7 Ocak 2014 Salı

Senin Hikayen...



Fena halde bu filme gitmek istiyordum. 
Dün İrem'le de okeyleştik, evle de haberleştik.
Ama o da ne, cüzdanımı evde unutmuşum.
Fakat bu filmi görmeliymiş, boşverdim, ehliyet yok, para yok.
Hadi İrem gidelim. 

Senin Hikayen aldı götürdü beni 5-6 yıl önceye… 
Nasıl anne olmak istedim, nasıl baba olmak istedi….
Nasıl taşıdım, nasıl bir olduk, nasıl kendi hikayemizi yazmaya başladık.
Nasıl uykusuz kaldık, nasıl şükrettik, nasıl dua ettik, nasıl etrafımızı sevindirdik, bazen nasıl yorulduk,
nasıl ağladık, nasıl güldük… İlk defa nasıl bıraktım evde, ilk defa nasıl babasına bırakıp aylar sonra kızlarla dışarı çıktım, hep fotoğraflarını gösterdim, onu konuştum, bazen eski kendimi özledim, 
ama her zaman "İyi ki…" diye dua ettim! Çok şükür dedim. 

Filmin bir yerinde baba adayının babası çocuk sahibi olmayı şöyle tarif ediyor. 
“Çocuğun olduğunda ölür, yeniden doğarsın, başka bir insan olmuşsundur artık.”
Gerçekten öyle… Başka bir insan oluyor insan. 
Filmin çok detayına girmeyeyim ama baba adayının annesi çocuk için bir defter hazırlamış,
adamın bütün hayat hikayesini, yazmış, yapıştırmış… 

Neyse ki, bizim de bloglarımız var. Senin hikayen diyebileceğimiz. 




An'ları kaydedebildiğimiz...


Ve o müzikler… Cem Adrian'ın güzel sesinden….


Seyredilesi… 

2 yorum:

annesiningülü dedi ki...

bebek hali kuş ağızlım :D

Deniz dedi ki...

Tipi tipti tam, Bahar :)