15 Eylül 2011 Perşembe

Dip köşe

Önce kızdık, söylendik. 
Biraz patron zoruyla ortalık temizliğine giriştik.
Temizlik derken, 
fazla kağıt, dağınıklık, gereksiz objeler vs...

 Kaç çöp torbası çıktığına inanamazsınız. 
Ya da ne alakasız şeyler çıktığını söylememeyim şimdi. 
Bugünlerde içimde sadeleşme dürtüsü vardı zaten, 
evde de başlatmıştım benzerini. 
Kızdık ama iyi oldu sonuçta.
Ne kadar kalabalık, fazlalık
o kadar beyin karışıklığı...
Bahsettiğim ruhsuz, kişiliksiz, renksiz mekanlar diil tabii.
Ama biz hiçbir şeyi atamadıkça
evrene verdiğimiz mesaj:
her şeyi, her yükü kendimle taşımaya devam ediyorum.
Eskimiş düşünceler, günü geçmiş davranış kalıpları vs vs...
 Yoksa her masanın ruhu, sahibini yansıtan objeleri kalmalı,
hele ki yaratıcı olmak gereken bir meslekte.

 Buyrun masalarımızdan kareler...


Sibelciğimin dövmesi de ne güzel gözükmüş...

 

 Bu da benim masamın öncesi ve sonrası...

 Bugün Yaz'ın okulunda obje günüydü. Herkes bir obje götürüyor.
Küçük küçük aynalardan oluşan disko topları var ya, onlardan götürdü.
Bana şunu düşündürdü bir obje olarak baktığımda;
Etrafta küçük aynalara yansıyan kalabalık ne kadar çoksa
o kadar karmaşayı yansıtıyor bu yanar döner top.
Ve Fight Club'ın unutulmaz replikleri geliyor aklıma: 
"Sizler işiniz değilsiniz... Sizler paranız kadar değilsiniz... Sizler bindiğiniz arabalarınız değilsiniz.. Kredi kartlarınızın limitleri değilsiniz... Sizler iç çamaşırı değilsiniz..."

Ve şu: 

"Sahip oldukların, sonunda sana sahip oluyor..."




 Sık sık gözden geçirmeli, ayırmalı, ayıklamalı...

7 yorum:

Sitare dedi ki...

arınmam gerektiğini ve acilen gardolabımıdakilerin yüzde seksenini yollamam gerektiğini yoksa içten içe öleceğimi sezdirdi bu post bana:)sağolasın.
disko topunu ufaklıktan beri severim.satılan yer görsem hemen alıcam.

Deniz dedi ki...

İyi bişey mi dedin, kötü bişey mi anlamadım :)

yıldız dedi ki...

Ben de atıp,fazlalıklardan kurtulmamız gerektiğini düşünenlerdenim.
Ama karınca misali evimize taşıyıp duruyoruz bir şeyler.Birikiyor,birikiyor.
Eylül bu temizlik için uygun bir zaman.
Japonların felsefesine sahip olsak keşke eşyanın kölesi olmamak.
Ama zıttı bir durumla sürekli al,al durumdayız.
Eh sizin gibi yaratıcı insanlar da sağolsun reklamlarla çok yardımcı oluyor;P

Burcu.. dedi ki...

çoookk severim birşeyler atıp ferahlamayı. üstümdeki yükler kalkar sanki :)

çakıltaş dedi ki...

öncelikle ofisinize bayıldım:) sonra yaptığınız eleminasyonla ben de hafifledim sanki...
sonra da senin masanın öncesi ve sonrası fotoğraflarına çok güldüm:) bir hile var o sonrası fotoğrafında. hadi söyle ne kadar sürdü o müthiş düzen:)

ben masamı topluyorum 1 ders saati belki düzenli kalıyor:) felsefe testleri notları, rehberlik envanterleri, bi sürü not, çorbaaa....

Defnenin Annesi dedi ki...

bende atiyorum bu aralar, insan ne cok sey biriktiriyor zamanla... bi defne'nin esyalarina kiyamiyorum, onlarida bi gözden gecirsem iyi olacak... Temizlenmek iyidir :-)

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

BANA İKİ ÜÇ GÜN VERSELER VE EVİ KALDIRIP İNDİRSEM. ATSAM, YOLLASAM, DÜZENLESEM, HAYATIMI KOLAYLAŞTIRSAM... OFFF