11 Nisan 2014 Cuma

Akşam havadisleri




Biraz akşam haberleri… Ömer, sınıftaki kızlar kendine aşık olsun diye 
tuvalette saçlarını ıslatıyormuş. Gökçe, Yaz, Buse ve Esma ona aşık olsunlar diye yapıyormuş.

Başka neymiş? Gökçe ona yüz vermemiş, Esma Gökçe'yle oynamış vs.
Gökçe, Esma, Yaz üçgeninde ara ara denge sallanıyor, üçlü arkadaş zorlukları oluyor anlaşılan…

Başka ne varmış? Öğretmene çocuklar birbirlerini şikayet ediyormuş, bizimki de onlara, eski okulunda öğretmeninin önce kendi aralarında halletmeleri gerektiğini söylemiş,
 ama yine de şikayet etmeler sürmüş. 

Falan filan, akşam güle oynaya yattık.

Sabah servise yetişme konusunda atıştık maalesef.
Servis kaçtı, giyinip yetişemedi. 
Ben söylendim, o ağladı.
Servis başka bir çocuğu alıp geri döndü
Servise binerken ağlıyordu.

Eve gittim, lök içimde bir kaya.
Servise Telefon ettim, servis ablasından telefonu ona vermesini istedim.
Günün güzel geçsin dedim, seni seviyorum…
O süt dökmüş kedi sesi vardır ya,
Ben de seni anne… dedi…

Akşam ayrı, sabah ayrı… 
Dünden bugüne annelik halleri böyle işte...

Hiç yorum yok: