29 Ağustos 2013 Perşembe

BARIŞ!

İnandığım budur : 
İnsan içinde savaşırsa, dışarıda da savaşmak ister...
Kendinde yenemediğini başkasında ezmek ister...


Barış, liderlerin iki dudağının, ya da parmağının ucundaki
oyuncak değildir.


Barış, güzeldir, çiçek kokuludur... 


"Barış, haklı olmaktan daha doğrudur."


Her koşulda barış mümkündür. 

BARIŞ İÇ'TEN DIŞA GELİŞİR.

BARIŞ bahşedilen bişey değildir, beraberce inşa edilir, korunur.


BARIŞ DOLU GÜNLER DİLİYORUM...

27 Ağustos 2013 Salı

Ellerinde çiçekler...


Yuppii annem neredeyse 1 ay üstüne dayımın yanından dönüyor.
Benim küçük kuzucum da babasıyla anneannesini karşılamak için şu anda havaalanında bekliyor.
Ellerinde çiçeklerle hem de...

16 Ağustos 2013 Cuma

Sonunda...

Herkes gitti geldi de, ikinci turlara geçti sanki.
Neyse ki sıra bizim tatile de geldi.
Zaten bücür bile isyanda.
Son hafta yaz okuluna gitmemek için yerlere yattı ağlayarak.
Garibimin sınıfından iki kişi geliyormuş bi de.
Milletin okula ihtiyaç duymadıkları başka formülleri var demek ki.

Neyse ne diyodum.
Ben deniz kaçar, dükkanı 1 haftalığına kapar.

Kalın sağlıcakla, öperiz.


15 Ağustos 2013 Perşembe

Dün...


Bir yaşıma daha girdim. Doğum günlerinin enerjisini seviyorum.
Uzun zamandır konuşmadığım sevdiklerimle konuşmak, iyi dilekleri almak,
enerji toplamak demek
 doğum günleri...

Ve daha çok kim olduğunu sorgulamak...
Nereden, nereye gittiğini...

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Çılgın mı desem, özgün mü, yoksa özgür mü?


Dostum, çok oldu görüşmeyeli, araya bayram girdi. 
Sen kim bilir nerelere gittin, güneşlendin, belki ailenin yanındaydın... 
Öncelikle geçmiş bayramın kutlu olsun...

Biz buralardaydık bayramda.
Bayramın 1. günü tam bir şok yaşadım.
Ama önce bir gün öncesini anlatayım, dur.

Kuaföre uğramak istedim, istersen sen de gel dedim.
Bizimki dünden hazırmış. Ben de saçımı yıkatacağım dedi.
Neyse yıkattık, aman istediği bu olsun diyerek... 
Ama nasıl havalarda bu arada, kendini 18'lik falan sanıyordu sanırım. 

O gün saçlarını oradan oraya savurmalar, babasına göstermelerle geçti.
Haaa bu arada ben kendim de kuaföre çok gitmeyen, 
hatta kırk yılın başı giden biriyim hatırlarsan,
öyle annesine özenecek bir durum da yok yani...

(Babaannesine de pedikür suyu hazırlattı haspam)

Geldik mi bayram sabahına, hazırlanıp, babaannemize gideceğiz.
Banyodayken, kapım çalındı, anne duşakabini açsana bi dedi.
Şok şok şok! 
Girmiş odasına şak şak şak saçını kesmiş! 
Vurmuş makası, vurmuş makası...
Yaşadığım şoku anlatamam.
Neden yaptım kızım dedim, gözümdeki dehşeti farketmiş olmalı.
Uzayacak di mi ama anne dedi.
Neyse ben biraz kendime gelince, onu da sakinleştireyim dedim, uzayacak tabii dedim ama...
Zaten kendisi gayet hayatından memnundu. 
Toplayınca yanlarından perçemler düşsün istiyormuş.
Saçımın en güzel bölümü diyor şimdi...
Evet baktıkça baktıkça aslında tarz oldu biliyor musun?
Alıştık.. Ama o ne özgüven o diye düşünmüyor değilim. 



Evin her yerinden saçlar buluyorum hala... Şu gördüğün küçük bir kısmı sadece.


 Enteresan bir çocuk benim şu kızım, dostum. 
Ve hızla büyüyor, büyümeye çalışıyor. 
Babası dün akşam onu severken tatlım, güzelim, hayatım benim, diye severken
tatlı değil, güzelim benim diye sev beni dedi.
Bilemiyorum sen nasıl tepki verirdin?
Ama ben "yavaş ol, büyümek için acele etme" demek istedim, ama demedim.




5 Ağustos 2013 Pazartesi

Ne yapsak ki?


Bu sene Yaz'ı okul dönüşü karşılayacak, ben gelene kadar bakacak,
yedirecek, içirecek birini arıyoruz.
Önceki ablamız üniversite öğrencisiydi, bu sene stajları olacağı için gelemeyecek artık.
Şimdi yeni birini ararken, öğleden sonra gelecek, 
bu görev tanımı ve bu yaş için 2 seçenek beliriyor önünüzde.
Ya yine üniversite öğrencisi, kültürel yanı kuvvetli ama ev işine hiç elini sürmeyen birisi...
Ya da daha geleneksel evi derleyip toparlayacak, teyze yemeği yapacak, ama kültürel yönden çok destekleyemeyecek biri olacak. 
Bu konuda kararsızım.

2. kategoride olan bir teyze hafta sonu görüşmeye geldi. 
Görüşmeden sonra Yaz'a sordum.
Sence nasıl bu teyze, sana bakabilir mi?
Yaz'a kalırsa, işlem tamam: 
-Ohooo anne, koskoca kadın 5 yaşında çocuğa mı bakamıycak.
Onu doyuramıycaak...

Bilmiyorum, yüreğimin sesini dinlemeye çalışıyorum. 
İkisinin ortası olaydı iyiydi.
Ama deneyimlerim, çok ararsın diyor :)