2 Eylül 2013 Pazartesi

Hoş geldin Eylül...


Evet dostum... Söylemek, dillendirmek istemiyorum pek, ama Eylül'ü ettik.
Geceleri daha bir serin eser oldu rüzgar.
Daha pastırma yazları var, züğürt tesellisi ararsan.
Ki ben ararım genelde.
Daha yazlıklar üzerimizde, takvime hiç bakmayalım istersen.
(Şu an omuzlarımın soyulduğunu fark ettim, ama boşver.)


Ben Eylül'ün ilk gününü şenlendirecek çok güzel bir yere gittim. 
Sana da mutlaka tavsiye ederim.
Kulindağ...
Ormanların, dağların arasında bir dağ kulübesi...
Sanırsın çok uzakta.
Oysa Polonezköy'e gider gibi, Riva yolu üzerinde.
Mehmet Şevket Paşa Köyü, Ayvalı Dere Mevki'nde...

Hani şöyle gerçekten şehrin hemen yamacında boyut değiştirebileceğin bir yer.
Kahvaltını yeşile karşı yapıyorsun, ağaç ve toprak kokusunun yanında
fırınından gelen mis gibi ekmek kokularını içine çekiyorsun. Öyle dostum, işte, daha fazla dillendirip de haftanın ilk günü iştah kabartmayayım.
Eylül ayı itibari ile bizi epey yenilikler bekliyor.
Çarşamba günü yeni okulun tanışma günü var.
Yaz çok çaktırmıyor ama içinde yaşadığı bir stres var, kanımca.
Çünkü metrekareye düşen gözyaşı ve inatlaşma miktarında artış var.

Şimdi söyleyeceğim en abartı noktası.
Geçen gün, babasıyla bana bir şey yapmadık diye kızdı,
gidiyorum ben evden dedi. 
Murat'la bakakaldık birbirimize. Ama peşinden gitmedik, bakalım ne yapacak diye.
Hışımla kapıya doğru gitti, kapı açıldı ve kapandı.

Birbirimize olan bakışımızda, inşallah o kadarına cesaret edememiştir cümlesi saklıydı.
Neyse ki, etmemiş. Açıkçası çıksaydı, nasıl tepki verirdik bilmiyorduk sanırım.

Otorite lazım otorite, şımarmış bu demek kolayı sanırım.
Çocuğunu tanıyorsun, böyle zamanlarda aslında çocuğun içinde 
yaşadığı bir fırtına olduğunu biliyorsun. Onun üzerine eğilmek gerektiğini de biliyorsun, 
dışarı çıkartsın diye ama...

Anne baba da insan sonuçta. Bazen cepteki sabır birikimi yetmiyor.
dün Migros'ta dayanamadım, aşağıdaki kitabı alayım dedim!


Ama aslında içimden biliyorum nedenini...
Yine bir düzen değişikliği zamanı.
Ve çocuk bildiği dilden tepkisini veriyor işte.
" Korkuyorum" 
demiş babasına... Okulda yalnız kalacağım diye. Babası da korkma, ilk günler de 
annen de yanında olacak demiş. 
Bu çocuk kaç yıldır yuvaya gidiyor, sosyal falan ya, hiç korkmaz, hiç stres yapmaz sanıyoruz.
Sanki biz hiçbir şeyden korkmuyoruz ya! 

Yok dostum yok, sadece çocuk meselesi değil olayımız.
Dün dünya barış günüydü. Unutur muyum? 
Dünya döndükçe, hep BARIŞ diyeceğim...


Dünün güzel bir olayı da, nerdeyse 30 yıldır görmediğimiz
2 aile üyemizle görüşmemizdi. 
Bir şekilde görüşememiştik ama tek gerçek zaman var şimdi...
Güzeldi...


Saçını kendi kesen, giysi tasarlayan böyle de bir kızım var işte
Bugün anneannesinde, aşağıdaki kılıklaymış şu an, fotoğrafını çekmiş yollamışlar.

Yeni başlayan yeni mevsime ve yeni aya ve bunu okuyan sana selam olsun...   



4 yorum:

ilknur AKPINAR dedi ki...

Hoş gelsin eylül , boş gitmesin..
sevgiler

ADC ŞEKER dedi ki...

Allah bütün okula başlayacak çocuklara yardım etsin hiç ağlamasınlar hep gülsünler

Petek Uluğ Peteğin Keyif Dükkanı dedi ki...

Eylül size de güzellikler getirsin, keyif versin...

İkizBebek dedi ki...

BARIŞ dostum BARIŞ