30 Eylül 2011 Cuma

Bugün cuma, hadi rahatla...


Botlarımızın tozlarını alıp raflardan indirdik bu cuma...
Şap şap sulara basmanın keyfini çıkartma günü.

 Ve de rahatlama...

Yapamadığınız şeyler yüzünden içiniz içinizi mi yiyor, 
alın size rahatlatıcı bir haber :
Tembel anne-babaların çocukları daha çok kendilerine 
yeten bireyler oluyorlarmış. 
Nasıl mı? Kendilerini eğlendirmeyi, oyalamayı öğreniyorlarmış.
Dolayısıyla da kendilerine yetmeyi...
Ama tabii anne ve babanın aynı anda tembel olması gerekiyor bu durumda.
Yoksa biri fıttırıyor doğal olarak.
O zaman yaşasın tembelik! 
İnandık mı? Bilmem :)
 


Ve bu rahatlatıcı haber babalara...
Yine yapılan bir araştırmada babaların kalp sağlığının baba olmayanlara göre çok daha
iyi olduğu ispatlanmış.  
Baba olanın kalbi hem yumuşuyor, hem iyi çalışıyor anlaşılan.

Haaa bi' de, rahatlamak için
 size 99 döngüsünün içine girmemenizi önereceğim.
"O da ne?" dediğinizi duyar gibiyim.
Dinleyin, bu hikayeyi Jorge Bucay'ın Bırak Sana Anlatayım
kitabından aldım:

Bir kral varmış, her şeyi olan ama çok mutsuz. 
O böyle mutsuz oldukça, her sabah onu şarkılarla uyandıran uşağının mutluluğu daha da gözüne batmaya başlamış. Uşağın yüzünde hep kocaman bir gülümseme olurmuş.
Bir gün kral uşağını çağırmış. 
"Nedir bunun sırrı demiş?"
"Senin mutluluğunun sırrı."
"Hiçbir sır yok majesteleri demiş."

O da bir bilgeye sormaya karar vermiş.
Nasıl uşağının bu kadar mutlu olduğunu.
"Majesteleri demiş o döngünün dışında da ondan."
"Bu mu onu mutlu eden?"
"Nasıl çıkmış?" "Hiç girmemiş."
"Neymiş bu döngü?" 
"Örneklerle anlatmama izin verirseniz anlarsınız."
"Uşağınızı döngüye sokalım."
"Evet mecbur edelim."
"Olmaz kimse kimseyi bu döngüye girmeye mecbur edemez."
"O zaman kandıralım."
"Gerekmez efendim, fırsat verirsek kendi ayaklarıyla girer."
"Ama bu döngüyü anlamak için kusursuz bir uşaktan vazgeçmeye hazır mısınız?"
"Evet."
" O zaman bu gece içinde 99 altın para bulunan bir kese hazırlayın. Ne az ne fazla."

Gece bilge para kesesine şöyle bir not bağlamış."
Bu hazine senindir.
İyi bir insan olmanın ödülüdür.Tadını çıkar ve kimseye söyleme nasıl bulduğunu."

Keseyi uşağın kapısına bağlamış. Uşak keseyi bulduğunda inanamamış.
Bu kadar altına ilk kez dokunuyormuş.
Paraları dizmiş, okşamış, böyle oynaya oynaya on altından oluşan dağlar yapmaya başlamış.
Son dağı yaparken bir bakmış, onluk eksik...
 
"Olamaz demiş, beni soydular, Allah'ın cezaları..." 
"Doksandokuz altın lira çok para, ama bir liram eksik. Bu tam bir sayı değil. Tam sayı yüzdür. 
Ama doksan dokuz değil."
Kral ve uşak da seyrediyormuş pencereden.
Sonra eline kağıt kalem almış, başlamış ne zaman 100 altına tamamlayabileceğini 
hesaplamaya başlamış.
Hesaplar yapmış. Eşinin işini ve kendi ekstra işini hesaba katınca son altın lira için yedi yıl yeterliymiş. Çok uzun zaman! 
Uşak 99 döngüsüne girmiş bile. 

"... Neyimiz eksikse ancak o tamamlanırsa mutlu olabileceğimizi düşünüyoruz.
Her zaman bir şeyler eksik olduğu için de hiçbir şeyin tadını çıkartamıyoruz.
Oysa doksan dokuz altın liramız, hazinemizin yüzde yüzü.
Hiçbir şeyimiz eksik değil. Ve yüz, doksan dokuzdan yuvarlak değil..."

 Bence bu sadece maddesel bir hikaye değil. Manevi konular,
 duygular, istekler için de geçerli, doksan dokuz eksik değil...


Bu sabah yukarıdaki fotoğrafa bayıldım.
Bir sürü şey düşündürdü bana...

Ve aşağıdaki 20 dakikada okul yollarına çıkan kızımın çarçabuk hazırlanmasına da bayıldım.
Ve bugünün cuma olmasına da...


 

 





8 yorum:

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

hepimiz o altın küplerini doldurmaya çalışmaktan bitap düşüyoruz :D Altın bugün düşmüş dermişim

Yazın saçlarına bayılıyorum. tarzına bayılıyorum. kendisine bayılıyorum.

isoon dedi ki...

güzel bir alıntı olmuş, eline sağlık, beni bi süre idare eder :)

Bellek Kutusu dedi ki...

Güzel hikaye, pay çıkarana daha da güzel...
Unutmadan yaşasın tembellik!:)

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

iyi ki paylaşıyorsun :D

yıldız dedi ki...

Hikaye çok güzelmiş.

20 dkda hazırlanan Yaza bravo dedim:)

Küçük köyün dünyası dedi ki...

O fotoğrafa bende bayıldım :) Ve 20 dk da hazırlanan yaz'a bravo :)

ikiz Bebek dedi ki...

Denizim o kadar güzel yazmışsın ki.Bu dünyada mutlu olmak için istememek lazım, her zaman elindeki nin değerini bilmek lazım.

Adsız dedi ki...

Тhank you, I have ϳuѕt bеen searching for info
aρproximately this subject fοr а while аnd yours
is the greаtest I've came upon till now. But, what in regards to the bottom line? Are you sure in regards to the source?

Look at my web site: 2Apply4Cash.Com
My website ; payday loans online