6 Mayıs 2013 Pazartesi

Analı kızlı...


Yaz kızımla, çok faal bir hafta sonu geçirdik. Babasını bir organizasyon için İsrail'e yollamıştık,
cumartesi sabah bir arkadaşımın düzenlediği bez bebek atölyesine katıldık.
Yanlış anlaşılmasın, ufaklıklara değil, bizzat kendim içindi bu atölye.
Ama kendisi için hazırlanan programlara değil, bez bebek atölyesine katılmaya karar verdi
küçük hanım. Acaba rahatça yapabilir miyim, arıza çıkar mı dedim, ama 3-4 saat kumaşlarla,
ipliklerle haşır neşir, mutlu mesut geçirdi zamanını... 
Bebeğin surat kısmında illa ben de çiziktiricem demeyeydi iyiydi :)) 
Onun dışında keyifli vakit geçirdik.
İşte ilk kızımız Gelincik :) 
Teyzeye de benzemiş biraz, renklerden...

Cumartesi sen benim atölyemde uslu uslu dur, pazar günü seni karton atölyesine götüreceğim demiştim.
Atölye 5'te Serbest Karton diye keyifli olacağını düşündüğüm bir atölye vardı.
Söz verince, pazar kalktık, hadi bi arayayım dedim, ne olur ne olmaz, taaa karşıya geçeceğiz dedim.
İyi ki aramışım, başvuru olmadığından iptal olmuş.

Gel de kendini hazırlamış küçük hanıma bunu anlat! Birden Türk Filmlerinde yan yan koşan
Necla Nazır gibi seğirte seğirte ağlayarak içeri kaçtı. En son şöyle bi şey diyordu :
"Hep bişeyler iptal oluyor, ben de başka bişey yapmak zorunda kalıyorum, 
bu nasıl hayat böyle?" 
Ben dumur olmuş şekilde arkasından bakakaldım, kesin tiyatrocu bu kız. Doğuştan...
Neyse kader bizi güzel bi yerlere sürükledi.
Oyuncak Müzesi'nde seramik atölyesine katıldık. 



Ne keyifliymiş... Sonra bi de baktık, biraz daha beklersek, Bremen Mızıkacıları oyunu sahneleniyormuş müzede. Hadi geçtik karşılara, bekleyelim dedik.
Yok yok, bizim kızda sahne ışıklarına bi tutku var kesin. 
Her soruda bir parmak kaldırma, bi konuşma, sahneye çıkma hevesi...
Bu arada çok güzel bir uyarlamaydı oyun. Mehmet Ali Erbil sahneye koymuş.

Çok sonra aklıma geldi. Ben de çocukken Bremen Mızıkacılarına gitmiştim,
ve eşeği mi, horozu mu seslendirmek üzere sahneye çıkmıştım... Hey gidi günler... 
100 yıl önce falandı galiba.

Aşağıdaki fotoğraf, tiyatronun önünde başlamasını beklerken, bana anlatıyor da anlatıyor bişeyler...



Bunlar da işte hafta sonunun hasılatları :)  





Dün o kadar koca hafta sonu geçirmişiz, evcilik oynama safhasında
bebekleri yanlış oynatmışım diye başladı ağlamaya. Uykusu da gelmişti sanırım,
bak dedim, sen böyle yapınca üzülüyorum, kendisini teselli edeceğime kendi duygumu net bir şekilde dile getirince,
" ühüüüü annem geri dönsün, o tatlı günlerimiz geri gelsin diye ağlamaz mı? "

Bu kıza biri Türk filmi falan mı seyrettiyor diye düşünüyorum, ne yalan söyleyeyim... 







3 yorum:

Anne Café dedi ki...

çook iyi yapmışsınız:) çok tatlısınız

Deniz dedi ki...

:)) Teşekkür ederiz

annesiningülü dedi ki...

laflara bak :D