15 Mart 2012 Perşembe

Niye?

 
diyor Kemal Sayar...
Niye yavaşlayamıyoruz?
Yavaşlayamadığımız anlar var hepimizin,
mesela sabah yavaşlarsam parmağı geç basarım ki, 
hiç kimsenin hoşuna gitmez.
Ama buna rağmen, acelenin içinde 'ruhumu sakinleştirip, yavaşlatmaya' çalışıyorum.
Düşündüm de, 
insanlar yavaşlayamıyor çünkü 
"yavaşlarsak düşünmek zorunda kalırız,
düşünürsek düşeriz emin kalelerimizden." 
Kim bilir?

O kadar çok insan var ki, hiç boş duramayan, durursa kuran
kurdukça bunalan.
O yüzden mi bu "telaşı yaratma" telaşı...

Yavaşlamıyoruz çünkü yavaşlamaktan korkuyoruz 
toplum olarak...


Niye kendimizden farklı olanı duymaya bile tahammül edemiyoruz?
Ona öfkeleniyor, hatta onları yakıyoruz.

Eğer farklı bir şey duyarsak, kendi inancımız da değişir diye mi korkuyoruz?
İnanıyorsak inanmaz, inanmıyorsak inanır hale geliriz diye mi
karşıdakini susturmak için elimizden geleni yapıyoruz.


Niye küçücükten insanları ayırıyor, onların kafasına ayrımı sokuyoruz?
Onlar diye başlayan cümleler kuruyoruz, herhangi bir kesim için.
 
 
 Neden çocuklarımıza ilk öğretmemiz gereken şeyi, adaleti öğretemiyoruz?
Ahmet Şık'ın kızı dişine tel taktığında, annesine ne sormuş biliyor musunuz?
Bu teller, görüşmeye girerken öter mi?
Al bakalım, adalette kimin borusunun öttüğünü nasıl açıklarız şimdi?


Niye en çok sözü söyleyenin biz olmasını istiyoruz?
Az konuşanın az bilen gibi görünmesinden mi korkuyoruz? 


Niye böyle hayatı sorgulayıp duruyoruz ki biz?
Eğer turistsek şu dünyada, gezdiğimiz gördüğümüz
yeri iyice öğrenmek istediğimizden olabilir mi acaba...
 





5 yorum:

karışık_pizza dedi ki...

Bilsem....
:))

yıldız dedi ki...

Niye anları yaşamamızı çok iyi bildiğimiz halde bir türlü "anı yaşamayı" öğrenemiyoruz layığıyla?

denizanasi dedi ki...

müthiş yazmışsın..eline sağlık..

Deniz dedi ki...

karışık pizza, bilsek :)

Yıldızcım öğreniyor unutuyoruz arada, ya da unutmasak bile farklı şeyler ilgimizi dağıtıyor

Denizanası, saolasın :)

İkizBebek dedi ki...

nasıl güzel nasıl güzel bir yazı.
yıldız takıp hergün okumalı.