8 Ekim 2013 Salı

Dün akşam ben...


...Akşamın köründe hala ajansta
bir toplantıda, acayip acayip şeyler tartışıyordum.
Hani olur ya biz ne tartışıyorduk dersin, aynı öyle.
O kadar garip yerlere takılmıştı ki müşteri,
cümlenin sonunda Allaaam neyi tartışıyoruz biz noktasına geldik çıkışta. 
Dünya toz ve gaz bulutundan mı oluşmuştu, yoksa gaz ve toz bulutu dünyayı mı oluşturmuştu?
Nerdeyiz, biz kimiz şeklinde kapadık ofisi.

Eve gittiğimde, bugün kırılacak, dökülecek mutfak için
bütün dolapları boşaltmam gerekiyordu. 
Öyle basit gözükmesin, mutfaktan çıkan şeyler şu an küçük bir odayı doldurur miktarda.
Keşke ne nereye girdi, tam da yok olmadan, bir huni ayırsaymışım kendime...
Neyseee...

Yaz olan bitene baktı, ama hiç mi umurunda olmaz bir insanın.
Anne ne yapıyorsun bile demedi...
Ama, anneeee kuyruğu oynayan denizkızımı bulur musun lütfen dedi.
Sesindeki tehditten bulmazsam başımın çok ağrıyacağını hissettim.
Ne olduğunu anlamadığım 2 mutfak aletini bir yere sokuşturduktan sonra
denizkızını buldum.

Bu kadar da değildi. Bugüne okulda şapka partisi varmış hanımefendinin.
Ama takdir edersiniz, öyle düz, basit bişey olmaz.
Bir plaj şapkamın üstünü iğne, rozet, ne bulduysam süsledim, o da gayet beğeniyor gözüküyordu.
Şapka işini de hallettikten sonra
 hiç kullanmadığım düdüklü tencere ve hiç kullanmadığım diğer ıvır zıvırı kaldırmaya gittim.

Sabah kalktığımızda bu şapka bana büyük geliyor demez mi? 
Şapkayı yemek istedim ama cool anneliğimden hiç taviz vermeyerek
babasının bir şapkasına mor bir çiçek takarak hatunu servise yetiştirdim.

Bugün şapka günüyse, huni başıma :)) 


2 yorum:

A.C dedi ki...

gülümseyerek okudum... huni başıma :)

annesiningülü dedi ki...

oy oy oyyyy :D