2 Mayıs 2012 Çarşamba

3'ten sonra...




3 yaştan sonrası şaşırtıcı...
Zaten hep bildiğin ama henüz yüzleşmediğin
o senin etinden kanından olan 
ama etinden kanından ayrı duran "farklı birey"
yüzünü göstermeye başlıyor. 
 Sevdikleri, uyuz oldukları, halleri, tavırları,
ana-babaya meydan okuyuşları...

Kendimizden farklı olduğunu kabul etmek gerekiyor öncelikle.
Onu anlamaya çalışmak.
Ama öyle dürüst ve içten ki, bu yaş...
Artık sussan, yeterince konuştun diyebiliyor babasına.
Kabalık bu değil mi, biz büyükler dünyasında.
Pekiyi, aynı şeyi içimizden geçirip, söylemediğimiz zamanlar?
Biz çok mu dürüstüz?
Ya sevgiyi hakedebilmek için uysal olmayı öğrenmek?
Çok mu dürüstçe?

Sahte olmadan kibar olmayı, 
yaranmaya çalışmadan sıcak olmayı,
patavatsız ve empatisiz olmadan dürüst olmayı 
öğretebilecek miyiz?
İşte mesele bu!

3'ten sonra biz onların elinde oyuncak mı olduk,
kaptan o mu acaba diye düşünürken
karşımızdaki farklı birey de diyor ki,
"hep sizin dediğiniz oluyor ama..."
demek ki, ne öyle, ne böyle.
Bazen biz geri adım atıyoruz, bazen o.
Dengelerimizi buluyoruz işte.

Enteresan diyaloglar gelişiyor 3'ten sonra.
- Anne dua et de, bir kardeşim olsun.
(Senin gelmen için dua ettik diye anlatıyorduk da, 
bebekler duayla geliyor diye bir hisse kapılmış ki doğru da aslında.)
Erkek olsun bu sefer.
Ben okula giderim, Gül abla da ona bakar...
.....

Yemek sofrasının başına gelip, bakınca,
ki mantarlı kavurmadan salataya bir sürü şey vardı ekstra.
-  Hep tavuk mu yiycem! 
Artık başka şeyler yapın... 
diye çıngar çıngar ağlayınca
anne ne düşünür, üzülür.
Ama sorsanız, ne istermiş diye?
-Köfte, no! -Ispanak, no!, Tavuk köftesi no!
Bulgur, pilav, mercimek no!
Ne yermiş, çok değişik olarak tahmin edin!
Acil spagetti servisi iş başında...

.....

-Anne, köpeklerin yediği kemik nasıl yapılıyor? 
Ya alın bakalım...

......

Süs balıklarımız yine gittiler, bizi terkettiler.
Biz de bir gömme töreni düzenledik bahçede.
Önce biraz hüzünlendi.
Ama dönüşte parka uğrayalım mı şimdi de diyerek 
"şimdi'yi yaşamaya devam etti.
Ben daha çok etkileniyorum sanırım. 
Şuraya da yazayım, daha da  balık almayayım.







 


7 yorum:

Nesrin dedi ki...

üzüldüm balıkların için insan ayrı bir alışıyor :(
Çocukların en tatlı hali sanırım etrafımdaki 3 yaş gurubunu görünce :) en tatlısı da aile bireylerinden biri çok konuşunca puff baba çok konuştun ya demeleri . belkide içimden geçeni söylediğinden dolayıda olabilir.

eviminnuru dedi ki...

Çocukların en tatlı hali sanırım etrafımdaki 3 yaş gurubu ben de de var o boydan
sevgiler

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

yaşadıklarımızı kelimesi kelimesine çok güzel dile getirmişin.
:)

asyaselda dedi ki...

Ama bazen çok acımasız oluyorlar bana her sabah ''Anne çok şişko oldun sen ''diyor:(

yıldız dedi ki...

Bana şimdiden karşımda bir birey var gibi geliyor,3ü düşünemiyorum bile Denizciğim;)
Dürüstlük konusunda haklısın..

Deniz dedi ki...

Nesrin, balık almayacağım artık bu sefer karanlığım

Eviminnuru, tam yemedik oluyor bu yas grubu

Baharımın:))

Seldacim seni kızdırmak için yapıyordur

Yıldızım en bastan biliyoruz da duyduklar şaşırıyorsun,Demir neler yumurtlayacagini merakla bekliyorum

karışık_pizza dedi ki...

Aynısından bende de bir tane var.
:))
O meydan okumalar,o tavırlar,o bakışlar,sinirlenince yüzündeki ifadeler hepsi ayrı telden çalıyor.
Galiba büyüyorlarda biz kabullenemiyoruz
:)