27 Mart 2013 Çarşamba

İyi cadılar, kötü cadılar


Yaz'a günaydın demek için yanına gittiğimde
gördüğü rüyayı anlatmaya başladı.

"Nazım Can'la bir şatoya gitmişler. 
Bir cadının şatosuymuş bu.
Buruşuk yüzü, uzun tırnakları, yüzü gibi buruşuk siyah bir kıyafeti varmış.
Sen iyi cadı mısın, kötü cadı mısın,
çocukları yer misin diye sormuş.
Cadı bunları kandırmış.
Yemem, yemem iyi cadıyım ben demiş.
Sonra mutfağa gitmişler, 
tencerenin içinde bir sürü çocuğun pişmekte olduğunu görmüşler.
Sonra cadıdan kurtulmanın yolunu bulmuşlar.

Birden bire küçüldüğünü fark etmiş. Parmak kadar olmuşlar.
Karşılarına köstebekgiller çıkmış. (Kendi ifadesi bunlar.)
Sonra kendilerini bir panayırda bulmuşlar.
Boyları eskisine dönüşmüş.
Anne babalarını aramaya başlamışlar.
Yaşlı bir kadın yardım etmiş.
Onu bize getirmiş."

Epey uzun metraj gibi di mi? 
Gece bayaa yorulmuş olmalı...


Ah kuzucum, keşke insanlara iyi cadı mısın, kötü mü dediğinde
gerçek cevabı alabilsen...

Bu konuda da sadece kendine güvenebilirsin.
İçgüdüne.
Eğer benliğini iyi dinlemeyi öğrenirsen, 
cadının iyi mi kötü mü olduğunu sormadan bile bilirsin.  
Zaten...
Herkes birilerine göre iyi, birilerine göre kötü diil mi? 
Aslında iyi ve kötü de yok ki. 

Rüya işte...

4 yorum:

Gelincik dedi ki...

çözseydik :)

annesiningülü dedi ki...

hayrolsun Yaz'ım...

İkizBebek dedi ki...

önyargı?

Deniz dedi ki...

Beraberce çözmeye çalışalım bigün teyzoş


Amin Baharcım :)


İkizbebeğim evet bir kısmı kesinlikle önyargı