14 Temmuz 2014 Pazartesi

LÖSEV bir mucize… Gittim, gördüm. Nereye bağış yaptığınızı bilin istedim…



 Cuma günü ben bir grup insanın 
başardığı bir mucizeye tanık oldum! 
LÖSEV'e ajans olarak bir süredir hizmet veriyoruz. Aslında nasıl başladıklarını, neler yaptıklarını
yakından biliyor, dinliyoruz. 
Ama bu sefer, dinlediğimiz her şeyi yakından gördük, kurucusu Üstün Bey'in ağzından çok daha detaylı dinledik. Anlatmak boynumun borcu. Mutlaka bilmeli, tanımalısınız… 
Hayranlık duyulası böyle büyük bir projeyi…
……...

Çoğunuz LÖSEV adını yakinen tanıyorsunuz. İyi bir şeyler yaptığını da az çok biliyorsunuz. 
Ama çoğumuz bu iyi şeylerin içeriğini, arkasındaki büyük organizasyonu tanımıyor, detay bilmiyor.
Aslında gitmeden görmeden bir yere kadar, ama elimden geldiğince gördüğümü size hissettirmeye çalışacağım. 

……. 

LÖSEV'in reklam filmlerini görüyorsunuzdur, lösemili çocukları iyileştirmek için yola çıkmış bir kuruluş… Kurucusu Prof. Dr. Üstün Ezer. Merkezi Ankara'da. 
Seneler önce, Üstün Bey, genç bir hematoloji uzmanı olarak çalışmaya başladığı yıllarda, hastanelerdeki durum içler acısıymış. Çocukların çoğu enfeksiyonlar nedeniyle kaybediliyormuş. 
Hasta çocukla, ishal bir yetişkin, ya da farklı hastalıklara sahip kişiler yan yana yatırılıyor,
ya da çocuklar ailelerinden, annelerinden uzak tutuluyor, camın arkasından görüştürülüyormuş.

Yurtdışında neler oluyor, nasıl oluyor, bu çocuklar ölmek zorunda mı diye kafayı takmış Üstün Bey.
Bu çocuklar nasıl yaşatılır, başka bir alternatif yok mu bu can acıtan istatistiklere diye kafa yormaya başlamış. Önceleri kendi bölümlerinde çeşitli önlemler almaya başlamışlar. Hijyen konusuna dikkat edince, tedavideki titizliği ekleyince güzel sonuçlar gelmeye başlamış. Yıllar önce hemşirelerin durumu bile kabusmuş, elinde sigarayla içeri giren hasta bakıcı varmış düşünün. 
Önce bu koşullar iyileştirilmiş. Ve iyileşme oranları arttıkça herkes umutlanmış ve hırslanmış. 
Demek ki oluyor demişler. Bu arada çocukların iyileşme sürecinde, çocuklar çok izole oluyorlarmış. "Üstün Amca bize bir televizyon alsana" demişler önce.  Üstün Bey ve çalışma arkadaşları kendileri para koyup bir televizyon almışlar, çocuklar toplanıp seyretmişler. 
Ardından beslenmeleri çok önemli olan bu çocukları hastanenin feci yemeklerinden kurtarmak gerektiğini düşünmüşler. Bir fırın almışlar para toplayıp… Ve bu arada çocukların ailelerine de destek olmak gerekiyormuş. Bu böyle olmayacak, cepten ne kadar yardım edebiliriz ki demişler ve LÖSEV'in temelleri atılmış. 

LÖSEV bu şartlar ve bu ihtiyaçlarla doğmuş. Üstün Bey gerçek bir mucizeye imza atmış gerçekten de.
Ve çocuklar, LÖSEV'in Ankara'daki hastanesi LÖSANTE'de tedavi görmeye başlamışlar. 
Sadece çocuklara ait olan, içinde tedavileri için her şeyin bulunduğu, oyun ve terapi odaları olan bir hastane…  Derken, yeni bir ihtiyaç doğmuş. Ankara dışından gelen ailelerin kalacak yer sorunu…

Üstün Bey, şöyle anlatıyor o günleri :" Tam çocuğu iyileştiriyor gönderiyorduk memleketine, kontrole gelemiyor, iyi beslenemiyor, iyileştirdiğimiz çocuğu göz göre göre kaybediyorduk. Sorduğumuzda, baba diyordu ki, benim şu kadar yövmiyem var, gitti geldi karşılayamam ki doktor bey!" 

İşte, Ankara dışından gelecek çocuklar için ve sizlerin bağışlarınızla
LÖSEV KÖYÜ kurulmuş sonra… Ailelerin tedavi süresi boyunca kalabilecekleri, içinde her şeyi olan evler, labarotuvarlar, parklar oyun alanları olan dev bir köy. 

Ve bugün… Dev bir projeyi daha başlatarak, büyük bir taşın daha altına elini koyuyor Üstün Bey.
Türkiye'nin en büyük Onkoloji Hastanesi. Bu kez, her yaştan insana hizmet verecek
 LÖSANTE Büyük Küçük Hastanesi… 
……. 

Eveeet cuma günü, bütün bu projeleri görebileceğimiz hızlandırılmış bir tur yaptık. 
Önce Üstün Bey'den, LÖSEV'in ilk kurulduğu yılları dinledik.

