7 Temmuz 2011 Perşembe

Pozitife bakmak...

(geçen gün masamda buldum onu)
Geçen gün bir beyin fırtınası yaparken, gençlerle ilgili bir araştırmadan bahsettik
ve gençlerin kötü şeyler duymak istemedikleri verisi çıktı karşımıza.
Konuşurken konuşurken de aslında son günlerde son derece geyikmiş gibi görünen
pozitif bakış açısının bazen çok yanlış anlaşıldığını hissettim.
Pozitife bakmayı seçmek asla duyarsızlık, toplumdaki gidişata gözünü yummak,
ya da polyanna olmak anlamına gelmiyor, gelmemeli de zaten.
Ama bunları dönüştürmeyi seçmek belki.
Yani 3. sayfa haberlerinin ne kadar gerçek olduğunu biliyoruz ve içimiz acıyor
ama açıp okuyarak hiçbir katkımız olmuyor. Hatta belki o acı batağına biz de saplanıyoruz sanki.
Ya da trafikteki katliam, kan, dehşet haberlerini görmeden de oradaki 
vehametin farkındayız.
Belki onu değiştirmek, dönüştürmeye yönelik bir katkıda bulunmak için 'pozitife bakmak' gerek.
Ve bu öyle bir manzara ki, pozitif manzarası,
baktıkça bakası geliyor insanın o tarafa...

bir lokma gördüm maviyi binaların arasından

bi çatal aldım
 başka bi açıdan baktım

Haaa bu arada bugün dünya çikolata günüymüş duymuş muydunuz?

Hiç yorum yok: