30 Aralık 2013 Pazartesi

Dikiz aynasından 2013



Bir düşünür demiş ki, asıl başarı kaosun ortasında huzur duymaktır.
Yani hangi düşünür demiş bilmiyorum, ama mutlaka demiştir biri böyle bir şey…

Ülkenin çivisi çıkmış olabilir, duyduklarımız gördüklerimiz bizi sarsabilir,
ekonomiyle ilgili söylentiler olabilir.
Ama şunu hiç unutmayalım, herkes kendi realitesini yaratır.
Siz dua edin, inanın, güzellikleri çekin.
O kadar çok örnek var ki.
Krizlerden başarıyla çıkan...


Bazen hiç göremediğimiz bir hayır sakladır 
yaşananlarda.

Çünkü o an anlamasak da her şey, her zaman yolundadır… 


Ben kendi dikiz aynamdan baktığımda sahip olduğum her şey için şükran doluyum.
Ülkem, ailem, içhuzurum, kendime kattıklarım, eşim dostum, arkadaşlarım,
işim, ürettiklerim, sevdiklerim, sağlığım, etrafımı saran güzelliklerim….
Darısı yeni yıla…


Seneye görüşürüz dostum. 
En güzel dileklerimle… Sevgiler. 

26 Aralık 2013 Perşembe

Gündem gibi kitap

 Dün gece yatma saatimizde, Yaz'ın kitaplığından rastgele bir kitap çıktı.
Ama ne kitap… Önceden okumuştum ama dün akşam okuyunca 
daldım gittim. Bu kadar mı olur diye de hayret ettim.

Gelin, sizi de Sadece Mor Rengi Seven Kral'ın ülkesine götüreyim, bakalım tanıdık gelecek mi? 





























25 Aralık 2013 Çarşamba

Korkular, dilekler…


Kızımın korktuğu bazı şeyler var, 
tüm yaşıtları gibi…
Bazen cadılı, bazen canavarlı rüyalar görüyor.
Bazen karanlıktan korkuyor.
Ve merak ediyor.
Biz nelerden korkuyoruz. 
"Nelerden korkar büyükler?" 
araştırıyor.

Bana sordu bu sabah.
"Anne senin korkuların ne?"
Öylece kaldım, kendi korkularımı dillendirip, ona aktarmayacaktım elbette.
Ama öğrendiğim bir yolu paylaştım kendisiyle.
"Korkulara değil, olumlu şeylere odaklan" 
Çünkü hayat ve beyin boşluğu sevmez. 
Korkuyu çıkartmak için yerine bir şey koymak lazım.
Güvende olmak, sevgi, sevilmek…
"Güvendeyim" de korktuğun zaman dedim.
"Her şey yolunda" de.

Meğer, dün akşam da bir diyalog geçmiş babasıyla arasında.
Sevdiklerinin ölmesini istemiyormuş hiç, ondan korkuyormuş.

Ve bir de dileği varmış, gerçekleşmesini istediği:
Jelibonlar, çikolatalar keşke hiç zararlı olmasaymış…



Bana verdiği yılbaşı hediyesi, sanki sihirli bir değnek.
Sihirli değneklerimizi kullanabileceğimiz bir yıl olsun 2014.
Güzeli dileyelim, güzel olur… 

23 Aralık 2013 Pazartesi

Noel Baba niye İstanbul'a gelmiyor ki?


Biraz müzikli, bolca da bebekli bir hafta sonu oldu…
Öncelikle piyano dersi var bizim için cumartesi sabahları.
Her açıdan iyi oldu. Hem Yaz çok seviyor, hem de ben 1 saat sessizce oturup,
kitap, tweet falan okuyorum…


Yaz bebekleri, kuzenleri çok çok seviyor net!
Resmen içi titriyor onlara.
Cumartesi, teyzesi misafir ağırladı, arkadaşlarını…
Gözlerinin içi parlıyordu, arkadaşlarına Derin Mavi'yi tanıştıracağı için… 


Yaz'ın yaşıtlarını oyalamak için içeride yeni yıl konseptli 
Bardabas kutusunun içinden çıkan küçük yılbaşını ağacını yaptık.
Sonra kura çekip, çıkana ağacı verelim dedik.
Orada biraz işler karıştı. Kurada çıkmak, ya da çıkmamak…
Her şeye böyle böyle alışıyorlar işte. 




Pazar günü de baba tarafı ailesinin kadınları bir araya geldi.
Tam bir cümbüş oldu. 
Bir tane kına gecesi kostümü buldu.
Temsili kına töreni dahil türlü eğlence vardı. 


Ve yine topladı bebeleri etrafına…

Durup durup söylüyor,
ben Derin Mavi'yi, Rumi'yi, Arya'yı çok seviyorum...


Yılbaşında gerçek Noel Baba'yı görmeyi çok istiyormuş.
Niye Türkiye'ye, İstanbul'a gelmiyor ki dedi.
Türkiye öyle bir karıştı ki kızım, 
şu sıralar Türkiye'ye kimse pek uğramak istemiyor. 

Yılbaşı Hediye Öneriniz Benden

Yeni yıl heyecanının hepimizi iyiden iyiye sardığı bugünlerde, bir yandan yılbaşı akşamı için planlar yaparken bir yandan da “ne hediye alacağım?” endişesi içerisine giriyoruz. Yılbaşına kısa bir zaman kala alışveriş merkezlerinde telaşla gezmek yerine sizin için hazırladığımız alternatif hediye ve kampanya önerilerini mutlaka inceleyin!



Sizin için ilk seçtiğim hediye alternatifi ev hediyesi almayı düşünenlerin oldukça ilgisini çekecek!

2014'ün en güzel kahvaltıları, en hoş sohbetleri için Vestel’in sunduğu kahvaltı setlerine mutlaka göz atın derim!

Vestel yılbaşına özel hazırladığı kahvaltı setleri ile hediye alışverişini kolaylaştırıyor. Kırmızı, Inox ve Siyah Kahvaltı Setleri hem şıklığı ile göz dolduracak, hem de sevdiklerinizi çok mutlu edecek. “Hediyem yılbaşı ruhuna uygun olsun!” diyenler için kırmızı set ideal bir seçim.

Vestel Inox Su Isıtıcı, Dijital Tost Makinesi, Türk Kahve Makinesi'nden oluşan Inox set de çok şık ve pratik bir alternatif. Bu setin farkı ızgara olarak da kullanılabilen Vestel Dijital Inox Tost Makinesi.

Modern ve şık bir hediye arayanlar içinse önerimiz Siyah Set. Vestel Siyah Su Isıtıcı, Ekmek Kızartma Makinesi ve Filtre Kahve Makinesi içeren bu set farklı tasarımı ile benzersiz bir hediye olmaya aday.

Setler için buradan online sipariş verebilir, ücretsiz kargoyla hemen hediyelerinize kavuşabilirsiniz! Unutmadan, Vestel Kahvaltı Setleri 2014 yeni yıla özel hazırlandı. Yılbaşı’ndan sonra bu şekilde set olarak bu fiyatlarda bulmanız pek mümkün değil.

Özel, başka hiçbir yerde olmayan bir hediye arıyorsanız Vestel'de harika bir öneri daha var: Yılbaşı özel tasarımlı Türk Kahvesi Makinesi yeni yıla özel indirimli sadece 59 TL!

Yeni yıl, yeni umutlar, yeni hediyeler… Peki 2014 için dileğiniz hazır mı?

Siz sevdiklerinizi unutmayıp yeni yıl hediyeleri alırken Garanti de sizi unutmamış!
2013 yılını geride bırakırken yeni yıldan yeni dilekler eksik olmuyor. Yeni yıla girerken Garanti Bankası bazılarımızın dileklerini duymuş gibi sosyal medya takipçilerini sevindirecek bir kampanya yapmış!

Yeni yıl hediyeniz Garanti Link’ten!


Yıl boyunca farklı kampanyalarla fırsatlar sunan Garanti Link, 2014’e girerken çuvalını hediyelerle doldurmuş bir Noel Baba gibi bacanızdan inmeye hazırlanıyor. Günde en az 10 kere kontrol ettiğimiz sosyal medya hesaplarımızı Garanti Link ile Link’leyerek 14 şahane hediyeden birini kazanmaya hak kazanıyoruz. Televizyondan tablet bilgisayara, telefondan fotoğraf makinasına kadar birbirinden değerli hediyelerden birine sahip olmak çok da kolay. Benim dileğim yeni yılda sevdiklerimle her anımı ölümsüzleştirebileceğim bir fotoğraf makinası. Sizin dileğiniz ne?

Siz de buradan sosyal medya hesaplarınızı Link’leyin, 14 şahane hediyeden birini kazanma şansı yakalayın!


Diğer bir önerim ise moda ile teknolojiyi bir araya getiren Samsung Galaxy Gear! Çarpıcı renk seçenekleri, ince ve zarif tasarımı ile giyilebilir teknolojileri günlük yaşama daha da entegre eden Samsung Galaxy Gear alan herkese, 32GB microSD kart hediye ediliyor. 31 Aralık’a kadar geçerli olan kampanya ile hem yeni yılın en şık hediyesi olmaya aday Galaxy Gear’a, hem de yeni yılda en güzel anılarınızı rahatça saklayabileceğiniz 32GB microSD karta sahip olabilirsiniz.

Yenilikçi ve modaya önem veren kullanıcılara siyah, beyaz, gri, turuncu, sarı ve roze gibi çarpıcı renk seçenekleri sunan Galaxy Gear, 1.9 megapiksel BSI sensörlü kamerası ve 1.63 inç Super AMOLED ekranı ile kullanıcıları cezbediyor.

Telefonunuz cebinizdeyken bile bağlantıda kalmanızı sağlayan Galaxy Gear’da bulunan dahili hoparlör sayesinde telefonsuz konuşma deneyimini sunuyor. Örneğin, bir yandan yılbaşı partiniz için hazırlanırken, diğer taraftan telefon konuşmalarınızı yapabilir, alarmınızı kurabilir, mesaj yazabilir ya da takvim girişlerinizi oluşturabilirsiniz.

Kampanya hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayın: http://www.samsung.com/tr/campaigns/galaksidenhediye/


Bir boomads advertorial içeriğidir.

18 Aralık 2013 Çarşamba

İtiraf saati…


Daha önce bahsetmiştim, yatma, uyku saatleri bizim için çok özel.
Günün en dokunaklı, en derin sohbetleri uykudan önce yapılıyor.
Televizyon yok, başka uyaran yok…

Biraz kitap, biraz sohbet…
Ve geçen gün bir itiraf geldi.
Emir, kızıma aşıkmış!!! 
Bir resim yapmış, Yaz'la evlenmeye giderken çizmiş kendini.

Ertesi akşam da bi punduna getirdim, 
sordum : Eee sen ne düşünüyorsun bu konuda…
Mırın kırın etti cevap vermedi.
Başka bir arada, ben de aşkım olunca falan gibi bişey söyleyince
senin aşkın var mı ki dedim?
Bana kim aşıksa o… 
dedi.

İlla sana aşık diye sen de ona aşık olacaksın diye bişey yok.
Kalbinin sesini dinle sen, dedim.
Fazla da deşmeye gelmez bu konuları.

