14 Ocak 2013 Pazartesi

Belki biz de bir tablodayızdır...


Güzel bir animasyon film seyrettik hafta sonu...
Bir ressamın tablosunun içindeki resimler, kendi içlerinde bir yaşam sürüyorlar
ve bir kısmı aslında tablo içinde olduğunun farkında değil.
Ressamın taslak olarak bıraktığı, renklendirmediği figürler aşağılanıyor,
renklilerle renksizler ikiye ayrılıyor.
Yüzü renksiz kalmış bir kızla renkli bir çocuk birbirine aşık oluyor,
ama kavuşmak için çaba harcamaları gerekiyor. Ressamı arıyorlar,
geriye kalanları renklendirsin diye...
Filmin sonunda küçük filozoftan süper tespit geldi:
"Belki biz de bir tablodayızdır..." 

Olamaz mı, olabilir...


Bu hafta iletişim/ haberleşme konusu okunuyormuş okulda 
bugün için mektup yazmamızı ve duygularımızı anlatmamızı istediler.
Blog adresini mi verseydim acaba ; )

Yazdım, hafta sonunu nasıl geçirdiğimizi, o yanımda yokken özlediğimizi,
ama okulunda keyifli vakit geçirdiği için  mutlu olduğumuzu...
Sahi, hafta sonları dip dibe, yapış yapış geçiyor ya,
pazartesileri herkes için toparlanmak bi zor oluyor. 

Hımmm neler yaptık peki başka?
Tiyatro Alkış'ın Sevimli Periler oyununa gittik.
Tiyatro Alkış, çocuk oyunları konusunda çok başarılı.
Turne gibi şehrin çeşitli yerlerini dolaşıyor.
Katılanların bilgilerini alıyor, oyunun müziklerinin CD'lerini veriyor.
Mesela biz çok oyununa gittik Tiyatro Alkış'ın, telefonla arayıp oyun tarihlerini ve
mekanlarını bile haber veriyorlar.
Oyunların sonunda da, çocukları sahneye alıp fotoğraf çektirtiyorlar.
Çocukların az önce izledikleri kahramanlarla canlı kanlı fotoğraf çektirtmek çok hoşlarına gidiyor.
Tiyatro Alkış'ı takip etmenizi öneririm.



Sonra evde geçirdiğimiz zamanımızda
rulo kafalar serimizi çoğaltmakla uğraştık.
Yaz çok eğleniyor, bunları yaparken ayrı 
ama benim de çok hoşuma gidiyor.
Evde parça pinçik şeyleri atmıyorum bu kafalar için 
eski çorap, eski eldiven...
Giydirip giydirip süslüyoruz. 




Evcilik oynadık sonra, çay partisi düzenledik... 
Ben yemek hazırlarken salata yapmama yardım etti.




Eee tabii bütün gün aktiviteye hangi anne dayanır, arada soluklanmak için televizyon da açtık tabii.
Zaplarken, Bugün ne giysem'in bir bölümüne denk geldik.
Onların bir ağızdan 'Bizimlasın" demesi üzerine,
anne bence sana da bizimlesin derlerdi dedi.
İltifatı aldım oturdum derken, yine zaplama esnasında, beni baştan yarat tarzı bir program çıkmasın mı,
"Anne buna katılsana sen..." dedi.
"niye ben kendim giyinip süslenebiliyorum kızım" dedim,
'ama hiç saçını böyle boyatmıyorsun" dedi.

Bilmiş bücür noolacak. Bilmiş dedim, alttakini 
de not düşeyim.  

Ona mosquito diye sorayım da, bilmişlik neymiş görsün :-P 





3 yorum:

Gelincik dedi ki...

ahahahah süper bir hafta sonu ve süper bir post olmuş :)))

Tibetin annesi dedi ki...

Tibet'te bir ara biz makineyiz deyip duruyordu. var bu bücürlerin bir bildikleri sanırsam :P

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

Yağmur'da geçen hafta karlı bir günde ne giysem programına denk geldi... yarabbim şimdi sürekli kıyafet deneyip çıkarıyor.. olmuş mu? olmuş mu? deyip. En iyisi tv'yi hayattan çıkarmak :) yapabilirsem ne ala