10 Aralık 2012 Pazartesi

Z kuşağı yetiştirdiğinin farkında olmak!


Ağaç yaşken eğilir diyerek, çocuklarımızı donanımlı, iç dünyaları zengin,
kendilerini sadece okula, sadece işe adayan değil, yaşamlarına anlam katacak faaliyetlerin içinde 
mutlu olan insanlar olarak görmek istiyoruz. 

Mesela çocuklarımızı yönlendireceğimiz hobi, onun yatkın olduğu
ilgili olduğunu gördüğümüz alanlarda mı olmalı,
geliştirmesi gereken bir yönü mü olmalı? 

Yaz, müziği, resimi, dansı, dramayı seviyor mesela,
ama sporu mu kuvvetlendirmeli bu arada? 


Ama o zaman ya sevmez, devam etmezse?
Ya da içinde olduğu yaşta, ekstra harcamalar yapmadan da bazı yetenekler geliştirilebilir mi?



Ağaç yaşken eğilir deyip, çabalayıp durduğumuz şu günlerde,
üniversitelerden, öğretim görevlilerinden aldığım duyumlara göre, gençliğin durumu epey bir vahim.
Ne profesöre değer veriyormuş genel olarak Y kuşağı, ne arkadaşına.
Dinlediklerim, kaynaklarda bahsedilen Y kuşağına bire bir uyuyor aslında.
Bütün suların kendilerine doğru aktığını düşünüyor, çok çabuk zirvede olmak istiyorlarmış.
Büyük paralarla işe başlamaya, bir anda genel müdür olmaya hevesleniyorlarmış.
Öğretim görevlilerini, üstlerine başlarına göre yargılıyorlarmış.
Oooo hocam yeni telefon mu aldınız? çok da şaşırılmayacak bir soruymuş mesela.
O noktada masadaki İnsan Kaynakları yöneticisi bir arkadaş 
söze girdi, y kuşağına mevki beğendiremiyorlarmış ve de maaş... Üstelik de sadakatsizlermiş işlerine.
Bütün bunları ve Y kuşağını, bir müşterimiz için yaptığımız araştırma sırasında 
epeyce bir öğrenmiştim zaten.
Ama bu kadar da umutsuz düşünmüyorum. Bize gelen stajer tayfasından gözlemliyorum bu yeni kuşağı
bir grup tam yukarıda tarif edilen vurdumduymaz, maddi şeylere çok değer veren Y kuşağı.
Ama bir grup da zehir gibi, teknolojiye hakim, gelişmeye ve ilerlemeye aç, gayet de terbiyeli çocuklar...
Yani bize çok şey düştüğü kesin, ortaya çıkacak nesli bizler yaratıyoruz şu an.
Ne sorumluluk ama!!!

Üstelik gelecek nesil, Y de değil artık Z!  


Z kuşağı şöyle tanımlanıyor :
"İnternet kuşağı" da denen bu ufaklıkların en büyüğü daha 9 yaşında. Bunlar tam teknoloji çağı çocukları. Taşınabilen, hep yanlarında olan küçük aygıtları, bilgisayar, MP3 çalar, i-Pod’ları, cep telefonları, DVD oynatıcıları ayrılmaz parçaları. Onlar, ev ödevi yapamadıklarında "elektrikler kesildi, ondan yapamadım" değil; "internet bağlantım kopuktu" diyen kuşak. Yeni teknolojik olanaklarla iletişim ve ulaşım kolaylıkları ile hep bir aradalar. Uzakta olsalar bile ufak cihazlarıyla her an sözel, hatta görsel iletişim kurarak, birbirlerine bağlanabiliyorlar. Onlar, önceki kuşaklardan farklı olarak, ’network’ gençleri; çeşitli ağların üyeleri oluyorlar. Uzaktan da ilişki kurabildikleri için, fiziksel olarak tek başlarına, yalnız yaşıyorlar ve yaşayacaklar. Aynı anda birden fazla konuyla ilgilenebilme becerileri gelişiyor. İnsanlık tarihinin, el, göz, kulak vb gibi motor beceri senkronizasyonu en yüksek nesli. Ancak bu avantajlar, dikkat ve konsantrasyon zorluklarıyla dezavantaja da dönüşebiliyor. Olanak fazlalığı, eğlenceyi erteleme güçlüğü, yaşamalarına neden oluyor. Bu da onların başarıya giderken önlerine çıkan en önemli engel haline geliyor. Geleneksel eğitim yöntemleri, bu yeni kuşağa uygun görünmüyor. Yaratıcılığa izin veren aktivitelerden hoşlanıyorlar. Edilgenliği kabul etmiyorlar. Uzun dönemli hafızaları, ezberden çok oyun, hikayeleştirme ve hayallerle etkin hale gelebiliyor. Sonuç odaklılar. Sorgusuz yaşayacaklar çünkü, iş yaşamına atıldıklarında karar vermelerini gerektiren her şey sistemler tarafından yapılıyor, yapay zeka tarafından karar veriliyor olacak. Çok diplomalı, uzman ve buluşçu olacaklar. Yaşamlarında otorite kavramının önemi kalmayacak. Tatminsiz, kararsız ve doğuştan tüketiciler." 