Yavaşça sıyrıldım konudan… 

Aşk konuştuk kızımla yahu: ) 


Ya aşk deyince, şu arabaya aşık oldum.
Fiat 500L… Tanıtım gününe katıldım, test sürüşü yaptım.
İlk görüşte aşk diyebiliriz ;) 




17 Aralık 2013 Salı

İyi çocuk/ kötü çocuk

Veli toplantısının olduğu günlerdeydi,
bazı veliler aralarında konuşuyor,
özellikle sınıftaki bir çocuğun çok yaramaz olduğunu ve çocuklarını
kötü etkilediğini söylüyorlardı. 
Beni de yakaladılar bi köşede…
Sizin evde anlatıyor mu, x çocuk şöyle yapmış, böyle yapmış, sınıf düzenini bozuyormuş diye…


O kadar çok şey söylemişler ki demek ki, 
ben de meraklandım, öğretmenimizle yüzyüze konuşurken
sormuş bulundum, x hakkında bir şeyler duydum.
Ve öğretmen çok güzel bir cevap verdi.
"Bütün çocukların farklı gelişim özellikleri var.
Bütün çocukların okuma hakkı var.
Diğer çocuklar da her türlü insanla tanışmayı ve iletişim kurmayı,
gerektiğinde de başa çıkabilmeyi öğrenmeliler…"

Öğretmenimizi bir kere daha sevdim :)   


Geçenlerde de, evde şöyle bir kitabımız olduğunu hatırladım,
daha doğrusu gece okumamız sırasında elime geldi.
DomuzcuK Nello'nun doğum günü vardır.
Nello bütün arkadaşlarını doğum gününe çağırır. 

 Arkadaşlarına doğum günü kartları hazırlar. 

Ama diğer hayvanların anneleri, yok domuzcuk Nello çok pismiş,
çok pis kokuyormuş, çamurda oynuyormuş diye çocuklarını doğum gününe yollamıyorlar.


Domuzcuk Nello, beklemiş beklemiş kimse gelmemiş.


Ama sonunda merak etmeyin,
tavuk ana, civcivlerini de alıp doğumgününe koşmuş.
Onu yolda gören hayvanlar da
aaa Nello'ya mı diye sormuşlar,
tavuk da :"Tabii Nello, çok tatlı, çok akıllı bir çocuk. 
Eminim çok eğlenceli bir doğum günü olur" demiş. 
Ve herkes partiye gelmiş sonuçta. Mutlu son anlayacağınız…

Yani olumlu bir düşünüş, herkesi etkileyebilir. 
Kötü olan hangisi? Çocuklar mı, çocukları fişleyenler mi acaba?
Ya da bu bir kısır döngü mü? 



16 Aralık 2013 Pazartesi

Çocuklar İçin Ağız Bakım Rehberi

Çocuğunuzun sağlıklı ve temiz dişlere sahip olmasındaki ilk rol, size düşüyor. Ona fırçalama ve yeme alışkanlıklarını en iyi siz kazandırabilirsiniz. Bu konuda eksikleriniz olduğunu süşünüyorsanız, bugünkü yazımızı size rehberlik edebilir.

Ağzı yeterince büyüdüğünde çocuğunuz nihayet 20 küçük dişe ve daha sonra 32 büyük dişe sahip olacak. Bütün çocuklar farklıdır ve bu nedenle ilk küçük dişin çıkması en erken 3 aydan başlayarak 12 aya kadar sürebilir ve bu ilk çıkanlar çoğunlukla alt orta dişlerdir. 6 yaş civarında çocuğunuzun hayatı boyunca kullanacağı ilk kalıcı dişi çıkacaktır.


                   

Küçük dişler büyük işlere yarar

70 yıldan fazla dayanacak kadar sağlam büyük dişlerin aksine farklı görevlerine uygun olarak küçük dişlerin daha ince diş mineleri ve daha küçük kökleri vardır. Küçük dişler çiğnemeye yardımcı olmanın yanında, konuşma yeteneğini geliştirmek, çene ve yüz gelişimini desteklemek gibi birçok farklı işe de yarar. Daha da önemlisi diş etinin içinde çıkmayı bekleyen büyük dişlerin yerini tutarlar. Küçük dişler düştüğünde ortaya çıkan boşluk büyük dişlerin düzgün çıkmasını sağlayarak sağlıklı bir yetişkin gülümsemesi yaratmaya yardımcı olur.

