6 Temmuz 2012 Cuma

"Sen benim şovalyemsin"


Kız çocuklarının anne-baba ilişkisini irdelediği
kendini de bu ilişki içinde bir yere konumlamaya çalıştığı bir dönem var.
Ki hassas bir dönem.
Mesela bir süredir, bizim evin ana-babası ne zaman sarılsa, ya da yan yana otursa
ühüüüüüü, ama bana hiç kimse sarılmıyor diye ağlayıp,
Pinokyo gibi burnu uzayan  bir minik hatun var.
Ya da ne zaman, baba anneye bir iltifat etse,
-Ya ben? diyen.
En son anne kız yalnızken minik hatun
şöyle bir laf etti:
"Ama anne, babam hep yanından geçerken sana güzellik diyor,
bana hiç demiyor." Pinokyo'nun burnu yine uzuyor. Çünkü 
minik hatuna ne anne, ne baba iltifatta hiç cimri davranmıyor.


Bu noktada anne- baba ne yapıyor?
En uygun şekilde herkesin yerinin ayrı olduğunu 
neşeli bir şekilde anlatmaya çalışıyor.

Ama işin güzel tarafı bir yandan da 
o hepimizin bugün sıkı sıkı sarıldığımız sığınak gibi gördüğümüz
baba-kız ilişkisi var ya, o kuruluyor!
Bu sabah, babasına 
"SEN BENİM ŞOVALYEMSİN" 
diyen bir kız çocuğunun babasına yaptıramayacağı bir şey var mıdır acaba?


İyi cumalar ve iyi tatiller :)

4 yorum:

iskorpit dedi ki...

yorgun savacı modunda pofıdık babasın omuzunda uyuyo cadı.

oytunla hayat dedi ki...

vayyyyy :))
hakikaten şahaneee :))
kızının şovalyesi olmak her babaya nasip olmaz...
sevgilerle..

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

bizim babamız bütün yağlarından kurtulurdu kesin.

servis dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.