30 Haziran 2011 Perşembe

Bugün

 Bugün içimden gelen söz şu:
"Herkes kendi önündeki yemeğe baksın." 
Yani ne başkasının işine çok fazla karışsın,
ne de kendini kıyaslasın.
 Bugünün mottosu:
"Oyuncaklara döktüğümüz para fuzili."
Ver eline bir fırça boyasın evi.
Suyla tabii.

 Her şey oyun, herkes oyuncak.

Bugünün temel  gıdası kahkaha...
Hepinize kucak kucak.

29 Haziran 2011 Çarşamba

Seçmece... Kesmece...


Beste'nin tatilde çektiği fotoğraflar yeni geçti elime...
Koyayım az biraz. 
Gördüğünüz yer, bizim klasikleşmiş tatil beldemiz.
Kaya Artemis.
 Kıbrıs Magosa'da bulunuyor kendisi.
 
 Kız tatiliydi biliyorsunuz, söylemiştim :)

 Ne hikmetse bu ayakkabının suçeker olduğu hissine kapıldım.
Ne zaman bu ayakkabıları giyse, 
ya oyuna dalıp, altına kaçırdı, ayakkabı battı, 
ya havuz suyu geldi, ya elindeki bardaktan su döküldü.

Böyle böyle heykellerimiz mevcut mekanda. 

 Poz verene bakar mısınız?


 Tatlı mı tatlı İtalyan bebesiyle...

 Gecesi de başka...


Magosa'daki geri dönüşüm kaplumbağası.


Arkadaşlar ben paso böyleydim. Bizimki tatillerde kucak moduna geçiyor.

 Her şey bi yana denizi harika.

Ve bu sabah nihayet eskisi gibi saçları kısalttım,
uzundu, iyiydi ama ömrünü doldurdu...
Daha hafif bi' sabah...

28 Haziran 2011 Salı

Keşifler...

 Tibet'in annesinin adı neydi, hatırlıyor musun kuzum?
Sibeeeel.
Aferin.
(Küçük bir es)  Onun mavi ojeleri vardıııı... 
(Keşfetmiş de söylememiş bak zilliye :)
 
Bücürler sürekli keşif halindeyse,
biz de armut toplamıyoruz... 
Bunlar da benim son zamanlardaki keşiflerim, keyifli dinlemeler:





27 Haziran 2011 Pazartesi

İyi haftalar millet

Moralim bozuk bu sabah. Ben kaç kere anlattım, siz kaç kere dinlediniz.
Mevzu aynı. Bakıcı olayları. 
O yüzden yine temcit pilavı gibi bahsetmeyeceğim detaylardan.
Sadece üzgünüm, kırgınım, biliyorum aslında çözümler var,
sadece o en hayırlı çözümü bulmalıyım. 

Anlamadığım şey, insanlar nasıl zorla rahatlarını bozuyorlar,
nasıl bu kadar cesur olabiliyorlar,
nasıl gözü kapalı yalan söyleyebiliyorlar,
nasıl bindikleri dalı kesiyorlar?
Ama yapıyorlar işte.

Kafamı dağıtmak için güzel şeyler paylaşayım sizinle.
Bu flamenko kıyafetini Sinan abisi İspanya'dan getirmiş.
Tabii ki ayakkabılara çıldırdı.
Denedikten sonra hemen kaldırdım.
Yoksa cumartesi günkü pikniğe bile bunlarla gitmek isterdi eminim.


 Cumartesi Polonezköy buluşması yaptık.
Bu bahaneyle de Nadir Serhan'ın yeni yaşını kutladık.



Mum üfleme yarışı kaçınılmazdı. 
Herkes mumu üfleme görevini kendinde sanıyor nedense.

Diğer bir yarış da gördükleri canlıları birbirine gösterme yarışıydı...
Hele en son tanıştığımız Kara Fatma biraz ufaktı(!!!)

Kimin gölgesi daha uzun?


24 Haziran 2011 Cuma

Beautiful Tango

 Yaşamımızdaki uyumlu ilişkiler tıpkı tango gibi.
İki taraf da karşısındakinin güzel hareketlerine ortam sağlıyor,
asist ediyor... Uyum içinde.

Atılan her adım, karşısındakinin haklarına, 
hareket alanına
saygılı ve duyarlı...

Karşındakinin koşullarıyla görebilmek....

Güzel bir tango gibi olduğunda
yaşam ne güzel.




 (anneannenin ojesi incelenirken)

 Beautiful Tango...

23 Haziran 2011 Perşembe

Çilek kızım...


 


Sabah şarkılarımız meşhurdur bizim...

