3 Temmuz 2012 Salı

Deniz kızı



Bazen çocuk işte deyip geçmek zor oluyor.
Bazen kurduğu empati ve ettiği cümleler
gurur verirken bazen vermediği selam,
göstermediği sıcaklık üzüyor.
Dün kısa süreli bir fırtına yaşadık
deniz kızıyla...
 Ben üzüldüm, o içinden nasıl geliyorsa öyle davrandı,
sonra anladı, yanıma geldi, sırnaştı.
-Eeee ne zaman bitecek bu mutsuzluk dedi.
Bişey demedim, aklıma sabah okuduğum yazı geldi.
Tam da gününe denk gelmiş.

kendisini facebook'ta izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Adresi bu.

Küs yatmadık elbette, gittim yanına sarıldık, öpüştük.
Sabah evden çıkarken babası geçen gece gördüğü rüyayı anlattı.
Dün gece olsa, yandık diyecektim ama neyse ki bir gün önce:

- Baba dün gece rüyamda Ratatoile'yi seyrediyordum. Bir cadı gördüm. Yanında bir yengeç varmış.
Ya bu yengeç seni yiyecek, ya da anneni döveceksin dedi.
Cevapta koptum gerçekten, 1 dakika, ağzım açık kalakalmışım.
Naaptın peki deyince?
-E hayatta kalmam gerekiyordu sonuçta.
Dayak yemişim yani anlayacağınız.

Hepimiz pişiyoruz işte bu hayatta.
Pişmeyeni hayat dövüyor.
 




5 yorum:

parti tükkanı dedi ki...

:))))
hayatta kalması gerekiyordu ama :)

Merve dedi ki...

kendi minicik ama aklı kocamaaaaan :)))

Deniz dedi ki...

-Evet ya napsın çocuk :)

-Mervecim, bu veletler bizi çok şaşırtacak anlaşılan

Deniz dedi ki...

-Evet ya napsın çocuk :)

-Mervecim, bu veletler bizi çok şaşırtacak anlaşılan

Yasemin Aktuğ dedi ki...

:)) ay ilahi Yaz güldürdün beni.
Tavsiyen için sağol takip edeceğim.