Fırçalama ritüeli

İki yaş ve altı çocuklar için özel üretilmiş dış fırçası ve macunu kullanımı, diş fırçalamaya alışkın olmayan çocukların rahat etmesini sağlar, küçük dişlerin sağlıklı gelişimini destekler. Küçük ağızlarda rahatça kullanılmak üzere tasarlanmış küçük uçlu ve yumuşak kıllı fırça tercih edebilirsiniz.

Sağlıklı yemek

Bebekler büyüdükçe tatları daha iyi ayırt etmeye başlar ve birçoğumuz gibi tatlı yiyeceklere yönelir. Oysaki bu tatlı besinlerde bulunan şeker, çocuğunuzun ağzındaki doğal bakterilerle reaksiyona girer ve dişlere saldırarak çürüklere yol açan zararlı asitler üretir. Eğer küçük dişler çürük yüzünden erken yitirilirse, çocuğunuzun büyük dişlerinin gelişimini etkileyebilir.

Dişçiyi ziyaret

Çocuğunuzun ilk dişinin çıktığı andan itibaren dişçiye gitmeye başlamalı ve dişçiniz aksini söylemedikçe her 6 ayda bir tekrar uğramalısınız. Dişçiyi düzenli olarak ziyaret etmek çocuğunuzun diş bakımında önemli bir rol oynar çünkü bu ziyaretler çocuğun bu yeni ve bazen de garip ortama alışmasını ve yıllar boyu sürecek iyi alışkınlıklar edinmesini sağlar.
















3-5 yaş için

Çocuğunuz küçük dişlerinin tamamını çıkarmıştır. Sabah ve akşam tam 2 dakika fırçalama yapması önemli. Bu yaşlarda çocuğunuzun dişlerini sizin fırçalamanız gerekse de, fırçayı kendilerinin tutmaya başlamaları iyi olacaktır. Yaşına uygun bir diş fırçasının üzerine bir bezelye kadar çocuk diş macunu sürün.









6 yaş ve üzeri

Yaklaşık 6 yaşından itibaren çocuğunuzun ağzında küçük, büyük dişler ve boşluklar olacak. Bu sıralarda ilk yeni dişler diş etinin için den çıkmaya ve küçük dişleri sallandırmaya başlar. Sonra küçük dişler tamamen dışarı itilir ve geriye büyük dişlerin dolduracağı boşluklar kalır. Yeni çıkan büyük dişlerin minesi tamamen olgunlaşmamıştır ve bu yüzden çürüğe karşı savunmasızdır. Bu aşama gençlik yıllarına kadar sürecektir. Küçük dişlerini kaybetmek her çocuk için büyümenin önemli bir parçasıdır ve büyük dişlerin hayat boyu dayanması gerektiği için ağız sağlığında kritik bir dönemdir. 7 yaş civarında çocuğunuz diş fırçalama sorumluluğunu kendisi taşımaya hazır olmalıdır. Yine de dişini doğru fırçaladığını kontrol etmeniz önemlidir.









4 adımda diş bakımı

1. Çocuğunuzun yaşına uygun bir fırça ve macunla günde iki defa dişini fırçaladığından emin olun.
2. Nazik ve dairesel hareketlerle dişin bütün yüzeylerini temizlemesini sağlayın.
3. Çocuğunuzun dişlerinin günde dört defadan fazla şekerli yiyecek ve içeceklere maruz kalmamasına dikkat edin.
4. Çocuğunuzu düzenli olarak altı ayda bir kontrol için dişçiye götürün.

