22 Haziran 2012 Cuma

Doğru mu, yanlış mı bilmiyorum ama dedim.

Sabahları çok sık yaşadığımız bir kriz!
Özene bezene bir kahvaltı tabağı hazırlıyorum,
salatalıklar ince ince doğranmış,
zeytinler göz, cherry domatesler dudak yanak,
tel peynirler saç olmuş.
Yanında en sevdiği lavaş...
Götürüyorum tepsiyle, ben böyle kahvaltı istememiştim,
ne istemiştin, gevrek!
Gevrek geliyor, ben bu kasede istememiştim, pembe kasede istemiştim.
Ama kirlide diyorum! Ama ben onu istemiştiiim!
Hadi yıkayalım, onu getirelim...
Bunu sabırla yapıyorum.
3 isteğe kadar...
Ama bugün, lavaş istemediğini mızıldanırken
 şunu söylemek zorunda hissettim kendimi. 
 Biz sahip olduğumuz şeyler için şükretmeliyiz.
Yediğimiz ekmek, içtiğimiz süt ve her şey için.
Bu ekmeği hiç bulamayan insanlar var biliyor musun?
(Sanki çocukluğumdaki Afrikadaki açlar lakırdısını çağrıştırdı
ama tutamadım kendimi.)
Doğru mu yaptım yanlış mı bilmiyorum ama söyledim işte.

Bu fotoğrafları kendisi çekti, fotoğraf çekmeye taktı şu sıralar.
Ayağından, elbisesine, koltuktan, televizyona her şeyi çekip duruyor.
  


 

 Sonra mı  çiçek verdi sokaktan her şeyi unuttum:

 

İyi hafta sonları herkese... 










2 yorum:

Seyhan dedi ki...

3 taneye kadar dayabilmek güzel :)

bazen bende yaşıtlarına göre kısa ve zayıf olmasının sebebinin yememesi olduğunu söylüyorum:( sonra üzülüyorum ama yemek için kırk takla attırıryor ne yapayım :(

yıldız dedi ki...

doğru mu yanlış mı diye düşünmek annelerin iç kemirgeni.
Ama sen demiştin ya bir gün ağladığımı da görsün aslında diye,hani bazı durumlarda var,o an için bilmeli,söylenmeli,hııhh işte öyle,anladın sen onu;)