağız?



Is this the little girl I carried?
Is this the little boy at play?
I don't remember growing older,
When did they?

When did she get to be a beauty?
 
When did he grow to be so tall?
Wasn't it yesterday when they were small?

Sunrise sunset, sunrise, sunset,
Swiftly flow the days,
Seedlings turn overnight to sunflowers,
Blossoming even as they gaze . . .

Sunrise sunset, sunrise, sunset!
Swiftly fly the years,
One season following another,
Laden with happiness and tears . . .

One season following another,
Laden with happiness and tears . . .

( Sunrise, sunset, sunrise, sunset . . . )

3 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

gözlerim yaşardı be! ne sulugöz oldum yahuu! :)))

Gelincik dedi ki...

kucağımıza aldığımız küçük kız gün be gün büyüyor... teyzesi olmaktan gururlandığım bu güzellik tıpkı parlak bir güneşe benziyor...

Küçük Mucizem dedi ki...

BAYILDIM. SLİDE A ŞARKIYA, ŞARKI SÖZLERİNE, YAZDIKLARINA.
NE KADAR ŞANSLIYIZ. DOĞURDUĞUMUZ İÇİN, MUCİZELERE TANIK OLDUĞUMUZ İÇİN.