Bir kaç tavsiye

-Çocuğunuza gece boyunca içebileceği bir süt ya da meyve suyu şişesi bırakmayın, çünkü ağzında şişeyle uyumak dişlerine zarar verebilir.
-Çocuğunuza hipopotam ya da aslan taklidi yapmayı öğretin ki dişini fırçalamak için ağzını kocaman açsın.
-Eğer çocuğunuz yerinde durmuyorsa dişlerini fırçalamak için kucağınıza oturtun. Büyüyünce arkasında durmak da işe yarayabilir.
-Dişlerini kaybetmek ve ağzılarında boşluklar oluşması bazen çocukları üzebilir, o yüzden diş perisiyle bu durumu eğlenceli hale getirin.
-Meyve suyuna 10’da bir su karıştırarak dişlerine değecek asit oranını azaltın.
-Her 3 ayda bir ve her hastalıktan sonra diş fırçası değiştirmek fırçalamanın her defasında mümkün olduğunca etkili olmasını sağlar ve mikrop taşınmasını azaltır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.



Anne dediğin esnek olmalı…. Yani en azından kendi mutluluğu için...


Önce, Kibritçi Kız müzikaline biletlerimiz vardı.
Taaa kaç hafta önceden cumartesiye…
Sonra cumartesi okulun SBS tatilini telafi etmek için ders koyduğunu öğrendik.
Müzikal biletlerini bir arkadaşımıza verdik.
Sonra okul çıkışı arkadaşımızla olmak için sözleştik.
Ben de gündüz Engin Altandüzyatan mıydı, adını karıştırıyorum hep, 
tekerleme gibi, onun yeni filmine gidecektim.
Sonra cuma ateş çıktı.

Bu sefer okula da gitmedik, sinemaya da, arkadaşla da buluşmadık.
Ama ne yaptık, ateş vakitli  düşüp, gündüz gayet olunca şükrettik.
Evin içinde ana-kız takıldık. 
Mesela arşiv fotoğraflarına baktık.
Üstteki fotoğraf annemle ben oluyorum :))

Küçük hanım güzellik maskeleri mi yapmadı,
kendi tasarımı kıyafetler mi icat etmedi, 
benim incik boncuğumu mu karıştırmadı… 
Aklınıza ne gelirse...




Müzik olmazsa olmaz 
Jazz sevmezmiş, rock and rollcuymuş o kendi deyimiyle…

Genel olarak dizdizeydik… 


 Güzel anlar bankasına yeni sayfalar ekledik,
çok şükür bu hafta da...



13 Aralık 2013 Cuma

"Efendisi olmayan samurayım ben…"


Geçen hafta, Bumerang'ın düzenlediği "İyi İçerik" 
Atölyesi'ne gittim. En içime işleyen söz
Ceyhun Yılmaz'ın söylediği
blog yazarları efendisi olmayan samuray gibiler oldu.

Hah, işte bu!.. Buraya geldiğimde o yüzden ohhhh diyorum,
evime geldim. Dilediğimce yazarım çizerim.
Bilmiyorum, kaçınız biliyor? 
Reklam yazarı kökenliyim, ondan önce de radyoda yazardım.
Hep yazdım… Yazdıklarımıza müşteriler revizyonlar verdiler, 
belli kısıtlar içinde yazıp durduk. Ve öyle de gidiyor bir yandan.

Burası nefes alanı… Güzellikleri paylaşabildiğin, 
huzur bulduğun, kendin olduğun bir yer… 
O yüzden seviyorum blogger olmayı… 
Eee artık neredeyse 5. yılım. 
Bayaa bayaa blogger'ım. 