Z kuşağının olumlu yönleri şöyle tanımlanıyor:
-
Daha iyi eğitimli olacaklar.
- Bireysel ve bağımsız olmaları yaratıcılığı artıracak.
- Doğruyu çekinmeden söylemeleri motive edici bir ortam oluşturacak.
- Nesiller arası farklar azalacak.
- Sosyal ve iletişime açık olmaları müşterileri ve birbirlerini kolay anlamalarını sağlayacak.
- İnternet ile coğrafi sınırları kaldırmaları güvenlerini arttıracak.
- Komplekssiz oldukları için kendilerini rahat ifade edebilecekler.

Z kuşağının olumsuz yönleri:
- Sadakatsiz olmaları şirketleri zorlayacak.
- Azimli ve hırslı olmamaları, kriz dönemlerini olumsuz etkileyecek.
- Hep yükselmek istemeleri nedeniyle ''yıldız savaşları'' yaşanabilir.
- Çabuk vazgeçmeleri nedeniyle şirketlerin yetenekleri tutmaları zorlaşacak.
- Standart işleri yaptırmak zorlaşacak.
- Zaman ve emek gerektiren meslek dalları değer kaybedecek.
- Her şeyi kişiselleştirmek istemeleri, zengin - fakir uçurumu yaratacak. 

 Ama bizim yetişen yeni neslimizin illa bu özellikleri taşıması gerekmiyor,
onları ve Z kuşağının özelliklerini tanıyarak, geliştirilmesi gereken noktaları 
daha iyi saptayabiliriz belki de.  

Sonuç olarak, ben bazı eğitimcilerimiz gibi umutsuz bakmıyorum olaya.
Her şey güzel olacak, duygusal ve sezgisel yönleri kuvvetli, güzel, pırıl pırıl bir nesil gelecek umarım.


4,5 yaşında ev ödevini yapma sorumluluğu taşımaya başlayan yeni bir nesil...


4 yorum:

yıldız dedi ki...

Bu y kuşağı ile çalışırken son zamanlarda sık sık karşılaşmaya başlamıştım.İşe alımlarda inanılmaz zorluk yaşıyorduk.Çalışırken sürekli bize şöyle diyorlardı ne kadar çok çalışıyorsunuz.Ve sürekli sorguluyorlardı mevkileri maaaşları.Ayrıca geçen cumartesi kuzenlerle konuşurken senin bu üniversitedeki olayların benzerlerini ve ilişki durumlarını anlattılar.İlişkilerde de durum fenaymış.Herkesle takılıp bağlılık yaşamıyorlarmış.Şöyle ki telefonla herkesle mesajlaşıp,daha doğrusu flörtleşip tek kişi ile birlikte olmak istemiyorlarmış.
Duyunca insan umutsuzluğa kapılıyor.Ama benim de bizim z kuşağı çocuklarından çok umudum var.

Deniz dedi ki...

Evet evet ilişkiler konusunu da duydum :)

Ama Z'ler farklı olacak, empatik, sempatik :)

Adsız dedi ki...

merhaba Deniz öncelikle hoşbulduk. ne kadar güzel bir konuyu ele almışsın. bende bir anne olarak ister istemez şu anki gençleri çok fazla izliyorum eşimle bu konuyu daha yeni tartışmıştık yazını görünce anladım ki hepimizde durum aynı. ve şu anki gençlerin durumu gerçekten böyle. ister istemez korkuyor insan. ergenlik döneminde ne olacak neleri dert edecek sorumlu duyarlı faydalı bir çocuk olacak mı diye.bize çok iş düşüyor. yine de '' benim hala umudum var ''

Adsız dedi ki...

What's up, its fastidious piece of writing regarding media print, we all be aware of media is a fantastic source of information.

Also visit my blog post - payday loans
My site > Payday Loans