21 Kasım 2013 Perşembe

Dünyanın dengesi...


Babam, epeyce otoriter bir adamdı canımın içi, Allah rahmet eylesin.
Ama tatlı-sert dediğimiz cinsten. Bizi canı gibi sever, üstümüze titrerdi.
Sevgisini de gösterirdi, öfkesini de.
Öyle normal erkek arkadaşımız bile rahat rahat eve telefon edemezdi.
Sorgu sual başlardı. 

Dayım da öyleymiş. Annemin attığı adımı sayarmış.
Bir önceki nesilde büyük bir çoğunluk var
sanırım böyle. 

Ve hiçbirinin aklına bile Ali'lerle Ayşe'leri ayırmak gelmedi.
Gelemezdi. Çünkü bu çağlar öncesine gitmek demek… 

Dünyanın dengesini bozmayın,

biz böyle bir arada iyiyiz, dokunmayın Ali'ye, Ayşe'ye… 


2 yorum:

Yazgüneşi dedi ki...

o kısmın Alileri
ne vakit Ayşe görseler
tek oranları çalışıyor
ki bu organ kesinlikle beyin yürek falan olmadığından
kişiye kişiyi nasıl bilirsin demişler, kendim gibi demiş
misali
cümlemizi sapık sanıyorlar
yazık onlara
da
bizim çocuklarımıza da yazık etmeye kalkıyorlar ya..
biri ne zaman dur diyecek acaba?

Oytunla Hayat dedi ki...

Çok güzel anlatmışsın Ali ve Ayşe'yi... Ayrıştırılmazdık hiç evet... Arkadaşım diyince saygı duyulurdu hatta... Gıpta ile bakılırdı çoğunlukla...
Ya arkadaş kavramını anlamıyorlar şimdi... Yada ... yadasını bile düşünmek istemiyorum aslında :(