"Annem annem güzel annem,
beni al kucağınaaaa..."

"Gel tatlişkom alayımm minişim..."

"Hayır anne sana söylemoorum..."

........

Beni sabah sabah başka diyarlara götürdün, 
hoş geldin :

21 Haziran 2011 Salı

En uzun günde babaya mektup


Günaydın babişko,
nasılsın, Kıbrıs'ta, çok yoruluyor musun? 
Başına şapkanı takmayı unutma!
Güneş kremi de sür diyeceğim, ama bilirim sürmezsin. 

Bana zorla sürüyorsunuz ama, siz büyükler kafanıza göre takılıyorsunuz.
Biliyor musun bugün yaz okuluna başladım.
Annem çantamı hazırladı. 
Deniz gözlüğü, havlu, mayo, güneş kremi, şapka, terlik...

Ne heyecanlı di mi?
Belki sizden bile güzel yüzerim öğrenince...

Akşamları çabucak uyuyorum, annemi üzmüyorum :-P
Desem de inanma.

Annem bu sene doğum gününü pastanı okulda keselim dedi,
ben de yok istemem, arka bahçede keselim diye ısrar ettim.
Şimdi sana söylerse, benden duy önce.

Bugün en uzun günmüş, umarım senin için kolay geçer,
işlerin rast gider. 

Eğer sakallarını kestiysen,
öperim seni iki yanağından.

Sii yuuuu! 




Veee hoş geldin Severim Deliyi,



Ayla,

life doodles,

bir mucizem var,

birco,

cicibebe,

Lady Penolopia,

Hasibe Türkoğlu,

A'normal,

natulcien,

Cafe Pepela


Eternal Flame 


Ne çok yeni kişi katılmış son günlerde: )) Ne güzel...
Bi şey sorucam, bazılarınızın profillerinizde bloglarınızın linki gözükmüyor 
neden ki, ben de size gelmek istedim, gelemedim.
Yukarıda link olarak veremediklerim onlar işte...


20 Haziran 2011 Pazartesi

Mavi göz

Yanımızda filmin başlamasını bekleyen 5 yaşlarındaki afacana baktı,
şöyle biraz inceledi, tarttı, ölçtü.
Ve çıkardı sonunda ağzından baklayı.
"Anne ben de onun kadar olunca boyum uzayacak ve mavi gözlü olacağım di mi?"

17 Haziran 2011 Cuma

Teşekkürler...

Öncelikle bugün sabahtan çok güzel, ışık dolu bir yere gittim.
Bu yere gitmeyi kendime armağan ettim.
Onlara teşekkürler...
 Kızım ilk karnesini almış bücür başına.
Güzel yorumlar yazmış öğretmenleri...
Kızıma da teşekkürler...
 

Annişkomun doğum gününü kutladık geçen akşam.
Doğduğu, doğurduğu, varlığı için teşekkürler...

Bu yazıyı okudunuz, ortak oldunuz.
Sİze de teşekkürler...

14 Haziran 2011 Salı


 Onun için de bir ilk, benim için de.
Kızımın yıl sonu gösterisine gittim dün.
Tütüsü, bale ayakkabılarıyla tam hayallerindeki gibiydi.
Baleci (!)  hissetti kendini.

Untitled from Deniz Koker on Vimeo.



Çok güzel bir sürpriz hazırlamışlar, okuldaki ve gittikleri gezilerdeki fotoğraflardan
bir CD hazırlamışlar, onu verdiler bize.
Deli gibi merak ediyor insan, ne yapar bu bücürler okulda, ne yerler, ne oynarlar,
bahsettikleri isimler kimler?
Çok da anlatmayı sevmiyorlar zaten, biz de böyle dikizleyelim bari...




 Meşhur Kayra'mız buymuş :))
Şunlara bak geziye giden kankalar.
 Sizi sizi, çocuğu kapana kıstırmışlar...

 Pijama partisi böyleymiş demek...

 Sportif faaliyet.


İşte ünlü Erkan da bu elinde balonu olan, yaramaz Erkan.
Sürekli evde okulculuk oynarken ceza veriyor kendisine: ))

Belli ki pek bi hareketli Erkancık .
Sene başını hatırlıyorum, okula alışacak mı, alışamayacak mı derken
yılı devirdik. 
Yani yeni okula başlayacaklar varsa aranızda dert etmeyin,
çabucak kaynaşıyorlar. 

Az önce Ünseli geldi, videoyu seyredince bunları düğünlerinde 
gösteririz artık dedi. Düşününce tüyleri ürperiyor insanın, duygulanıyor...