23 Eylül 2011 Cuma

Kapıdan bacadan...

Hepimizin yaşamı bir ceviz kabuğu gibi.
Kırıp, içini gösterirsek cevizi görebiliyor karşı taraf.
Yoksa kim ne yaşıyor, evinde ne yaşanıyor,
sorusu, sorunu var mı?
 Bilmiyoruz.

Mesela bu sabah, birinci katta, hep de balkonda duran
Gül abla'ya görünmeden çıkabilmek için, bin takla atıp, arka kapıyı kullandığımızı,
okulun girişinde babasından ayrılırken canhıraş ağlayan çocuğun ruh hali
bizimkine de sirayet etmesin diye
pencereden okula girdiğimizi söylemesem nerden bileceksiniz...

Her yaşam kapalı bir kutu...
Bir can dostum var ki, okursa bilecek kendini...
Cevizi benim kırmamı istemiş.
Ama bunu yazan bilememiş...
Onun kendi açılmasını beklemiş...
Biri uzak durma ihtiyacına izin verdiğini sanırken,
öbürü farklı bir şey umut etmiş.


Ama önemli olan cevizin kabuğunun aralanması...
Çözülür...
Bugün okulda kırmızı günüydü... Pencereden gördüğüm giymiş bücürler,
ne yakışıyor ufaklıklara kırmızı

3 yorum:

yıldız dedi ki...

ne güzel bir benzetme oldu bu ceviz,ceviz kırılırsa içim de cız edecek gibi oldu...

Bellek Kutusu dedi ki...

Ne güzel yazmışsın Denizcim ya, okurken bir garip oldum gerçekten...

Anne İş'te dedi ki...

Deniz;çok güzel anlatıyorsun,çok