Burada efendisiz bir samuray olarak takılıyorum.
Osss! Anjinsan savaaa : )

Reklamcıyız dedik; size en son çektiğimiz Arko Nem filmimizi de seyrettireyim.
Herkesten önce ; )


12 Aralık 2013 Perşembe

Birlikte "bebeklerde alerji" konusunun detaylarına iniyoruz

Bir çok okuyucumun konuyla ilgili gelen soruları üzerine ‘bebeklerde alerji’ konusuna eğilmeye karar verdim. Alerji, değişen yaşam koşullarıyla birlikte son dönemlerde dünya çapında giderek artan bir durum. İstatistikler sizi korkutmasın ama günümüzde yaklaşık her 10 kişiden 3-4’ünün yaşamlarının bir döneminde alerjiden etkilendiği biliniyor.

Peki, alerji nedir? Alerji; bağışıklık sisteminin birçok insanı rahatsız etmeyen bazı maddelere karşı normalden farklı olarak verdiği tepkilerdir. Alerjisi bulunan kişilerin bağışıklık sistemi vücuda giren maddeyi zararlı olarak algılıyor, ve zararlı olmayan maddeye tepki vermeye başlıyor. Bu durum, döküntü, kızarıklık, kaşıntı, hapşırık gibi rahatsız edici belirtilere ve bazen şok gibi çok tehlikeli olabilen durumlara da neden olabiliyor.

Bebeklik ve çocukluk döneminde en sık rastlanan alerji tipi besin alerjisi. Besin alerjisinin de çeşitli türleri var. Bebeklerde en sık rastlanan besin alerji tipi ise inek sütü alerjisi.

Anneler dikkat; anne, baba veya kardeşlerinde alerji olan bebeklerde alerji gelişme riskinin daha yüksek olduğu biliniyor. Ailesinde alerji olan 10 bebekten 6-7’si büyük ölçüde alerji riski taşıyor.

İnek sütü alerjisi olan bebeklerin doktorları izin verene kadar inek sütü veya keçi gibi diğer hayvanların sütlerini içeren hiçbir gıda tüketmemeleri gerekiyor. Bu konuda çok hassas olmak şart, bu nedenle bebeklerini emziren annelerin süt ve peynir, yoğurt  gibi süt ürünlerini tüketmemeleri, doktorlarının önerdiği gibi beslenmeleri kritik önem taşıyor.

Bebekler, inek sütü içeren bir besin aldıklarında gaz sancısı, kusma, ishal veya kabızlık, dışkıda kan gibi sindirim şikayetleri; kızarıklık, kaşıntı, döküntü gibi cilt şikayetleri ; hapşırık, burun akıntısı, hışıltılı solunum ve nefes darlığı gibi solunum sıkıntıları yaşayabiliyor. Bu can sıkıcı belirtiler,  bebeklerde aşırı ağlama, huzursuzluk, yüz, gözler ve dudaklarda şişmeye ve bebeğin kilo alamamasına da sebep olabiliyor.

Bu belirtiler ile karşılaşan annelerin, bir an önce vakit kaybetmeden doktorlarına danışmaları gerekiyor.

Anneler çok iyi bilirler, ülkemizde uzun zamandır inek sütü alerjisi konusunda annelerin güvenerek bilgi edinebilecekleri bir kaynağın eksikliği duyuluyordu.

Artık inek sütü alerjisi başta olmak üzere besin alerjisi ile ilgili daha fazla bilgi edinmek, bebeğinizin alerji riski taşıyıp taşımadığını öğrenmek için www.bebekvealerji.com websitesini ziyaret edebilirsiniz.

Vakit kaybetmeden siteyi inceleyin, problem yaşayan diğer annelerin hikayelerini dinleyin ve uzman videoları yardımıyla giderek artan alerji problemi hakkında kendinizi bilinçlendirin.

http://www.bebekvealerji.com/AlerjiNedir.aspx
http://www.bebekvealerji.com/OzamanNeYapalim.aspx
http://www.bebekvealerji.com/HekimlerNeDiyor.aspx
http://www.bebekvealerji.com/Default.aspx?prm=ailelernediyor
http://www.bebekvealerji.com/AlerjiTesti.aspx

Bir boomads advertorial içeriğidir.