4 Ağustos 2014 Pazartesi

Hangi rüzgar attı seni buralara dersen, Çeşme rüzgarı : ))



Eveeet dostum, işte gezdik tozduk, geldik. 
İlk defa Çeşme/Alaçatı tarafına gittim. Aşık oldum.
Alaçatı başlıbaşına bi' güzellik. Her köşede keyifli bir detay yakalıyorsun.
Gözün gönlün okşanıyor.

Bugün gelip, bilgisayarımı açtığımda kenara köşeye almış olduğum Pinterest fotoğraflarını gördüm.
Niye sanalda bu kadar dolaşıp, duruyoruz, işte cevabı…

Yaşayıp, o keyifli köşeleri görmek için 2 hafta tatil yapıyor, 
gerisinde ofiste oturduğumuz yerde "güzel" şeyler görmek istiyoruz. 

Neyse, Allah keyif için daha çok gezmeyi nasip etsin, diyeyim. 

Çeşme/Ilıca/Alaçatı bölgesine gitmek istediğinizde, hem deniz kenarı olsun, hem bu merkezlere yakın olsun dediğinizde çok seçenek yok. Genelde kalacak yerler butik oteller, 
hem denize sahilleri yok, hem de tuzlular. 

Biz güzel bir yer keşfettik. Alaçatı ve Ilıca'ya 2-3 km mesafede Ceshme Plus…
Alaçatı taksiyle 18 TL falan… Yürüyüşe alışkın bıdıklarla Ilıca'ya yürünebilir rahatlıkla. 

(Bunları yazıyorum, çünkü gitmeyi düşünürsen, bizim gibi acemi kalıp, soru işareti yaşama )



Ilıca'nın iklimi süper, tam benlik. Hem esintili, hem denizi ılık, hem de kumsallı :) 
Otelimizin sahili ve biri deniz sulu iki havuzu vardı, dalgalı günlerde lazım  ; )



İlk gün bir şok yaşadık doğrusu. Standart oda almıştık. Haaaa bu arada, annem, Yaz ben, altın kızlar olarak gittik tatile… Standart oda cücük kadarmış, ek yatak koyunca adım atacak yer kalmadı.
Ama artık ETS sayesinde mi oldu bilmiyorum, biz memnun olmadığımızı söyleyince 
ek bir ücret almadan, family room'a geçtik ve o zaman rahat ettik.

(Şşştt sana tavsiyem 101 -102 no'lu odalar süper, aşağıdaki mesela…

Family room'da ise 315 harika. Ayırtırken ona göre isteyebilirsin… 



Otelimizin restaurantına giden yolda, muz ağaçları vardı. İlk defa muz ağacı gördüm.


Buralarda gün batımı efsane… 
Zaten Ilıca plajına her gün bi dolu gelin-damat geliyormuş
fotoğraf çekimine. İlginç sahneler gördük. 



Böyle de aşık olunası batıyor haspam…

Bu arada bu manzaraya karşı bir gün Ilıca'ya kadar yürüyelim dedik, bizim için hikaye, kolay bir yol da
Yaz hanım of ayağım, pof ayağım diye diye söylendi durdu, neyse ki gelinleri gördük de oyalandı.



Ve Alaçatı sokakları…

İlk gün oturduğumuz sevimli mezecinin karşı sokağı burası…
Onca mezeyi görünce ağzımız sulandı, oturduk ve şok.
Camiye yakın diye alkol yokmuş!

Mezelerimizi çayla içtik, napıcan...


Aşağıda mavili yer 35'lik… Çok şeker bir yer. Mezeleri lezzetli. Çalışanlar
bir çocuğu mutlu etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. 
Ne yapıp, edip, makarna getirdiler düşün…


Gizli saklı şirin bir bahçe :) 





 Her yerde "güzel" şeyler… 
Yorulan gözlere ilaç gibi. 



Ve Hacımemiş.. Sakın Alaçatı'ya gidip, Hacı Memiş'i görmeden gelme.
Dükkanlar, eskiciler, cafeler… mis. 

Ya o melekli dükkan. Hayal gibiydi valla. 



Bu tatilin diğer bonusları da, Ankara'da yaşayan Mübeccel Teyzemi ve Işılcığımı 
görebilmem oldu.




Işıl bizi Ilıca'nın efsanesi Reyhan Pastanesi'yle tanıştırdı.
Pastane dediğime bakma… Profiterolü, rokokosu ve her şeyi masal gibi. 
Gördüğün gibi yasak masak kalmadı, Allahıma şükür. 


Ve Yaz… 

 Çok uyumluydu hiç üzmedi bizi.

Yüzebildiği için kısmen daha serbestti. Ya daha ne serbestler var da, ben o kadar olamıyorum. 


Yahu, tatil kafası ne güzel bişey dostum! 
Hafif, özgür, gamsız… 





Bu şarkı da bu posta yakıştı ama ; ) 



4 yorum:

Gelincik dedi ki...

tatil dediğin budur işte kertenkele, bugün senin de akıl yürütmende dediğin gibi, geriye kalan şeydir, daha sonra baktığında ne taksitleri, ne kabaran kredi kartları gelir aklına, aklında kalan bi esinti, bi koku, bi tat...

Bilgen dedi ki...

çeşmeye ben de hiç gitmedim ve çook merak ediyorum. notlar alındı, seneye inşallah:)) öptüm sizi

Deniz dedi ki...

Bilgencim çok sevdim, tavsiye ederim

nurhayat dedi ki...

Ne güzel bir tatil olmuş ben de yazdım aklıma önümüzdeki senelerde değerlendirmek üzere.. Yaz yaza nasıl da yakıştı:)