23 Kasım 2012 Cuma

Öğretmenlere ithaf olunur...

 
Geçen gün Ortaköy sahilde öğlen yemeği yiyorduk.
Sıradan bir öğlendi. Sıradan, her günkü menüden bir şeyler seçtik, 
 derken sıradan olmayan bir şeyler olmaya başladı. 
Sarışın, bir aktör havası taşıyan, görenlerin deli diye tabir edeceği bir adam,
kafelerin yanından nutuk atarak geçiyordu. Elinde bira şişesi 
tek kişilik bir oyun sahneliyordu sanki. Önce biz de sarhoş, deli deyip geçebilirdik,
ama sonra ilginç sözcükler çalınmaya başladı kulağımıza. Biz onu dinledikçe, o da bize doğru anlatmaya başladı. Sözlerinden anlaşılan, gelmişe geçmişe gayet hakimdi. Üstelik güzel bir süzgeçten analiz ederek, fikirlerini söylüyordu. Bir sürü şey söyledi.

"Tebessümle sırıtma arasındaki farkı bilirim." dedi mesela... 

Birçok akıllı geçinenden daha akıllıydı. Sonradan öğrendik ki, adı Sarı Muratmış. Ortaköy'ün meşhurlarından. Hiç okula gittin mi diye sorulduğunda : " O bilgiyi reddettim" demiş.
Ne kadar düşündürücü değil mi? 

Ben masadan ilk kalkan gruptaydım, sonraya kalanlar sohbete devam etmişler Sarı Murat'la.
Siz hepiniz öğretmensiniz, hadi bana bişey öğretin demiş. Evet ya hepimiz öğretmen değil miyiz, aynı zamanda da öğrenci. 
 
Bilgi ve bilgenin nerede çıkacağı belli olmaz karşımıza. 
O yüzden küçük şeyler, başka hayatlara küçük dokunuşlar önemlidir. Öğretmen, insanı bilge de eder, rezil de...

Geçen gün twitter'da okumuştum çok hoşuma gitmişti,
"ben çocukken çok yetenekliydim de, okul beni mahvetti."

Ölü ozanlar derneği'ndeki Robin Williams da öğretmendi,
çocuğu sağır bırakacak kadar sert bir tokat vuran öğretmen de.
Çocuğun yaratıcılığına kucak açan da öğretmen,
çizilen farklı evi herkesinkine benzetmeye çalışan da...

Öğrenci de önemli tabii. Sadece okuldaki değil, bütün hayatındaki öğretmenlerinden bir şeyler 
alabilecek çocuklar yetiştirmek de bizim işimiz. 

Öğretmenlerin şartları zor, eğitim sistemi altüst olmuş falan bunlar palavra, yani bir yere kadar önemli. İsimlerini burada tek tek sayamadığım buradan tanıdığım birçok öğretmen var ki,
tüm varlıklarıyla iyi izler bırakabilmek, fark yaratabilmek için çalışıyorlar.
Onlar kendilerini biliyorlar, seviyorum onları.
 
Ve hepsinin yarınki Öğretmenler Günü'nü 
 kutluyorum...
 
Yarın tatil olsun diye sabırsızlıkla bekleyen bücürlerin de burunlarından öpüyorum. 



Hiç yorum yok: