14 Kasım 2011 Pazartesi

Empati, sempati

Dün ağladım bir ara. Korkmayın önemli bir şey değil, duygulandım içimi boşalttım 
şöyle bi'... Yaz hiç oralı olmadı. Yanında ağlamamış olmama rağmen, 
gözüme baktı, ağlamış olduğumu anladı, ama hiçbir şey söylemedi.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi sorular sormaya, oyun oynamaya çalışmaya devam etti.

Sofrayı kurduk. Bir yandan yemeğini yiyor, bir yandan yerinde duramıyor, dolanıyor.
Masanın üzerindeki geniş metal şamdana takıldı gözü.
Yansımasına baktı gülümsedi.
"Herkese gülümsemek yakışır." dedi. "Ağlamak değil"...
Sonra bana döndü, baktı.

Apıştım. "Bana mı söylüyorsun sen bunu şimdi"
"Tamam, mesaj alındı..." dedim.

 
Bazen yeni neslin nasıl da empatik olduğunu düşünüyorum. 
EQ'ları harika. Artık kristal çocuklar mı, biz de onlara empatik yaklaşıyoruz ondan mı bilmem.
Bazen oyuncaklarını falan paylaşmayınca üzülüyoruz ya, onlar da geçecek.
Biz onlar için dayanaksak, onlar da bizim için öyle...

Aslında iyi ve kötü arasında çok keskin çizgiler yaratmak istemiyorum onun dünyasında.
Çünkü siyah ve beyaz değil dünya. Ying yang gibi. Ama masallar, filmler hep öyle. İyi, kötü, güzel, çirkin. Ama dün Pamuk Prenses'teki kötü kraliçe için dedi ki, hele de onunla fotoğraf çektirip,
gayet sıcak biri olduğunu görünce
"Aslında kraliçe önceden kötü biri değilmiş di mi anne?"
 Teyzesi yurtdışındayken eski bir oyuncakçının vitrinini çekmiş, getirdi Yaz'a...
Eski barbieler var... Ne bileyim böyle bir şey soracağını, 
bizim de böyle eski barbilerimiz vardı küçükken dedim.
"Onları sonra nereye gönderdiniz?" dedi.
Van paketlerinden sonra, bir şeylerin bir yerlere gönderileceği bilgisi oluştu artık.
 Bu aralar, evcil hayvan deneyimimiz de oldu. Besteler yurt dışındayken
Şiva'nın yemini, suyunu biz verdik. Çok seviyor Şiva'yı...
1 sene önce falan korkar kaçardı bu büyüklükteki bir kediden.
Artık kızım, canııım diye çağırıyor.
 Kendi başına yapabildiği şeyler arttı. Ayakkabılarını kendi giyiyor, pijamasının altını (henüz üstünü değil) kendi çıkartıyor, tuvalete eğer isterse tek başına gidebiliyor.
Yine eğer isterse sofrayı kurmama yardım edebiliyor.
Ama empati dediysek, bu velet de 3,5 yaşında henüz.
Canı sıkılıyor, anneee sen topla odamı, yere düşen sakız kağıdını sen at,
kahvaltımı sen yedir 
onu sen yap, bunu sen yap diyebiliyor. 
Ama bu sabahki uğurböcüklü kahvaltısını kendi başına yedi 
ne mutlu ki...




7 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

severim ben bu sevgi dolu bücürleri...

Gelincik dedi ki...

duyarlıdır benim güzelim... koca kız oldu annesi. gurur duyuyorum yeğenimle :)

Anne İş'te dedi ki...

Sebebi tam kestirememiş olsam da iyi ki böyleler Deniz'cim..

Assenol dedi ki...

O nasıl güzel bir cümledir :) beni benden aldı gözlerim doldu tutamadım :) o kadar güzel bir evlat yetiştiriyorsun ki sana teşekkürü bir borç bilirim gelecek nesil adına :)

yıldız dedi ki...

Herkese gülümsemek yakışır Denizciğim güzel kızın ne de güzel söylemiş.Hele sana güzel melek arkadaşım sana hep gülmek yakışır;)

O son fotoda ayakkabılarını giyerken o bakışı o tatlişkoluğunu yerim;)

ikiz Bebek dedi ki...

ikinizde tanıdığım en sempatik ve en bıcır bıcır ikilisiniz.

Adsız dedi ki...

My brоthеr suggested I might like this ωeb sitе.

He was totally гight. Thіѕ poѕt trulу made my day.

You cаn nοt іmagine just hoω much time I haԁ
spent for this informаtion! Τhanks!


Feеl free to suгf to my wеb sitе .
.. Online Payday Loans No Fax
Here is my web-site payday loans online