LÖSANTE'ye gittik sonra. Hastanede minikleri gördük. Ne kadar hazırlıklı olsak da
bi tuhaf olmadık mı, olduk… LÖSANTE'de, günü birlik gelip kemoterapisini alan minikler de var, yatılı kalanlar da. Oyun, sinema odaları, psikolog abla/abi… Etkinlik odaları…
Aşağıdaki ağaç iyileşen çocukların fotoğraflarıyla yapılmış. 
Bu arada iyileşme oranını %90'lara ulaştırmış LÖSEV. 

LÖSEV'in harika etkinliklerinden biri de  LÖSEV DÜKKAN…
O da zaman içinde ortaya çıkmış, ama şu anda son derece profesyonelce ilerleyen bir proje. 
LÖSEV'li çocukların anneleri, geliri LÖSEV'e gitsin diye,
 el emeği göz nuru, bez bebekler yapmaya başlamışlar,
bugün kocaman bir dünya olmuş. 
Çankaya'daki yerlerinde LSV Dükkan ve Akıllı Çocuklar Dünyası adını verdikleri bir merkez var artık.
Hem ev yapımı, nefis organik kurabiyelerin ve yiyeceklerin olduğu Cafe'si, hem Dükkan'ın o albenili dünyası, hem de çocukların etkinlikler yapabileceği bir dünya. Herkese açık.
İçtiğiniz çayın, kahvenin ve diğer her şeyin geliri de tabii yine çocuklara… 

Hediye mi alacaksınız, düğün, doğum için toplu hediyelik mi bakıyorsunuz, 
mutlaka Dükkan'ın internet sitesini inceleyin, 'hediyeleriniz hayat bulsun.' 
Düşünsenize, 'iyiliklerle başlanan yeni bir hayat', dualarla taçlanmış hediyeler… 
Ne kadar özel. 


Bu bebeklerin hepsi el yapımı. Canım annelerin emeği...


Bi de şekerler… Sadece hayır için değil, gerçekten hakkıyla satın alınacak güzellikteler… 


Anneler işi iyice ilerletmişler… 
LÖSEV Köyü'nün içinde kocaman bir atölyeleri var.

Çok fotoğraflı bir post bu. Ama görün, tanıyın istiyorum.
Zaten bağışçıysanız, bağışlarınız nereye gidiyor, ne yapılıyor bilin istiyorum. 


Ve ünlülerin tasarladığı bebekler… Cemil İpekçi, Beren Saat, Açelya Karakoyun, Hülya Avşar bebekleri var Dükkan'da…


Bu da Hülya Avşar… 

Ve o güzelim yastıklar…






Ve annelerin nefis kurabiyeleri… 
Hepsinin malzemeleri özel… Parmaklarınızı yersiniz. Bu arada çikolatalarının tadı da harika, 
Dükkan'ın internet sitesinde de mevcut.


İşte LSV Cafe… 





Sonraki durağımız LÖSEV Köyü idi.
Köy dediğime bakmayın. Son derece modern, villa tipi evler, otel binası, okul, parklar, depolar, 
laboratuvarlardan oluşan çok büyük bir kompleks.
Daha önce dediğim gibi, şehir dışından gelen aileleri ve çocukları, 
tedavi boyunca ağırlamak için kurulmuş. 


Evlerin içinde her şey düşünülmüş. Yaşamlarını kolaylaştıracak her şey ve hijyenik koşullar…


Bütün köyün çamaşırları burada yıkanıyor. 

Ramazan kolileri hazırlanırken… 


LÖSEV Tırı...


Ayrıca kuzular, keçiler, tavuklar var… Organik beslenen, organik besleyen…


Ayrıca fotoğraf çekmediğim, dünya standartlarında labarotuvarlar var köyde…
Hem çocukların tahlilleri yapılıyor, hem de genetik araştırmalar, hatta GDO testleri…

Ve yeni hastane! 
LÖSANTE Büyük Küçük Hastanesi…
Türkiye'nin en modern hastanelerinden biri olacak. 
Üstün Bey'in titizliğini ve idealistliğini görseniz, zaten başka bir olasılık yok. 
LÖSEV kocaman bir aile… Herkes çok özverili, herkes daha çok yaşam için çalışıyor.

İyileşenler de öyle. Şu an iyileşen çocuklardan, ailelerden ve diğer halkımızdan oluşan dev bir gönüllü ordusu var. Geçenlerde gelen bir mektuptan bahsetti Üstün Bey,
iyileşip, büyüyen bir LÖSEV'li zarfın içine 100 TL koymuş göndermiş.
Sizin bana borcunuzu ödeyemem, kusura bakmayın miktar için diye 
mektup yazmış.
Yani öyle de vefalı çocuklar...


Hastane inşaatı ilerliyor, ama çok çok desteğinize ihtiyaç var.
Bu sistemin dönmesi, cihazlar, hayaller ve yeni yaşamlar için...

Daha çok bağış toplanması için daha gözyaşı dökülen reklamlara ihtiyaç olmamalı.

Uzuuun uzun yazdım. Çünkü nereye bağış yaptığınızı bilmek, daha detaylı öğrenmek istersiniz diye düşündüm.

LÖSEV dünyasında yaşatmak için müthiş bir çaba var
bir tuğla da siz koyun… Olmaz mı? ; ) 





1 yorum:

silanin dunyasi dedi ki...

inanarak neler başarılabiliyor.
Bende yapılan çalışmaları yakından takip ediyorum yazınız için çok teşekkürler.
Umarım daha fazla yardımseverle LÖSEV daha iyi yerlere gelecek.